82. İLİ AÇIKLIYORUM

0

Her şey daha güzel bir Yalova içindi. Her şey trafiği azaltmak, halkı memnun etmek, transit geçişleri hızlandırmak ve araç yoğunluğunu minimum seviyeye indirmek içindi. Ama Yalova Yalova olalı böyle trafik görmedi!!!

Köprülü Kavşak Projesi’nin yapım aşaması, Yalovalılar için Çin işkencesine dönmeye başladı. Tamamlandığı vakit ”Mükemmel bir yatırım oldu, çektiğimiz trafik çilesine değmiş” diyeceğiz ama; geleceği göremeyen Yalovalı siyasetçiler, neden yumurta tavuğun münasip bir yerine gelince çalışmaya başladı?

1950’li yıllarda dönemin Başbakanı Adnan Medres, İstanbul’a dört gidiş dört geliş olmak üzere toplam 8 şeritlik bir bulvar yaptırma kararı aldı. Muhalefet İstanbul’un böyle geniş bir yola ihtiyacının olmadığını ifade etsede, itirazlara aldırış etmeyen Menderes imar projesini gerçekleştirdi ve Vatan Caddesini yaptırdı. Velhasıl siyasetçi adam, günü kurtarma peşinde değil; gelecekte oluşacak problemleri görüp önlemini alan adamdır.

Olmuşla ölmüşe çare yok denir ya; bizde olmuşla ölmüşe çare yok diyelim ve köşe yazımızın başlığına dönelim.

Bir ilçenin il olmak için sahip olması gereken tüm özellikleri, son aylarda Kemer Köprü’de görmeye başladık. Gazi Osman Paşa mahallesi namı diğer Kemer Köprü, gelmiş geçmiş en büyük trafik yoğunluğuna ev sahipliği yapıyor bu sene. Hazır bu kadar revaçtayken, Köprülü Kavşak Projesi’nin de inşaatı bitmeden; il olmak için dilekçe vermeliyiz. Öylesine kalabalık bir trafik ve onun sebep olduğu bir nüfus yoğunluğu varki; bırakın ilçe olmayı, Kemer Köprü direk Türkiye’nin 82. ili olur.

Bilmeyenler için; Bursa yolu ve İzmit yolu üçgeninde kalan mahallenin, Kemer Köprü olduğunu hatırlatalım.

Ana arterlerde oluşan yoğunluktan kaçmak için; aklınıza gelebilecek tüm ulaşım araçları Kemer Köprü’ye yığılmış durumda. Sağa bakıyorum tır, sola bakıyorum tanker, ara sokağa kaçıyorum minibüs, arka sokağa gidiyorum otobüs. 1 dakikalık mesafeler 5, 5 dakikalık mesafeler ise yarım saate çıkmış durumda. Eski mahalle kültürünün kaybolmadığı bu minik semt, şu günlerde kan ağlıyor. Ağır vasıtalar yüzünden kırılan parke taşlarına mı üzülelim, yoksa trafik stresinden bozulan sağlığımıza mı? Mahalle sakinlerinin park yeri bulamamasına mı kızalım, yoksa kornaların sebep olduğu gürültü kirliliğine mi? Bu sorunun oluşacağını önceden göremeyen karayollarına mı kızalım, yoksa alternatif ulaşım noktaları hazırlamayan belediyeye mi?

Ama üzülmeye gerek yok. Bu işten karlı çıkmamız için yapmamız gereken tek şey; Kemer Köprü’yü Türkiye’nin 82. ili yapmak için başvuruda bulunmak. Bir bölgeyi il yapmanın en büyük kriteri coğrafi konumudur. Mevcut şehirleşme ve ulaşım durumu masraf yapılmayacak boyutta olan noktalar, il olmaya müsaittir. Ayrıca il olmayı talep etmekteki bir diğer seçenek; nüfus. ADNK sistemine göre Şehir Merkezi Nüfusu 100 binin üzerinde olan ilçeler otomatik olarak il olur. Her yıl 100 bin üzerindeki ilçelerin il olması ile ilgili yeniden değerlendirme yapılır. Trafik çilesinde oluşan insan yoğunluğunu nüfusa ekleyip, çoğrafi konumumuzla çarparsak; Kemer Köprü il olmasın da ne olsun.

Yalovalı’lar yaz tatili ve bayram trafiği derken, araçlardan illallah etti. Ama inanın Kemer Köprü’de oturan insanlar trafikten iki katı illallah etti. Tırlar otobüsler mahalleyi felç etti, kavgalar tartışmalar insaları yüz göz etti. Bu proje yakınları uzak etti, kısacası umutları zehir etti.

Tek dileğimiz ise; önümüzdeki yaz aynı sıkıntıların çekilmemesi. Hem Körfez Geçiş Köprüsü’nün, hem de Tonami Meydanı’ndaki Köprülü Kavşak Projesi’nin kazasız belasız bitmesi…