AKP DEN KORKMUYORUM!!

0

BAŞBAKAN’A RAĞMEN TBMM GENEL KURULU’NDAN KANUN GEÇER Mİ? 29.12. 2011 Tarihli Akşam Gazetesi’nin manşetten verdiği haberde milletvekili maaşlarıyla ilgili düzenlemenin benim TBMM Genel Kurulunda 09 Aralık 2011 Cuma günü yaptığım konuşmayla başlayan bir sürecin sonucu olduğu, daha doğrusu benim çağrımla bu sürecin başlatıldığı belirtilmektedir. Haberin tümü okunduğunda spotları ile içeriğinin birbirini desteklemediği şahsımın açıkça itibarsızlaştırılma operasyonuna tabii tutulduğu görülmektedir. Akşam Gazetesi kaynaklı asılsız haberin internet siteleri, televizyon ve radyo haberlerinde daha da çarpıtılmış biçimde sunulması bu düşüncemi pekiştirmiştir. TBMM’de yaptığım konuşma öyle gizli, saklı değildir. Birçok gazete gibi Akşam Gazetesi’nde o gece yaptığım konuşmaları soyadıma atıfla 13. sayfasından resmimi de kullanarak “Bütçe’de İnce Atışmalar” başlığı ile haber yapmıştır. Dolasıyla konuşmalarımın içeriğini Akşam Gazetesi muhabirlerinin sonradan öğrenmesi söz konusu değildir. Sanki saklanmış, gizlenmiş bir şeyi bulmuş, keşfetmiş gibi, içeriği göz ardı edilerek 20 gün sonra haber yapılması haberin, gazetecilik duyarlılığı ile değil başka düşüncelerle yapıldığının en önemli kanıtıdır. Şu iyi bilinmelidir ki gerçeğe sayfalarını kapatan, kurgulanmış habere sayfa açan medya, Türkiye’nin en önemli sorunlarından biridir. Halkın bilgilenme hakkını karşılamakla görevli olması gerekenlerin bilgiyi kirletme misyonu üstlenmiş olmaları tek kelimeyle utanç vericidir. Soruyorum benim konuşmamda milletvekillerinin maaşlarına zam yapılmasına dair bir tane cümle var mıdır? Bırakınız cümleyi ima var mıdır? Yoktur çünkü o konuşmamda Meclisin 18-19 saat çalıştırılmasına yönelik verdiğim tepki gereği milletvekillerinin insan üstü çalışma koşullarına itiraz etmelerine yönelik bir çağrı vardır. Konuşmam, Meclisin basın aracılığıyla oluşturulan algısında Milletvekillerinin sürekli olumsuz yönleriyle gündeme getirilmesinde, milletvekillerinin kendi haklarına dönük duyarsızlığının büyük payı olduğunu ortaya koyan bir konuşmadır. Genç milletvekillerinin, yeniden milletvekili seçilememesi durumunda yaşadıkları soruna ve emekli milletvekilleri arasındaki eşitsizlik sorununa dikkat çekmem de yine bu bağlamda olmuştur. Konuşmamın devamında milletvekillerinin yaşadıkları sorunların bir bütün olarak meclise getirilmesine, özellikle tutuklu milletvekilleriyle ilgili bir çağrıda bulunduğum, konunun sadece maddi buyotuyla ele alınmaması gerektiğine ısrarlı vurgum görülecektir. Şu iyi bilinsin! Muharrem İnce, TBMM tutanaklarında yer alan o sözlerinin tümüyle arkasındadır. Çünkü Meclisin, milletvekillerinin, orada çalışanların sorunlarına, tutuklu milletvekillerine dikkat çekmiştir. 6262 sayılı kanunun ilgili bölümü bu konuşmayla değil, sorunun muhatabı eski milletvekillerinin, onların örgütü olan Parlamenterler Birliğinin, Genel Başkanlar ve Parti Grupları düzeyinde yürüttükleri uzun çalışmalarının ürünü olarak şekillenmiş ve gündeme gelmiştir. Kanun durup dururken, bir anda genel kurula gelmiş değildir. Dokuz yılı aşan deneyimim şunu göstermiştir ki bu Meclisten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın onay vermediği hiçbir yasa teklifi, tasarısı kanunlaşmış değildir. Bugüne kadar Başbakanın bu kanunla ilgili sessiz kalması, hiçbir açıklama yapmamış olması göz ardı edilmemelidir. Ben o gün, CNN Türk’te bir programın çekiminde bulunduğumdan o geceki görüşmelere müdahil olma durumum söz konusu olmamıştır. İçinde zam iması dahi geçmeyen bir konuşmadan, “ Zammın pimini Muharrem İnce çekti” haberi çıkarmak ve bunu manşete taşımak, AKP’ye yandaş ve AKP’den korkan bir medya düzeninin yapabileceği bir iştir. Ben AKP’den korkmuyorum. Ancak AKP’nin yandaşlık ve korku üzerine inşa ettiği, hangi konuşma tutanağını nasıl kullanacağını bilmediğimiz, kraldan çok kralcı olan bu medya düzeninden korkuyorum. Ancak anlaşılan o ki, bu medya düzeni beni AKP’ye rağmen Meclis’te kanun çıkartma gücü olan bir Milletvekili olarak görmektedir. Ben bu medya düzeni tarafından bana verilen bu gücü önümüzdeki günlerde kullanmaya devam edeceğim. Kamuoyuna saygılarımla.