TENİSÇİ DİRSEĞİ (LATERAL EPİNKONDİLİT) NEDİR?

0
UZMANLAR HASTANESİ 18 AĞUST

UZMANLAR HASTANESİ 18 AĞUST

Özel Yalova Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hasan Kara, Tenisçi Dirseği Hastalığı ve tedavisi hakkında bilgiler verdi.
 
Özel Yalova Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hasan Kara, “Dirsek ekleminin dış yanında ağrı ile seyreden hastalığa verilen isimdir. Genellikle 30-50 yaş arası gözlenir. Tendonlar (kirişler) kasların kemiklere tutunmasını sağlayan dokulardır. Dirseğin yan tarafına yapışan kirişler aslında el bileği eklemi hareketini sağlayan kirişlerdir. Bu yapışan kirişlerin (tendon) yıpranması, aşınması ve bazen yırtıkların oluşması ağrının ana kaynağıdır. Bu nedenle ağrı, el bileği hareketleri ile özellikle ağırlık kaldırırken ve nesneleri kavrarken oluşur.” dedi.
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hasan Kara, hastalığın nedeni hakkında bilgi verdi.” Dirseğin dış yanını aşırı sert bir şekilde çarpmak veya ani olarak yapılan ters bir hareket tendonda şişmeye (ödem) ve daha sonrasında yıpranma ve yırtığa neden olabilir. Çoğu zaman neden, sık tekrarlarla yapılan günlük işlerde tendonların zorlanmasıdır. Bunlar ağır ev işleri, bilgisayar kullanımı, spor veya iş kaynaklı hareketler olabilir. Bu hareketler genellikle bir nesneyi kavrama ile birlikte yapılan el bileği hareketleridir (klavye kullanımı, tenis oynamak, tesisat işi, çay doldurmak, bıçakla yemek doğramak gibi).” dedi.
En önemli bulgunun gün geçtikçe azalmayan ve tam tersine artan ağrı olduğunu belirten Dr. Hasan Kara, dirseğin yan tarafındaki belirginleşmiş kemik çıkıntı (lateral epikondil) ve çevresinde elin bir nesneyi kavraması veya kaldırması ile oluşan aşırı ağrının tipik olduğunu belirtti. Ağrı bazen kola veya omuz eklemine doğru yayılabilir.
 Çoğunlukla cerrahi olmayan tedavi yöntemleri ile başarı sağlanmaktadır. Tedavi aşamalı olarak planlanmalıdır.
1) Öncelikle günlük yaşamda ağrıya neden olduğu düşünülen zorlamalar ve hareketler sonlandırılmalıdır. Yangıyı azaltan ağrı kesiciler (NSAI), atel kullanımı, germe-kuvvetlendirme egzersizleri uygulanabilir tedavi yöntemleri arasındadır. Bu tedavi yöntemlerinin başarı şansı genel olarak düşüktür.
2)Kortikosteroid (kortizon) iğnesi: Kortizon kuvvetli bir yangı-bastırıcı ilaçtır. Yukarıda adı geçen tedavilerin başarısız olduğu durumda veya ilk tedavi olarak ağrıyan bölgeye enjektör ile uygulanabilir. Toplamda 3 enjeksiyondan fazlası yapılmamalıdır. Bazı yayınlarda sadece enjektör ucu ile kemik çıkıntı delinmekte ve aynı sonuçların alındığı belirtilmektedir.
3)ESWT (şok dalgası) tedavisi: Ultrasonik ses dalgaları ile kirişin kemiğe yapışma yerinde kanlanmanın artışı, iyileşmenin hızlanması ve ağrının ortadan kalkması sağlanır. Hastaların %50-60’ında başarı sağlanabilmektedir.
 
ESWT Nedir?
ESWT, kısaca şok dalga tedavisi, vücut dışında oluşturulan şok (basınç) dalgalarının çelik başlı bir aplikatör vasıtası ile vücudun istenilen bölgesine odaklanmasına dayanan girişimsel olmayan yeni bir tedavi şeklidir. Şok dalgaları yüksek basınçlı ses dalgalarıdır. Böbrek taşını kırmak amacıyla geliştirilen bu tedavi şekli topuk, dirsek ve omuz gibi kas iskelet sistemi ağrılarında kullanılmaktadır.
ESWT Nasıl Etki Eder?
Bu yöntem rahatsızlığın olduğu bölgede kanlanmayı arttırarak, vücudun kendi iyileştirici mekanizmalarının devreye girmesini sağlamaktadır. Ayrıca hasar gören tendon ve dokuların rejenerasyonunu sağlayarak iyileşmeyi oluşturur.
 
ESWT Nasıl Uygulanır?
ESWT tedavisinin yumuşak doku seanslarında uygulama süresi yaklaşık 3–5 dakikadır. 3-5 seans yapılmaktadır.5-7 gün ara ile yapılan toplam 3-5 seans sonrasında yüksek oranda iyilik hali olup 4–6 hafta içerisinde ağrı ve şikâyetler büyük oranda ortadan kalkarak hastanın yaşam kalitesi artmaktadır. ESWT sonrası kineziotaping uygulaması ile tedavi etkinliği arttırılmaktadır.
 
ESWT Tedavisinin Avantajları Nelerdir?
ESWT ağrısızdır ve anestezi gerektirmez. Hasta ayaktan tedavi olur; hızlı ve olumlu sonuç alınır. Hasta için bu tedavi yöntemi ulaşılır olmakla birlikte ekonomik bir tedavi yöntemidir. ESWT tedavisinin ciltte oluşan hafif kızarıklık ve şişlik dışında önemli bir yan etkisi bulunmamaktadır. Hastalar tedavi seanslarından sonra günlük işlerine devam edebilirler. Anestezisiz, ilaçsız ve kısa sürede yüzde 80-90 oranında kalıcı iyileşme sağlanan günümüzde uygulanan en son teknolojik yöntemdir.
4)Cerrahi tedavi: Nadiren gerek duyulur. Ağrının tüm cerrahi olmayan tedavi yöntemleri denenmesine rağmen 6 ayı aşkın süredir geçmemesi ve günlük işlerin yapılmasını engellemesi durumunda uygulanabilir. Cerrahi temel olarak yıpranmış ve hastalıklı kiriş dokusunun alınması ve bazen dikilmesi işlemlerini içerir. Cerrahi girişim hastalığın yapısına göre klasik veya artroskopik yöntemle uygulanabilir. Cerrahi sonrası tam iyileşmenin sağlanması rehabilitasyon uygulaması dahil ortalama 4-6 ay arası bir süreyi aşmadığı gözlemlenmiştir.