MARMARA’NIN KADERİ VOPAK’A TESLİM

0

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yalova Şubesi Başkanı Mahmut Renkler, Marmara’nın kaderinin VOPAK kimyasal depolama tesisine teslim edilmek istediğini söyledi. Renkler, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası’nın Türkiye genelindeki yayın organı olan ‘Teknik Güç’ dergisinin 213’üncü sayısı olan Eylül ayı yayınında yer alan yazısında, VOPAK’ın iç deniz olan Marmara’da kurulmasına engel olmak için bu işin takipçisi olacaklarını ifade etti.   “Bakanlık kimyasalların atık olmadan da zehirli olduğunu söylemedi”   Tesislerin olası zararı ve olası bir deprem durumunda yaşanabileceklerle ilgili olarak depolanacak kimyasalların ‘atık’ olmadan da zehir özelliği taşıdığını kaydeden Renkler, Bakanlığın ÇED sürecini sürdürdüğü ve kesinleşmiş bir şey olmadığı açıklamasını yaptığını hatırlatarak, “Bakanlık burada zehirli kimyasal atıklar depolanmayacağını açıkladı. Ancak bakanlık nedense depolanması düşünülen sıvı kimyasallar arasında kanserojen akrilonitril, ksilen, stiren; patlayıcı yanıcı asetik asit, hekzan; eroin karışımlarında da kullanılan asetik anhidrit gibi kimyasal hammaddelerin burada depolanmak istediğini söylemedi” diye konuştu.   Depremin yanı sıra olası diğer riskler neler?   Olası bir deprem riskinin dışında da risklerin mevcut olduğunu kaydeden Renkler, “Kurulacak tesisin hemen yanında askeri bir eğitim tesisi var. Eğitim yapan genç pilot adaylarının uçağının düşmesi halinde meydana gelecek en ufak bir patlama bile tüm Marmara’yı tehdit edecek boyutta olacaktır. Kurulacak tesisin yanında, Yalova kamuoyuna rağmen kömürle çalışan bir termik santral inşaatı vardır. Kısacası evdeki kömür sobasının yanına benzin bidonu koymak gibi bir durumla karşı karşıyayız. Yüksek ısı üreten tesisin yanı, parlayıcı yanıcı madde ve her iki tesisin çevresinde planlara koruma bandı işlenmemiş. Olası felakete müdahale şansınız bile olamaz. Depolama tesisi ile iç denizde ve boğazlarda artacak tehlikeli madde taşıyan tanker sayısındaki artış ve bu sirkülasyonun yaratacağı olası kazaları göz ardı etmemek gerekir. Benzer risk ise bu merkezden yapılacak sevkiyat bölgemizde karayollarındaki olası kazalarda yeni riskleri doğurmuş olacaktır” dedi.   “Birileri rant kazanacak diye sağlığımızı riske edemeyiz”   VOPAK’ın Bayındırlık Bakanlığı’nca onaylanan ve askıya çıkan imar planına itirazda bulunduklarını hatırlatan İMO Yalova Şube Başkanı Mahmut Renkler, yönetim kurulu olarak VOPAK’ın Yalova’da kurulmasına karşı çıkma ve bu yönde yapılacak her türlü yasal eylemi destekleme kararı aldıklarını belirterek, Mimarlar Odası ile birlikte Bursa Şehir Plancıları Odası’nın da desteğini alarak, planlara itirazlarını yaptıklarını kaydetti. Renkler, “İtirazlarımızın, afet ve çevre duyarlılığı ile hukukun üstünlüğü ihlal edilmez ise kabul edileceğini düşünüyoruz. Çünkü Yalova İl Genel Meclisi’nin 2011/10 ve Yalova Belediye Meclisinin 2011/20 no’lu kararlarında, Yalova Çevre Düzeni Planı ve bağlı imar planlarında, planlamaya alınan alanlarda kimyasal depolamalar ve kömür yakıtlı enerji tesisleri kurulamaz ifadesi yer alıyor. Üst ölçekli plana aykırı plan oluşturmakla bakanlık, yasaları hiçe saymış olacaktır. Aksi takdirde konuyu yasal sürede yargıya taşıyacağız veya olası açılacak davalara müdahil olacağız” dedi. Renkler, “Bu plandan vazgeçilmezse kamuoyundan daha büyük tepkiler gelecektir. Birileri rant kazanacak diye kimsenin halkımızın sağlığıyla oynamasına izin verilemez, verilmeyecektir” diye konuştu. “Depremde yaşanılanlarla rağmen…”     Projeye Yalovalıların ve kendilerinin neden karşı çıktıklarını Renkler, “17 Ağustos 1999 sabahında Taşköprü köyündeki akrabalarımın durumunu öğrenmek için köye gittiğimde evlerinin kapılarının kapatılmasına bile fırsat verilmeden alelacele köyün boşaltıldığını gördüm. Köye yakın bir sanayi tesisinde hammadde olarak kullanılan ‘akrilonitrik’ tankından sızıntı olduğu ve her an patlayabileceği ihtimali köyü boşalttırmıştı. Sanki bu korku Yalova’ya yaşatılmamış gibi o zaman bir iki akrilonitril tankı söz konusuyken bugün 150 kimyasal malzeme tankından bahsediliyor. Olası büyük depremlerin yaşanmasının kaçınılmaz olduğu bölgemizde, bile bile risk taşıyan bu projeyi kabul etmemiz söz konusu olamazdı. O nedenle karşı çıktık ve sonuna kadar da karşı çıkmaya devam edeceğiz” diye özetledi.