Kızgın vatandaşlar yolu trafiğe kapadı..

1 haftada iki kişinin hayatını kaybettiği yolu vatandaşlar trafiğe kapadı.

1 haftada 2 can kaybı yaşanan yolda vatandaşlar eylem yaptı

“Karayolunda hız sınırlaması istiyoruz”
Son 1 haftada 2 kişinin hayatını kaybettiği Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Koru beldesinde vatandaşlar yolu trafiğe kapattı. Uzun araç kuyruklarının oluştuğu yolun ortasında yapılan basın açıklamasında vatandaşlar hız sınırlaması istedi.

Kazaların yaşandığı noktayı trafiğe kapatan belde halkı, yolda acil tedbir alınmasını istedi. Geçtiğimiz gün yaşanan trafik kazasında babası Osman Çınarcık’ı kaybeden Timur Çınarcık, “Bu yolun ölüm yolu olmasını istemiyoruz. Bu yolda gerekli tedbirlerin alınmasını istiyoruz. 3 günde 2 kaza meydana geldi. Ben de babamı burada kazada kaybettim. Yaya geçidi, ışık ve hız sınırlaması istiyoruz” dedi.

Koru beldesinde çiçekçilik yapan Oktay Akgün ise, “Biz burada başka canların yanmasını istemiyoruz. Biz yasalar çerçevesinde bu yola hız sınırlandırıcı istiyoruz. Yalova Valisi Muammer Erol’dan ve Karayolları Bursa Bölge Müdürlüğü’nden rica ediyoruz, bu yolda nasıl bir tedbir alacaklarsa alsınlar. Biz burada başka can kaybetmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Vatandaşlara destek için gelen Yalova Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli de, “Burası tarım bölgesi. Sürekli hareketlilik var. Bölge halkı üretimini sürekli bir taraftan bir tarafa taşımak zorunda. Yolda korkunç bir hareketlilik var. Araçlar da çok hız yapıyor. Burada hız sınırlanmasının bir an önce getirilmesini istiyoruz. Vatandaşlar artık yeter diyor. Biz burada yolu trafiğe kapatmak değil sadece sesimizi ilgililere duyurmak istiyoruz” diye konuştu.

Yolu bir süreliğine trafiğe kapatan vatandaşlar yolun üzerine bir de pankart asarak sürücüleri yavaş gitmeleri hususunda uyardı. Açıklamanın ardından yolu trafiğe açan vatandaşlar olaysız bir şekilde dağıldı.

Başkan Salman; Uygulamalar devam edecek..

Yalova Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü Trafik Zabıta ekipleri Gazipaşa Caddesi üzerinde denetim gerçekleştirdi.

Gazipaşa Caddesi üzerinde bulunan esnafların açık ve kapalı çıkmalarını geri çekmesi ile birlikte geniş bir görünüme kavuşan caddede Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü Trafik Zabıta ekipleri uygulamalarını aralıksız olarak sürdürüyor. Yasak olmasına rağmen kural tanımayan motosiklet, motorlu bisiklet ve elektrikli bisiklet sürücülerine yönelik yapılan uygulamalarda kurallara uymayanlara cezai işlemler uygulandı.

Uygulamaların belirli periyodlarla sürdürüldüğünü belirten Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman; “Gazipaşa Caddesi eski görünümünden uzak ve düzenli bir hal aldı. Bu görünümden dolayı bize vatandaşlarımızdan olumlu dönüşler oluyor. Caddenin genişlemesiyle birlikte trafik zabıta ekiplerimiz vatandaşımızın ve esnafımızın daha rahat edebilmesi için trafik uygulamalarını sıklaştırdık. Özellikle motosiklet, motorlu bisiklet ve elektrikli bisiklet sürücüleri yayalaştırılmış olan bu caddeyi kullanmamaları yönünde uyarı levhaları bulunmakta. Ama üzülerek belirtmek istiyorum ki birçok sürücü kurallara uymuyor. Bizde çalışmalarımızı bu yönde sıklaştırarak devam edeceğiz” dedi.

İş yerinde sigara içen işçi kovuldu

Bursa’da, tekstil dokuma fabrikasında özel bölüm ayrılmasına rağmen yanıcı maddelerin bulunduğu alanda sigara içen işçi, tazminatsız işten atıldı. Tüyler ürperten olayda mahkemenin işe iade ettiği işçi, Yargıtay’dan gelen haberle sarsıldı. Yüksek mahkeme, iş yerinde sigara içen işçinin tazminatsız kovulmasının önünü açtı.

Sanayi şehri Bursa’da, çalıştığı dokuma boyahanesinde kimyasal maddelerin hemen yanı başında sigara içtiği öne sürülen işçi, kapı önüne konuldu. Bursa 3.İş Mahkemesi’nin kapısını çalan işçi; haksız olarak iş akdine son verildiğini, haksız olarak işten çıkarılması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı talep ettiğini ileri sürdü. Davalı işveren de davacının boyahane bölümünde jet operatörü olarak çalıştığını, iş yerinde çalışırken sigara içtiğini ve bunun vardiya amiri tarafından tespit edildiğini öne sürdü.

Durumun insan kaynakları birimine bildirildiğini, davacının savunmasının alındığını, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Yasasının 25. ve 26. maddeleri gereğince feshedildiğini dile getirdi. Davalı patron; 5727 sayılı yasa ile sigara içilebilecek alanlar konusunda düzenleme yapıldığını, davacının iş yerini izinsiz olarak terk ettiğini de kabul ettiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etti. Davalının, davacının sigara içtiği alanda bulunan makinanın kumaşların yıkandığı bir makina olduğuna dikkat çeken Bursa 3. İş Mahkemesi; tanık işçilerin alanda zeminin ıslak olduğunu, çıkan mallarında ıslak olduğunu beyan ettiklerini hatırlattı. İşçinin kurallara uymak zorunda olduğunu, ancak davacının feshe dayalı olay nedeni ile daha önceden verilmiş bir ihtarının bulunmadığı, ihtarla sonuç alınabilecek bir olayın feshe gerekçe olamayacağını, sigara içmenin iş akdinin feshini gerektireceğine dair düzenleme olmadığına hükmetti. Disiplin yönetmeliğine aykırı her eyleminde feshi gerektireceğinin ortaya konulamadığını; bu nedenle feshin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verdi. Kararı davalı patron temyiz etti.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davacı işçinin iplik, dokuma ve boya yapılan tekstil işinde boyama yaparken makinenin arkasına geçerek sigara içtiği kendi el yazılı savunması ile sabit olduğuna dikkat çekti.

Kararda şöyle denildi; ”İplik, dokuma, tekstil, boya işi yapılan iş yerinde sigara içmenin yasak olması işin gereği olup tüm işçiler tarafından bilinebilecek durumdadır. Yapılan işin niteliği dikkate alındığında iş yerinde imalat sırasında sigara içmenin ne kadar tehlikeli olacağı ortadadır. Davacı işçi çalışırken makinanın arkasında yanıcı maddelerin olduğu bir ortamda sigara içerek iş güvenliğini doğrudan doğruya tehlikeye düşürmüştür. Davacının bu davranışı İş Kanunu’nun 25/II- ı maddesine aykırı olup işveren feshinin haklı olduğunun gözden kaçırılarak kıdem ve ihbar tazminatının reddi yerine kabulü bozmayı gerektirmiştir. Kararın bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir.’.

İşte kansere en dayanıklı kan grubu!

Kanserle ilgili araştırmalar genellikle kanserin tedavisi veya kanseri önleme yöntemleri ve çözümü odaklı yapılıyor. Bu araştırmalardan biri de İsveç’in Karolinska Enstitüsü’nden bilim insanları tarafından yapıldı.

Bilim insanların bu çalışmasında kişinin kan grubu ile kanser geliştirme olasılığı arasından bir bağlantı olduğu belirlendi. Hangi kan grubunun kansere karşı daha dirençli olduğunu, hangisinin kansere yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koyan araştırma, aynı zamanda hangi kan grubunun hangi kanser türüne yakalanma olasılığının olduğu sonucuna da ulaştı.

İsveç’in Karolinska Enstitüsü’nden bilim insanları tarafından yapılan yeni bir çalışma, 0 (Sıfır) kan gurubuna sahip bireylerin kansere karşı daha korunaklı olduğunu ortaya koydu. 35 yıl boyunca muayene edilen bir milyondan fazla insanın verileri değerlendirildi. Araştırmacılar, A kan grubuna sahip kişilerin mide kanserine yakalanma riskinin daha fazla olduğunu tespit etti.

Kan grubu B ve AB olanların ise pankreas kanseri olma ihtimalinin daha yüksek olduğu sonucuna varıldı. Bilim insanları ayrıca, kanserli tümörlerin oluşumuna genellikle alkol, sigara ve steroid olmayan iltihap ilaçların neden olduğunu ifade etti.

Marmara Denizi anlık inceleniyor..

İTÜ 17 AĞUSTOS’UN 20. YILINDA DÜNYA İLE ÇALIŞMALARINI PAYLAŞIYOR

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ziyadin Çakır, Fransa-Türkiye iş birliği ile TÜBİTAK tarafından da desteklenen proje kapsamında, hassas mesafe ölçen cihazlarla deniz tabanındaki hareketliliğin anlık olarak incelendiğini söyledi.

Prof. Dr. Çakır: “Tarihsel deprem kayıtlarına baktığımızda Marmara denizinde oldukça fazla deprem meydana geldiği görülmektedir ki bu da fayın parçalı yapısından kaynaklandığının bir göstergesidir.Bu nedenlerden dolayı beklenen depremin 7.3 büyüklüğünü aşacağını düşünmüyorum”

17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de meydana gelen ve yaklaşık 45 saniye süren 7.4 büyüklüğündeki depremin üzerinden 20 yıl geçti. Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan ve tüm Marmara’yı sarsan, İzmir ve Ankara’yı da etkileyen depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybederken 48 bin 901 kişi de yaralandı. Resmi verilere göre yüz binlerce konut ve iş yerinde hasar oluştu. İTÜ, Jeoloji ve Jeofizik Mühendisliği Bölümleri ile Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde deprem konusuna çok sayıda araştırma yaparak ülkemize ve dünyaya önemli katkılarda bulunuyor. Marmara denizi ve etrafında Kuzey Anadolu fayı üzerine ulusal ve uluslararası birçok projede hem yürütücü hem de araştırmacı olarak çalışan İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı, Prof. Dr. Ziyadin Çakır, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden geçen 20 yılın ardından depremle ilgili çalışmaların son durumuyla ilgili açıklamada bulundu.Marmara Depremi’nin ardından, Marmara Denizi ve çevresindeki fay hareketliliğinin incelenmesinde İTÜ’nün başı çektiğini dile getiren Prof. Dr. Çakır, her geçen gün fay üzerindeki gerilimin arttığını ifade etti. Prof. Dr. Çakır, “Fayın iki tarafında yer alan Avrasya ve Anadolu levhaları manto üzerinde kesintisiz olarak birbirine zıt yönde kayıp gitmekte ve fay üzerine gerilimi arttırmaktadır. Bu nedenle zaman geçtikçe oluşacak depremin büyüklüğü de nispeten artmaktadır.” dedi.

Depremin her an olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Çakır, depremlerin zamanın bilimin ve teknolojisinin günümüzdeki geldiği nokta itibariyle güvenilir olarak bilimsel yöntemler kullanılarak tespit etmenin mümkün olmadığını kaydetti.

DEPREMİN 7.3 TEN BÜYÜK OLMASI BEKLENMİYOR

Kuzey Anadolu fayının Marmara Denizi içinde çoklu fay parçalarına ayrıldığını ve bu parçaların bazılarının depremlerin ilerlemesine engel olabilecek özellikte olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr Ziyadin Çakır, bu nedenle beklenen Marmara depreminde bu parçaların hepsinin birden tek deprem olarak kırılmasının düşük olasılıkta olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Çakır şöyle konuştu: “Tarihsel deprem kayıtlarına baktığımızda Marmara denizinde oldukça fazla deprem meydana geldiği görülmektedir ki bu da fayın parçalı yapısının bir göstergesidir.Bu nedenlerden dolayı beklenen depremin 7.3 büyüklüğünü aşacağını düşünmüyorum.”

FAYIN BİLİNMEYEN YAPILARI ORTAYA ÇIKARILDI

1999 depremlerinden hemen sonra Marmara Denizi’nin birçok yerli ve yabancı bilim insanının dikkatini çektiğini vurgulayan Prof. Dr. Çakır, 1939 tarihinden itibaren batıya doğru göç eden depremler zincirinin bir sonraki merkezinin Marmara denizi içinde olacağına kesin gözüyle bakıldığını belirtti. Prof. Dr. Çakır sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu nedenle günümüze değin başta Fransız ve İtalyanların olmak üzere birçok araştırma gemisi Marmara denizine gelip çoğunlukla İTÜ’lü araştırmacılardan oluşan ekiplerle birlikte daha önceden hiç yapılmayan birçok araştırmayı gerçekleştirdi. Halen deniz tabanında, Japonların, Fransızların ve Almanların çeşitli cihazları bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarla fayın daha önce bilinmeyen birçok yapısı ortaya çıkartılmıştır. Kara alanlarındaki sismoloji ağları sıklaştırılmış ve deniz tabanından gelen verilerle depremlerin yerleri daha hassas olarak belirlenmeye başlamıştır.”

İTÜ’nün 1999 depremlerinden sonra Marmara Denizinde yapılan çalışmalarda hep başı çektiğini belirten Prof. Dr. Çakır sözlerini şu şekilde tamamladı: “İTÜ deprem çalışmalarına günümüzde de bu konuda yapılan ulusal ve uluslararası konferans ve çalışmalarla destek sağlamaktadır. Örneğin 1999 depremlerinin 20. yılı olması münasebetiyle 15-18 Ekim 2019 tarihlerinde İTÜ’de yapılacak olan uluslararası katılımlı bir toplantı yapılacaktır. Deprem çalışmalarında uzmanlığı ile tanınan birçok yabancı yerbilimci bu toplantıda buluşucak. Bu toplantıda, Marmara denizinde günümüze değin yapılan tüm çalışmalardan öğrendiklerimiz katılımcılara aktarılacak ve beklenen deprem ile ilgili önemli bulgular sunulacaktır.”

Aktif Tektonik Araştırma Grubu tarafından organize edilen konferansa yer bilimi alanında dünyaca ünlü akademisyenler Prof. John Dewey, Prof. Xavier Le Pichon ve Prof. Dan McKenzie konuk konuşmacı olarak katılacak.

Efsane oyuncu Ronaldo’nun göbekli hali olay oldu!

İspanya’nın Formentera Adası’nda tatil yapan bir dönemin efsane oyuncusu Ronaldo’nun göbekli hali objektiflere yansıdı.

FIFA tarafından üç kez dünyanın en iyi futbolcusu seçilen Ronaldo, futbolu bıraktıktan sonra tanınmaz hale geldi. Brezilya basınına futbola dönmek istediğini belirten 43 yaşındaki isim, “Futbolu çok seviyorum, benim için futboldan kopmak çok zor. Ancak geçirdiğim sakatlıklar nedeniyle çok acı çektim.” demişti.

Tatilini İspanya’nın Formentera Adası’nda geçiren Ronaldo’nun göbekli hali kameralara yansıdı. Sosyal medyada Brezilyalı efsanenin bu hali eleştirilirken futbolseverler Ronaldo’nun futbola dönmesinin zor olduğu konusunda birleşti

Kitap Fuarı 24 Ağustos’ta son bulacak..

Yalova Belediyesi’nin bu yıl 2.sini düzenlediği ‘Yalova 2 Kitap Günleri’ 24 Ağustos Salı gününe kadar 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan alanda Yalovalı
kitapseverlerle olmaya devam edecek.

Her gün saat 14.00’den 24.00’e kadar açık kalan stantları ziyarete gelen vatandaşlar, imza gününde de sevilen yazarlarla bir araya geldi.

Yazarlar İmza Gününde Yalovalılarla Buluştu
Açılışın yapıldığı gün Emre Kongar ve Yunus Arıkan konuk yazarlar olarak Yalova Kitap
Günleri’nde kitapseverlerle buluştu. Takip eden günlerde ise; Yeşim Akıncı, Ayla Koca, Dilara
Keskin, Emre Gül, Koray Yersüren, Murat Tavlı, Oğuz Saygın, İnci Aral, Tuncel Altunköprü ve
Sümeyye Akarçay, Yalovalı kitapseverlerle bir araya gelerek imza günlerinde vatandaşların
kitaplarını imzaladı.

Doğu Sahil Bandı temizlendi..

Yalova Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri doğu sahil bandı içerisindeki plajlarda temizlik çalışması yaptı.

Yalova Belediyesi tarafından başlatılan çalışma ile sahil boyunca biriken tüm yosun ve çöpler temizlenerek daha iyi bir görünüme kavuşması sağlandı. Ekipler; Akasya Park, Yürüyen Köşk ve doğu sahil bandında oluşan kötü koku ve görüntü sebebiyle çalışmalarını günlük olarak devam edecek.

Kıyıya vuran yosunları temizlemekle görevli bir ekibin sürekli çalıştığını dile getiren yetkililer; “Denizdeki dalga sonucu ve mevsimsel değişikliklerden dolayı sahillerimizde kıyıya vuran yosunlar ekiplerimiz tarafından temizleniyor. Denizin ürettiği yosun hem dalga hem de deniz otobüsü faktörü sebebiyle ne kadar temizlik yapılsa da tam anlamıyla bu doğa olayının önüne geçilmiyor. Sürekli devam eden çalışmalarımız sayesinde sahillerimizi temiz tutmak için çalışmalarımız bu yönde devam ediyor.” dediler.

Yalova Barosu,adli yıl açılışına katılmayacağını bildirdi..

2019-2020 adli yıl açılış töreninin Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olmasına tepki gösteren ve katılmama kararı alan baro başkanlıklarına Yalova Barosu da katıldı.Yargıtay davetine resmi bir yazı ile red cevabı veren Yalova Baro Başkanı Av.Fedai Doğruyol’un Yargıtay’a verdiği red cevabı ise şu şekilde servis edildi;

 

YARGITAY BAŞKANLIĞI’NA

ANKARA

19.08.2019

İlgi : 2019- 2020 Adli Yıl Açılış Töreni Daveti

Baromuz Başkanlığı’na gönderdiğiniz ; 2 Eylül 2019 Pazartesi günü saat 10.00’da Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek olan 2019-2020 Adli Yılı Açılış Töreni davetinizi almış bulunmaktayız.

Davetiniz için teşekkür eder, bu davete katılmayacağımızı belirtiriz. Şöyle ki;

Hukuk Devleti anlayışının temeli hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığıdır . Ancak ne yazık ki Ülkemizde yürütmenin yargı üzerindeki gücü her geçen gün artmakta ve halkın yargıya olan güveni zedelenmektedir.

1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76.maddesi gereğince ; “Barolar hukukun üstünlüğünü , insan haklarını savunmak ve korumak “ ile sorumludurlar. Yine aynı kanunun 1. Maddesi gereğince kamu hizmeti ve serbest bir meslek olan avukatlık mesleği mensupları , yargının asli ve kurucu unsuru olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ederler.

Adli Yıl Açılış Töreninin bağımsız ve tarafsız bir mekan yerine yürütmeyi temsil eden bir makamın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olması ve bu durumun yargı bağımsızlığına gölge düşürmesi sebebiyle bu davete katılmayacağımızı , Atatürk’ün kenti olan Yalova’nın avukatları olarak Adli Yıl açılış törenini 2 Eylül 2019 tarihinde, Yürüyen Köşk’te gerçekleştireceğimizi belirtiriz.Saygılarımızla.

Yalova Barosu

Yönetim Kurulu adına

Av. Fedayi DOĞRUYOL

Yalova Barosu Başkanı

Yurt Başvuruları 19 Ağustos’ta Başlıyor

T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü yurt başvuruları 19 Ağustos’ta başlıyor. 26 Ağustos’a kadar başvurular “Dijital Türkiye” (e-Devlet) üzerinden gerçekleştirilebilecek.

Yükseköğretim Kurumları Sınavına girerek ilk defa bir yükseköğretim programına girmeye hak kazanan hazırlık, birinci sınıf öğrencileri ile ara sınıf öğrencilerinin yurt başvuruları; Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından sınav sonuçları açıklandıktan sonra e-devlet portalı üzerinden yapılmaktadır.

Başvurular E-Devlet üzerinden alınmaktadır. Bu sebeple E-Devlet şifresi olmayan öğrencilerin kimliği ile birlikte PTT şubelerine giderek E-Devlet şifresi almaları veya diğer E-Devlet giriş yöntemlerinden birine (internet bankacılığı, e-imza, mobil imza, T.C. kimlik kartı) sahip olmaları gerekmektedir.

YURTLARDA HANGİ MALZEMELER VERİLİR?
Yatağınıza en yakın bir dolap da kullanımınıza tahsis edilmektedir. Nevresim takımı, yastık, battaniye ve yorgan yurt malzeme deposundan verilmektedir.

KESİN KAYIT İÇİN İSTENEN BELGELER
1. Öncelik Belgesi (Önceliği Olanlar İçin)
Şehit ve gazi çocuğu, gaziler (Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından alınan belge (Seyahat Kartı dahil) veya Sosyal Güvenlik Kurumundan ilgili kanun maddelerine göre aylık bağlandığını gösterir belge)
% 40 ve üzerinde engelli olduğu tespit edilen öğrenciler,( Tam teşekkülü hastaneden alınacak rapor)
Lise ve dengi öğrenimlerini Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Yetiştirme yurtlarında barınarak tamamlayanlar ve/veya Devlet koruması altında olan öğrenciler (İlgili kurum ve kuruluşlardan alınacak belge)
Lise ve dengi öğrenimlerini Darüşşafaka Lisesinde tamamlayanlar, (Darüşşafaka Lisesinden alınacak belge)
Milli olmuş Amatör sporcular lisanslı (T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğünden alınacak belge/yazı)
Gönüllü güvenlik korucusu olarak çalışan ve çalışırken vefat edenlerin, gönüllü güvenlik korucusu olarak emekliye ayrılan ve emekliye ayrıldıktan sonra vefat edenlerin çocukları (İlgili kurum ve kuruluşlardan alacakları belge)
2. 4 adet son altı ay içinde çekilmiş vesikalık fotoğraf
3. % 40 ve üzeri engelli ebeveyni olanların (Tam teşekküllü hastaneden alınacak rapor)
4. Yükseköğrenim programına kayıt olduğunu gösterir belge
5. 18 yaşından küçükler için Kurum internet sayfasından temin edilen ve doldurulan Veli/Vasi İzin Belgesi
6. Verilen süre içinde ilgili yurt müdürlüklerine kayıt yaptırmayan öğrenciler, haklarını kaybedeceklerdir.