Yalova Baro Başkanı Av.Hakan Gergeroğlu; Avukatların da Elbette Söyleyecekleri Vardır..

0

5 Nisan Avukatlar Gününü kutlarken, öncelikle bu vatanı ve bu vatan için mücadeleyi bize emanet bırakan başta büyük tek önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını vatanın her köşesinde ve yurt dışında vatanı için canını feda eden asker, polis, öğretmen ve tüm vatan sevdalılarını,
1960, 1980 ve 15 Temmuz 2017’de cuntacılarca katledilen tüm demokrasi şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.
Son dönemde gündemimiz Anayasa değişikliği olunca toplumun her ferdinin ve hatta ağacın,böceğin dahi söyleyecek lafı olmalı. Avukatların da elbette söyleyecekleri vardır.
Anayasa değişikliğinin içeriğinden daha ziyade Anayasa’nın değişim şeklide dikkat çekicidir. Zira Anayasa değişikliğini yapan kişilerin bu yetki ve niteliklere sahip olduğu şüphelidir. Yetkisiz kişilerce yapılan işlemler mutlak butlanla batıldır.
Mecliste grubu bulunan tüm partiler birbirlerini çok ciddi ithamlarla suçlamaktadır. Muhalefet iktidarı, Fethullah Cemaati de yakın ilişkilerinden dolayı Fetö cü olmakla iktidar muhalefettin Fetö cü ve Pkk lı olmakla suçlamakta ve bununla ilgili iki tarafta ciddi ithamlarda bulunmaktadır. Yani bu meclis kendi içinde dahi 15 Temmuz darbecileri ve teröristlerle ile birbirlerini ilişkilendirmektedir. 15 Temmuz’dan sonra 150 bine yakın devlet memuru açığa alınmıştır. Bunların içinde hakim, savcı, öğretmen, asker, polis ve devletin her kademesinden insan vardır. 40 Binden fazla insanda tutukludur. Fetö cü terör örgütünün devlet yapısının içine bu kadar girmişken siyasi yapının içinde olmadığına inanmak hayalperestliktir. Hükümet yetkilileri dahiörgütün siyasi kanadı hakkında da operasyon yapılacağını açıklamaktadır.
Fetö cü örgüt yapılanmasının devlet içinde bu derece yapılanmasına göz göre göre müsamaha etmek dahi siyasetin ve devamında bu meclisin güvenilirliğini zedelemektedir. Bu vasıfta bir meclisin ülkenin tüm geleceğini belirleyen Anayasa değişikliği hususunda karar alması kabul edilir gibi değildir. 16 Nisan’dan sonra siyasette yapılacak Fetö’den temizleme operasyonunda Fetö yle ilişkisi tespit edilecek milletvekillerinin hele ki kıl payı oy sayısı ile geçmiş Anayasa değişiklikleri hususunda verdikleri oyların akıbeti ne olacaktır. Bu oylarla meclis oylamasından geçen Anayasa değişikliliğinin hukuki geçerliliği ve güvenilirliliği tartışmalı hale getirecektir.Müslümanlığından şüphe ettiğin kasabın kestiği ve sattığı etinde helallığı şüphelidir.
Bizce bu meclisin kendini tüm bu şaibelerden temizlemesi lazımdır. Bu da halkın güvenoyu ile olabilir, ancak halkın Anayasa değişikliliği hususunda güvenoyu ve yetki verdiği bir meclis Anayasayı değiştirmelidir, yoksa yetkisi ve güvenilirliği şüpheli kişilerin yaptığı tüm işlemler gibi bu Anayasa değişikliliği de batıldır.
15 Temmuz sonrası bir günde yüz binlerce memur açığa alınmıştır. Devlet elbette kendini ve halkını koruma adına gereğini yapacaktır, ancak devlet bu refleksle bir vatandaşının dahi hakkını çiğnememelidir. Açığa alınan bu kişiler hakkında gerekli tahkikat en hızlı şekilde yapılıp mağdur olanların mağduriyeti giderilmelidir, aynı şekilde tutuklu kişiler hakkında yapılan yargılamalarda da aynı titizliğin gösterilmesi gerekmektedir. Yargılama esnasında tahliye kararı veren Ağır Ceza mahkemesinin tüm üye ve mahkeme savcısının açığa alınması hangi adelet sisteminde izah edilebilir. Adalet ve mahkemeler üzerinde ki bu baskı kalkmadan mevcut tüm yargılamaların adil olacağına kimseyi inandırımazsınız.
Yargılamanın hızlandırılmasında, özellikle 15 Temmuzun hemen akabinde 16 Temmuz’da gözaltına alınıp tutuklanan hâkim ve savcıların yargılamasında adil süre aşılmıştır. Hâkimlik teminatı hiçe sayılarak talimatla yapılan tutuklamalar hangi suçlama ile olursa olsun adalet inancımızı zedelemiştir. Tutuklamayı gerektirecek bu kadar ciddi deliller zaten mevcut ise davaların halen açılmaması tutuklamayı gerektirecek delillerin varlığı konusunda şüphelerimizi arttırmaktadır. Hâkim, savcı yargılamasında adaletten uzaklaşılması tüm vatandaşların adalete güvenini sarsacağı şüphesizdir. Halk Hakim savcıya reva görülen adaletsizliğin kendilerine kat ve kat yapılacağına inanır.

15. Temmuz sonrası ilan edilen olağanüstü hal ve devamında devam eden tüm soruşturma ve yargılama sürecinde kişilerin savunma hakları çiğnenerek yapılacak yargılamalar ,tarihte sadece adaletin değil ,devletin kara lekesi olarak karşımıza çıkacağı geçmiş siyasi yargılamalarla ortadadır.
Olağanüstü hal kapsamında savunma hakkının sınırlanması özellikle şüpheli avukat görüşmelerinin izlenmesi hatta bu görüşmelerin tutanak haline getirilip yargılama dosyalarına delil olarak konulması yargılamanın adilliğine gölge düşürecektir. Özgürlükler konusunda çağ atlattığını iddia eden iktidar bu uygulamalarla adalet ve yargıyı yıllar öncesinin karanlık devirlerine geri götürmüştür.
Fetö ve diğer yargılamalarda görev yapan avukatlara karşı ön yargıya avukatlar olarak bağışıklılığımız var, zira terör örgütü suçlaması ile yargılananı savunan avukata terörist, cinayetle yargılananı savunan avukata katil avukatı denmesi bizi yıldırmıyor. Yargılanan sanıklar beraat etse dahi avukatlara o önyargı ile bakanın gözünde o avukat hala teröristin, katilin avukatıdır. Mahkemelerde yargılanırken adalet için boyun bükmüş ,gözlerinde pişmanlık olanlar ile avukatı karıştırmayınız, avukatlar boyun bükmez, gözlerinde pişmanlık göremezsiniz. Gözlerimizde sadece HALKIMIZ adına verdiğimiz özgürlük ,hukuk ve adalet mücahadelesinin gururunu göreceksiniz.
Tüm halkımızı Yalova Barosu Avukatları adına saygıyla selamlıyoruz.