DEKAN KONUŞTU…

0

  Son günlerde görsel ve yazılı basında yapılan başkanlık sistemi tartışmasına Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Seyithan Deliduman da katıldı. Prof.Dr. Deliduman yaptığı açıklamada, kendisinin kişisel olarak başkanlık sisteminden yana olduğunu, Türkiye gerçeklerinin ilerleyen süreçlerde başkanlık sistemine geçişi gerekli kılacağına inandığını, bu yüzden yeni Anayasa yapılması sürecinin sağladığı avantajdan da yararlanılarak başkanlık sisteminin kabul edilip tüm kurumların buna göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Deliduman, parlamenter sistemin mahzurlarını gören ve kabul eden birçok kişinin başkanlık sisteminin tartışılması gerektiğini ifade etmelerinin olumlu ancak yetersiz olduğunu, konunun uygulamasına geçilmeden fayda ve mahzurlarının tam olarak görülemeyeceğini ve kötü deneyimlerin de mutlak emsal olamayacağını ifade etti. Kaldı ki, başkanlık sisteminin en bariz özelliklerinden birisi olan devlet başkanının halk tarafından seçilmesine, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kabul edilmek suretiyle zaten yaklaşılmış oldu. Bu durum aslında yarı başkanlık sistemine doğru bir gidiş olarak kabul edilebileceği gibi, halka karşı sorumlu hale gelmiş olan bir cumhurbaşkanının 1982 Anayasasının geniş olarak tayin etmiş olduğu yetkilerinin meşrulaştırılmasının bir yolu olarak da görülebilir. Özellikle Fransa’da dördüncü cumhuriyet döneminde parlamenter sistemin rasyonelleştirilmesi çabalarının başarısız olması ve koalisyon hükümetlerinin yönetimde istikrar ilkesinin çok uzağında kalmış oldukları gerçeği göz önüne alınarak, başkanlık ya da yarı başkanlık rejimlerinin Türkiye için düşünülmesi gerekir. Nihayet bizim de parlamenter sistem tecrübemiz, iktidar partisinin son üç dönemdir sağlamış olduğu seçim başarıları karşısında “başkanlık sisteminin çok güçlü tek adam yönetimine yol açtığı” biçimindeki eleştirilerin parlamenter sistemle ilgili olarak tersinden okunması gerektiğini göstermektedir. Yani, tek adam (kamuoyundaki ifade ediliş şekliyle saltanat) tehlikesi esas olarak parlamenter sistem bakımından söz konusudur. Çünkü yasama ve yürütme arasında parlamenter sistemde gerçek bir kuvvetler ayrılığı   mevcut değildir. Bütün bunlar dikkate alındığında, başkanlık sistemine yapılan eleştirilerin mevcut parlamenter sisteme yönelebileceğini düşünmekteyiz.