DÜNYA METEOROLOJİ GÜNÜ

0

              İnsanlar tarih boyunca gökyüzünde olan yağmur,  kar, fırtına, şimşek gibi olaylara ilgi duymuşlardır.  Hem hava olaylarından   yararlanmak, hem de korunmak amacıyla,19. yüzyılda ilk olarak bilimsel çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.             1873’ün Eylül ayında Viyana’da Uluslararası Meteoroloji   Kongresi  toplanmıştır.  Bu kongrede Uluslararası Meteoroloji Komitesi oluşturulmuş ve Birleşmiş Milletlerin bir uzmanlık kuruluşu  olan Dünya   Meteoroloji Teşkilatı (World Meteorological Organisation- WMO) ana sözleşmesi 23 Mart 1950 tarihinde yürürlüğe girmiştir.  Bu nedenle, 1961 yılından itibaren her yılın 23 Mart günü “Dünya Meteoroloji Günü” olarak kutlanmaktadır.            Yakın geçmişte dünya üzerinde yaşanılan büyük doğal felaketler ve iklim  bilimcilerin gelecek 100 yıl boyunca iklimde belirgin değişikliklerin olacağı yönündeki tahminleri dikkate alındığında, iklim ve havanın sağlık, çevre ve sosyo-ekonomik gelişime etkisi üzerinde durul-masını zorunlu kılmaktadır.             İnsanların, değişik çevre ve iklim koşullarına uyum sağlama kapasiteleri yüksek olması-na rağmen, meteorolojik koşulların  kaydedilir ölçüde değişmesine karşı savunmasız kaldıkları da bilinen bir gerçektir. Nitekim insanlar hava olaylarının ya çok soğuk, ya çok sıcak veya çok nemli ya da   çok kuru olduğunda farkına   varırlar ve etkilenirler.  Ekstrem değerler ve olaylar insan sağlığı çevre ve ekonomi için önemli etkilere sahiptir.             Çevremizdeki hava, ev, büro, fabrika ve taşıtlar, petrol yanmaları vs. gibi kaynakların oluşturduğu   zehirli gazlar,   bitki polenleri,   mantar sporları gibi   partiküller ve diğer zararlı emisyonları içermekte ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır.             Tropikal fırtınalar, şiddetli seller, anormal yağışlar ve kuraklık gibi doğal felaketler de insan yaşamı ve sağlık üzerinde olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Gelişmiş erken uyarı sistem-leri, milyonlarca yaşamı bu tür felaketlerden önemli ölçüde korumaktadır.             Ozon tabakası; bilindiği üzere insanlar, diğer canlılar ve bitkiler için zararlı olan ultra-viyole  ışınlarına karşı     dünyayı bir kalkan gibi korumaktadır.   Ozon incelmesi ve sera gazı birikimi sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratacaktır. Bu nedenle, ozon incelmesine neden olan gazların kullanımında tüm dünya kısıtlamaya gitmiştir.            Yıllardır, ağır sanayileşme sonucu oluşan hava, su ve çevre kirliliği, ormanların tahribi ve diğer birçok olumsuz etki doğaya çok büyük zarar vermiştir.             Dünya ekonomisinin hava olayları  ve iklime karşı duyarlılığının gün geçtikçe daha iyi anlaşılması, Meteoroloji bilimine olan ilgiyi ve  beklentileri artırmıştır. Günümüzde,   pek çok faaliyet her türlü risk ihtimali göz önünde bulundurularak yapılmasına rağmen,  hemen hemen tüm insan faaliyetleri hava, iklim ve su şartlarından etkilenmektedir.             Bu durum, su, enerji ve diğer kaynakların kullanımı,   sağlık, ulaşım,  şehirleşme, gıda güvenliği, turizm ve boş  zaman etkinliklerinin   planlaması gibi bir çok alanda,   meteorolojik hizmetlerin yeni ve daha sofistike türlerini gerektirmektedir.             İklim   değişikliği,  ozon   tabakasının incelmesi,    nüfus artışı, çölleşme   ve insan güvenliğini  tehdit eden  diğer olağanüstü   olayları  önceden tahmin  etmek, önlemek ve etkilerini azaltmak için, Meteoroloji bilimine olan ihtiyaç artarak devam edecektir.