KARACA’DAN ARBERATUM İSYANI

0

 Eski Atatürk Canlı Ağaç Müzesi’nin yerine otel yapılacağı haberlerine çok üzülen Toprak Dede Hayrettin Karaca, “Karaca Arberetum çıraklığımdı. Buraya ise ustalığım demeyeyim ama çok daha bilinçli bir şekilde gen bahçesi yapacaktım. Dünyada eşi benzeri olmayacaktı. Kıymetini bilmediler!” diyerek sitem etti.    TİGEM’den Belediyeye devrolunan Atatürk Canlı Ağaç Müzesi’nin bulunduğu araziye otel yapılacak olmasına oldukça üzüldüğü hem sözlerinden hem de halinden son derece belli olan Hayrettin Karaca,yine ibretlik açıklamalarda bulundu. Fikir babası Karaca, destekçisi merhum Adnan Kahveci Atatürk Canlı Ağaç Müzesi’nin kurulması fikrinin yıllar önce trafik kazasında kaybettiğimiz Maliye eski Bakanlarından merhum Adnan Kahveci ve kendisine ait olduğunu açıklayan Karaca, o günleri şöyle anlattı: “Rahmetli Adnan Kahveci ile ağabey-kardeş gibi olmuştuk. Sık sık gelip gidiyordu. Birlikte Anadolu’yu geziyorduk. Şoförlük yapıyordu bana, kullandırmazdı arabasını asla. Bazen yatacak yer bulamıyoruz, aynı oda da kalıyoruz. Maliye Bakanı’ydı o zaman. Ölmeden birkaç yıl öncesiydi. Vilayetlerden gizlerdik. Haberleri olmasın diye kıyıdan kıyıdan giderdik. Duyduk ki, TİGEM arazisi belediyeye verilecekmiş. Beton bina dikeceklermiş. Yalova’nın denizden görülebilen tek yeşil alanı kalmış. Ona dedim ki; ‘Biz burasını kurtaralım, arberetum yapalım.’ Devlet burayı belediyeye arberetum yapılsın diye verdi. Böyle de olunca aptal Hayrettin, enayi Hayrettin başladı, oraya ağaçlandırmaya! Ağaç dediysem öyle bildiğin ağaçlar değil. Arberetum yapmaya, gen bahçesi oluşturmaya! Hayrettin çok mutlu oldu. Karaca Arberetum, Hayrettin’in çıraklığıydı. Burası ustalığı demeyeyim, daha bilinçli yapacaktı. Başladı ağaç değil, gen taşımaya!.. Dünya çapında bir gen merkezi yapacaktı. 300 yüz milyonun üzerinde para harcadı. Samanlı Dağları’nın bitki örtüsünü getirecekti. Derken deprem oldu. Çadırlar kuruldu. Depremin insana verdiği görevler vardır. Kaç ay oldu bilmiyorum ama epey uzun bir süre insanlar burada çadırlarda kaldı. O sırada da orası çok çok büyük zarara uğradı.” Karaca: “Ne yaptılar: K u r u t t u l a r ! Sulamadılar!..” “Yapmayın dedim, yapacağız dediler. Girişe kocaman tabela asacaklarmış. Burayı Hayrettin Karaca’nın desteğiyle yaptık diye! ‘Asın kırar indiririm. Ben burayı fiyaka için yapmadım. Milletim, ülkem, Yalova için yaptım’ dedim. İkna oldular. Girişe küçük bir levhaya yazdılar yine de! Gidin bakın hala orada duruyor” diyerek, yapılanların emeklerin unutulmasına çok içerlediğini belirten Karaca, “Derken bundan önceki başkanını sıkıştırdım, ‘Kaya bahçesi yapacağım’ dedim ve yeniden başladım. Dünyanın bütün meşelerini burada toplamak istiyordum. Karaca Arberetum’da 220 tür meşe var. Türkiye’de sadece 18 tür yetişiyor. Nereden, ne zaman alındıkları, yaşları, alındıkları coğrafyanın, iklimin özellikleri hepsi kayıtlıdır. Hepsinin menşeleri tek tek belli kayıt altındadır. Oraya (eski Atatürk Canlı Ağaç Müzesi) depremden sonra 18 tane menşei belli Meşe diktim. Ne yaptılar: K u r u t t u l a r ! Sulamadılar!.. TEMA vardı o zamanlar. Bir TEMA’ya bir Vakfa, bir oraya koşturuyorum. Zaman bulamıyorum. Oysa bir ağacı oraya getirmek için ne emekler verdi Hayrettin biliyorlar mı? Amerika’nın, Meksika’nın, Şili’nin, Yeni Zellanda’nın ormanlarına gider, dağlara çıkar ararsın! Teyyareye bindirir, götürürsün. Ağaç değil, ağaç değil, gen o gen! Hadi getirsinler bakalım! Kolay mı öyle! Görüyorsunuzdur orta yerde bir toprak yığını var. Bir tepe yaptık, toprak getirdik. Kayalar getirecektik. Buranın endemik türlerine öncelik vererek, dünyada eşi benzeri olmayan gen bahçesi yapacaktık. (Eliyle Samanlı Dağları’nı gösterip) Buraları hep gezip bunu yapacaktık. “Botanik bahçe, arberetum, gen bahçesi nedir bilmez bunlar!” Çok kırgın olduğunu dile getiren Karaca, “Ne diyorlar şimdi; ‘Bizden önceki onu yaptı. O bu planı değiştirdi. Biz bunu dedik. Bilmem ne tarihinde öyleydi, kimsenin sesi çıkmadı. Para, para, para… İsmini belediye koydu. Tabela dikmeyin dedim, tabelayı belediye çaktı. (Kendisine teşekkür yazısını kastediyor) İlla yapacaksınız diye silah çekmedim, bir şey yapmadım. Şimdi ne istiyorlar. Neden vazgeçiyorlar. Daha ne istiyorlar. Belediyelerde devamlılık vardır. Karar bir kere verilir. Botanik bahçe, arberetum, gen bahçesi nedir bilmez bunlar!” diyerek yapılanlara isyan etti. “Karşı tarafından yer verilecek, yeni arberetum yapacakmışsınız” hatırlatmamıza da aynı hararetle cevap veren Karaca sözlerini: “Yapmam, artık bitti! Yeter bana verilen bu eziyet! Nasıl gelmiş o küçücük dediğin o ağaç oraya? 340 bin kilometre dolaştım ben. Bir tohum için dünyanın bir ucuna 3 kere gidip geldim. Bir gittim, tohum olgunlaşmamış. Bir gittim tohum yok, düşmüş yerde. Bir daha gittim ancak aldım geldim. Diktim, yetiştirdim. Suladım, sevdim, büyüttüm. Bunları bilmez onlar. Bakarlar; ‘Küçücük bir ağaç işte!’ derler. Türkiye’ye 220 bin fidan verdim ben! Kurum olarak gelen hiç kimseyi geri çevirmedim. Oraya da 300 milyon lira masraf ettim. Bugün varım, yarın yokum! Benim için önemli değil! Ülkem için, milletim için, Yalova için yaptım!” diyerek tamamladı.