Uzm.Dr.Cemil Hocazade;Hipertansiyon Önemli bir Halk Sağlığı Sorunudur!

0

HİPERTANSİYON (YÜKSEK TANSİYON) İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER

Özel Yalova Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cemil Hocazade, ‘Hipertansiyon, ciddi komplikasyonlara neden olması ve toplumda sık görülmesi nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur.’

Özel Yalova Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cemil Hocazade, açıklamalarına şöyle devam etti, ‘Son yıllarda ilaç tedavisinde sağlanan önemli gelişmelere rağmen hipertansiyon, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunlarından biri olmaya devam etmektedir. Çok sayıda gözlemsel çalışma kardiyovasküler morbidite ve mortalitenin hem sistolik hem de diyastolik kan basıncıyla sürekli bir ilişki içinde olduğunu göstermiştir. Ayrıca, hem sistolik hem de diyastolik kan basıncı kalp yetersizliği, periferik arter hastalığı ve son evre böbrek hastalığıyla kademeli ve bağımsız bir ilişki göstermektedir. Buna göre hipertansiyon, bir dizi kardiyovasküler ve ilişkili hastalıklar için olduğu kadar, kardiyovasküler riskte belirgin bir artışa neden olan başlıca bir risk faktörü olarak kabul edilmelidir. ‘

Dünya Sağlık Örgütü raporunda hipertansiyon prevalansının yüksek olması sebebiyle dünyada en önde gelen ölüm nedeni olarak yer aldığı açıklanmaktadır. Kan basıncının düzenlenmesi kardiyovasküler sistem, renal sistem, sinir sistemi ile endokrin sistem arasındaki etkileşimle dengelenmektedir. Kan basıncının uzun zaman yüksek seyretmesi zaman içinde organ hasarına neden olmakta; kalbe, böbreklere, göze ve kan damarlarına zarar verebilmektedir. Ancak uzun süren bu sürecin erken evrelerinde yüksek kan basıncı kardiyovasküler fonksiyon bozulmasına neden olmayabilir. Zaman içinde görülen bu fonksiyonel bozulmanın çoğu, yüksek kan basıncının neden olduğu kompensatuar mekanizmaların (vasküler-ventriküler hipertrofi) sonucunda veya vasküler sistemde olan değişiklikler (endotel fonksiyon değişikliği-ateroskleroz vb.) sonucunda olmaktadır.

GEBELER VE HİPERTANSİYON

Hipertansiyon gebelikte görülen en önemli sağlık problemlerinden biridir ve tüm gebeliklerin %2-3’ünü komplike edebilir. Bir çalışmada 26651 hipertansif gebe 213397 hipertansif olmayan gebe ile karşılaştırılmış. Hipertansif gebelerde kronik böbrek hastalığı gelişme oranı 11 kat daha fazla iken son dönem böbrek yetmezliği 14 kat daha fazla geliştiği görülmüş. Böbrek hasarı özellikle gebelikte preeklampsi ve eklampsisi olan hastalarda gözlenmiş.

Daha önce preeklampsi sebebi ile preterm doğumu olan hastalarda ve rekküren preeklampsisi olan hastalarda yıllık kan basıncı, lipid profili, plasma glukozu ve kilo takibi önerilir.

Gebelerde antihipertansif tedavinin hedefi maternal kardiovasküler ve serebrovasküler hadiselerin engellenmesidir. Gebelikte hipertansif olaylar; kronik hipertansiyon, preeklampsi, preeklampsinin süperimpoze olduğu kronik hipertansiyon, gestasyonel hipertansiyon, transient (aralıklı) hipertansiyon şeklinde sıralanabilir.

Normal gebeliklerde ortalama arteryel basınç 10-15 mm Hg düşer. Kronik hipertansiyonu olan hastalarda bile bu düşüş gözlenebilir hatta medikasyon ihtiyacı kalmayabilir. Diastolik kan basıncının 110 mm Hg sistolik kan basıncının 160 mm Hg üzerinde olması abruptio plasenta ve intrauterin gelişme geriliği için risk oluşturur.

Evre 1 hipertansiyonda hayat tarzı değişikliği eğer kardiovasküler risk faktörleri yoksa yeterli olabilir. Aerobik egzersiz (teorik olarak plasental kan akımının yetersizliği durumunda preeklampsiyi tetikleyebilir) ve kilo verme hastalara önerilebilir. Tuz alımının kısıtlanması, alkol ve sigaranın bırakılması hastalara önerilebilir.

Hafif kronik hipertansiyonun tedavi edilmesinin preeklampsiyi önlediğini gösterir veri yoktur. Antihipertansif tedavi kan basıncı 160/100-105 mmHg üzerinde ise hastalara medikal tedavi önerilebilir. Daha önce end-organ hasarı olan hipertansif hastalarda veya çoklu antihipertansif kullanan hastalarda kan basıncı hedefi 140/90 mm Hg altında olmalıdır.

Tedavide metildopa birinci basamakta güveli bir şekilde kullanılabilecek ajandır. Diğer kullanılabilecek tedaviler labetolol, Beta bokerler, diüeritklerdir. Kalsiyum kanal blokerlerinin kullanımı ile yeterli veri olmayıp ACE inhibitörleri ve ARB lerden kaçınılmalıdır.