CHP İlçe Başkanı Ertan Şener Madde Madde Anlattı

0

Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanı Ertan Şener 16 Nisan’da yapılacak anayasa referandumu öncesinde değişiklikleri madde madde anlatarak, “Referandumdan Hayır çıkmazsa bunun faturasını 80 milyon hep birlikte öderiz” uyarısında bulundu.
“Bu anayasa değişikliği madem bu kadar önemli neden halka anlatmıyorlar? Madem bu değişikliklerle ekonomi düzelecek, terör bitecek, ülke düze çıkacak düzenlemelerin yürürlüğe girmesi için neden 2019’u bekliyorlar” diye soran CHP Merkez İlçe Başkanı Şener “Yangından mal mı kaçırıyorlar?” diyerek Evet Cephesi’ni eleştirdi.
2010 referandumunda da paketin doğru olmadığını yargı sistemine dokunulmaması gerektiğine dikkat çektiklerini hatırlatan Şener “O zaman Ramazan ayında oruçlu oruçlu, yakıcı sıcakta kapı kapı dolaşıp neden hayır denmesini gerektiğini anlattık. Onlar ise ‘Mezardakiler bile çıkıp oy versin’ demişlerdi. 2010’dan sonra düzeltiyoruz diyerek yargı sistemiyle oynadılar. ‘Askeri vesayeti kaldıracağız bu ülkede bir daha darbe olmayacak’ dediler. Tüm uyarılarımıza rağmen geldiğimiz noktada görüyoruz ki her zaman ki gibi biz haklı çıktık. O tarihten sonra Fetocular ele geçirdikleri tüm kurumlarda hain planlarını bir bir hayata geçirmeye başladılar ve en sonunda da 15 Temmuz da bir darbe girişimi daha yaşadık. Şimdi biz yine hayır diyoruz onlar yine evet diyorlar. Ülkemizin demokratik kültürünü bir kenara atıp, tek adamlık sistemini getirmeye çalışıyorlar. Halk 16 Nisan’da hayır diyecek ve bu oyunu bu sefer bozacak” dedi.
Anayasada yapılacak değişikliklerin CHP’den başka hiç kimsenin halka anlatmadığına bunun yerine yalanlarla, iftiralarla ve karalamalarla yapay gündemler oluşturduğuna dikkat çeken Şener, madde madde anayasa değişikliğini anlattı.
Şener ; “Mahkemelerle ilgili anayasa maddesine tarafsız ibaresi ekleniyor. Oysa mahkemeler cumhuriyetten yana demokrasiden yana haklıdan yana taraftır. Zaten fazla olan milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkartılıyor. Milletvekili seçilme yaşı 18 e indiriliyor. TBMM’nin bakanları denetleme yetkisi ile yasamanın yürütmeyi denetlemesine imkan sağlayan gen soru ve sözlü soru önergesi kaldırılıyor.
Cumhurbaşkanının tarafsızlığı kaldırılıyor. Cumhurbaşkanına parti genel başkanı olabilme imkanı getiriliyor. Cumhurbaşkanına kararname çıkararak kanun gibi düzenleme yapma imkanı getiriliyor. Cumhurbaşkanına, başkan yardımcılığı ve bakanları doğrudan atama ve görevden alma yetkisi veriliyor. Üst kademe kamu yöneticilerinin atama ve görevine son verme yetkisi verilen Cumhurbaşkanı, bunların atama usul ve esaslarını kararname ile düzenleme yetkisine erişiyor. Milli güvenlik politikalarını belirleme ve gerekli tedbirleri alma konusunda tek yetkili hale getiriliyor.
Cumhurbaşkanı yargılanabilmesi zorlaştırılıyor. Yargı yolunun açılabilmesi için edilebilmesi zor bir meclis çoğunluğu şartı getiriliyor. Aynı koruma görev süresi sona erdikten sonrada devam ediyor. Bu da yetmezmiş gibi hakkında meclis soruşturması açılmak istenen cumhurbaşkanı bu soruşturma açılıncaya kadar geçen sürede isterse hiç bir neden göstermeden TBMM’yi fesih edebiliyor.
Cumhurbaşkanına dilediği kadar başkan yardımcısı ve bakan atama yetkisi veriliyor. Bu yardımcılar ve bakanlar sadece cumhurbaşkanına karşı sorumlu oluyorlar. Cumhurbaşkanı yokluğunda ülkeyi seçimle gelmemiş bir kişi olan yardımcısı yönetiyor ve onun bütün yetkilerini kullanabiliyor. Üstelik bunun bir süresi ve kısıtlaması da yok. Örneğin cumhurbaşkanı bitkisel hayata girdiğinde onun yerine vekalet eden yardımcısının bu durumda ne yapması gerektiğine dair bir düzenleme metinde bulunmuyor. Yardımcıları ve bakanlar milletvekilleri arasından atanırsa milletvekillikleri sona eriyor. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların görevleri ile ilgili suçlarından dolayı yargılanabilmeleri tıpkı cumhurbaşkanında olduğu gibi zorlaştırılıyor ve bu koruma ömür boyu sürüyor.
Cumhurbaşkanına kararname çıkararak yeni bakanlıkların kurulması, kaldırılması görev ve yetkilerini, merkez ve taşra örgütlerinin nasıl kurulacağını ve hangi yetkilere sahip olacaklarını, özetle merkezi idarenin nasıl şekilleneceğine tek başına karar verip istediği gibi düzenleme yapma yetkisi veriliyor. Bu şekilde bölgesel yönetimleri kurabilmesinin de önü açılıyor.
Cumhurbaşkanına tek başına hiçbir gerekçe göstermeden milletin yüzde yüz iradesinin yansımasıyla seçilmiş TBMM’yi fesih yetkisi veriliyor. Peki nerede kaldı dillerine doladıkları milli iradeye saygı? Buna karşılık TBMM’ne 3/5 çoğunlukla erken seçim kararı alma yetkisi veriliyor. Fesih kararını kim alırsa alsın cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimi birlikte tekrarlanıyor.
Olağan üstü hal, sıkı yönetim, seferberlik ve savaş hali tek bir ad altında toplanıp olağan üstü hal ilan edebilme yetkisi cumhurbaşkanına veriliyor. Olağan üstü hal süresince cumhurbaşkanı hiç bir sınırlamaya tabi olmadan temel hak ve özgürlükler, kişi hak ve özgürlükler ile siyasi hak ve ödevlere ilişkin bütün alanlarda kararname ile düzenleme yapabiliyor.
Yapılacak düzenleme ile kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırıyor. Yürütme hem yargı hem de yasama üzerinde, baskı unsuru haline getiriliyor. Cumhurbaşkanı 15 üyeli anayasa mahkemesinin 12 üyesini seçebiliyor. Yargıtay cumhuriyet Başsavcısı ve başsavcı vekilini seçen cumhurbaşkanı Danıştay üyelerinin 1/4 nü seçiyor. Danıştay’ın kalan üyeleri ile Yargıtay üyelerini ise kontrol edebileceği HSK eliyle seçebilecek. Ayrıca HSK eliyle bütün yargı örgütü üzerinde etkili olabilecek.
22 asıl 12 yedek üyeden oluşan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), adı da değiştirilerek HSK yapılıyor ve üye sayısı 13’e indiriliyor. Bu üyelerin 6’sını cumhurbaşkanı atıyor. Kalan 7’sini TBMM seçiyor. Sistem cumhurbaşkanının partisinin TBMM’n in çoğunluğunu alması üzerine kurgulandığından kalan bu üyelerde başkanın arzusu üzerine seçilecektir.
TBMM’nin en önemli hakkı ve denetim aracı olan bütçe yapma yetkisi fiilen elinden alınıyor. Bütçe kanunu kabul edilmezse bir önceki yılın bütçesinin yeniden değerleme oranında arttırılarak uygulanacağı düzenleniyor. Bunun hiçbir sınırı olmadığı gibi cumhurbaşkanına yeni bütçe yapılmadan ülkeyi yönetebilme imkanı tanınıyor.”