PROF. DR. RECEP EREN, ”DEPREME HAZIR OLMALIYIZ”

0

Yalova Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Recep Eren, Tekirdağ açıklarında dün akşam meydana gelen Richter ölçeğine göre 5. 2 büyüklüğündeki depremin, olası büyük depremin tetikleyicisi olmayacağını söyledi. Tekirdağ açıklarında Marmara Denizi’nde yerin 15. 3 kilometre derinliğinde kaydedilen 5, 2 büyüklüğündeki deprem ile ilgili değerlendirme yapan Prof. Dr. Recep Eren, korkulacak bir şey olmadığını ve bu tür depremlerin, fayın enerji boşaltması açısından faydalı olduğunu kaydetti. 5. 2 büyüklüğündeki depremin Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara’nın devamında bir deprem olduğunu belirten Prof. Dr. Eren, şöyle konuştu: “Bu bizim Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara’nın devamında bir deprem. Bu fayın kırılmayan uzunluğu yaklaşık 170 kilometredir. Bu halen kırılmayı bekleyen bir uzunluk. Marmara’da oluşan çukurluklar düşey atılımlı faylardan dolayı Marmara’da oluşacak depremin büyüklüğünün 7’nin altında olacağını düşünüyoruz. Kırılmayı bekleyen fay 170 kilometre olmakla beraber bunun tamamı doğrudan atılımlı değil. Tekrar düşey atılımlara döndüğü için kısmen etkisinin azalacağı düşüncesindeyiz. ” “FAYIN DİNAMİK OLDUĞUNU GÖSTEREN İŞARET” Son depremin fayın dinamik olduğunu gösterdiğini belirten Recep Eren, bu depremden sonra en büyüğü 2. 9 büyüklüğünde 6 artçı yer sarsıntısı daha kaydedildiğini deprem daha meydana geldiğini belirterek şöyle dedi: “Önemli olan bu depremin Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara’daki bölümünde büyük bir depremin habercisi olup- olmadığı sorusu. Deprem, şu haliyle bir kırık oluşturmamış durumdadır. Fayın dinamik yani etkili olduğunu gösteren bir işarettir. Fay ne zaman kırılmaya başlar ya da ne zaman bu hareket tetiklenir. Bu şimdiki elimizdeki tabanlara göre bunun işareti değil. Marmara’daki depremi bekliyoruz. Bunun süresini belirlemek için birçok kriter veri tabanı oluşturulması lazım. Şu hareketler, fayın hareketli olduğunu zaman zaman enerji boşaltımını sağladığını gösteriyor. ” “DEPREME HAZIR OLMALIYIZ” Depremin ne zaman olacağıyla ilgili gelişmiş toplumların bile çözüm bulamadığını kaydeden Prof. Dr. Recep Eren, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir takım ülkelerde depremin zamanını kestirme henüz oluşmuş değil. Daha çok depreme hazır olma kavramını işliyoruz. Depremin haber verilmesinden çok depreme hazır ortamın oluşturulması gerekiyor ülkede. İstanbul’da, son Simav depreminde de gördük. Çok büyük olmayan depremde bile binaların özelliklerinden dolayı hasarların çok yüksek olduğunu görüyoruz. Dünyada çözülen gelişmiş toplumlarda ulaşılan nokta depreme hazır olmaktır. Biz de depreme hazır olmalıyız. İstanbul’un bazı semtlerinde depremin zamanını söylesek bile binaları boşalttığınız zaman halkı geçici bir süre iskân edeceğimiz toplama merkezleri yok. Görülen en önemli faktör depreme hazır olma bilincidir. Son sarsıntının Kuzey Anadolu Fay’ın da olmakla beraber bu fayın hareketlendirdiğini gösterdiğine dair beklenti yok. Bu deprem fay hattında kırık oluşturmamıştır. Ancak, fayın hareketli olduğunu gösterir. Bu depremlerin olması, fayın enerji boşaltması açısından önemli ve faydalıdır. Büyük deprem ancak çok büyük enerji birikimiyle beraber tetikleyecektir. Tekirdağ açıklarında olması Marmara’daki fayın hareketlendiğine pek işaret etmiyor. “