Yalova Barosu’ndan Kamuoyuna Açıklama

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Metin Feyzioğlu başkanlığında Ankara’da olağanüstü toplanan baro başkanları toplantısına Yalova Barosu Başkanlığı’nı temsilen Baro Başkanı Av. Hakan GERGEROĞLU katılmıştır

YALOVA BAROSU BAŞKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI;

1. OHAL derhal kaldırılmalıdır. Çünkü OHAL terörle ve darbeye kalkışanlarla mücadele amacının dışında, olağan bir yönetim biçimi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

2. Devletin ilgili kurumlarının elinde, OHAL olmaksızın da terörle mücadele etmeye yetecek güç ve yetkiler vardır.

3. Türkiye Barolar Birliği ve Barolarımız hukuk çerçevesinde terörle mücadele edilmesini her zaman desteklemiştir. Ancak OHAL bu haliyle, terörle mücadeleyi sekteye uğratmaktadır. Çünkü; Türkiye’nin demokratik görüntüsüne ağır zarar vermektedir. Bu da, terör örgütlerinin özellikle dış ülkelerde meşruiyet kazanma girişimlerini kolaylaştırmaktadır. Türkiye’nin yatırım yapılamayacak bir ülke olarak görünmesine neden olmaktadır. Savunma hakkını sınırlayarak yargılama sürecinde suçlu ve suçsuzun birbirinden ayrılmasını zorlaştırmaktadır. Masumları mağdur etmektedir. Gerçek suçluların masumların arkasına saklanmasına imkân sağlamaktadır.

4. Bugüne kadar OHAL ile ilgisi olmayan binlerce düzenleme, OHAL KHK’ları yoluyla yapılmıştır. Üstelik bunların önemli bir kısmının KHK ile düzenlenmesini Anayasamız yasaklamıştır. Bunlar aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne de aykırıdır.

5. Mevcut uygulamada hangi konuların kanunla, hangilerinin KHK ile düzenleneceğine Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu karar vermektedir. Oysa bu konuda esas alınabilecek tek irade ve tek belirleyici Anayasadır. Bu durum, TBMM’nin yetkilerinin fiilen elinden alınması anlamına gelmektedir.

6. Bir tek hükmü bile OHAL’le ilgili olmayan 696 sayılı KHK ile milli irade bir kez daha yok sayılmıştır.

7. Bu süreç sonunda verilecek hükümlerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nce hak ihlali olarak yorumlanacağı da açıktır. Gerek 696 sayılı KHK’da, gerek önceki KHK’larda Anayasa’ya aykırı yüzlerce düzenleme vardır. Mesela tek tip elbise düzenlemesi ile sanıkların peşin olarak suçluluğunun kabul edildiği görüntüsü verilmektedir. Savunma hakkı ağır şekilde ihlal edilmektedir. Türkiye’deki yargılamaların dünyada; önyargılı, suçsuzluk karinesini yok sayan ve usulen yapılan yargılamalar olarak görülmesine sebep olunmaktadır.

8. Bu apaçık Anayasa ihlallerinden bile daha vahim olanı, 696 sayılı KHK’nın insanların yaşamlarını tehlikeye atan bir sorumsuzluk maddesi içermesidir.

9. 696 sayılı KHK, sadece 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin bastırılmasına katılan sivil vatandaşlarımıza yönelik ve yalnızca kanunla TBMM tarafından düzenlenebilecek bir genel af veya sorumsuzluk getirmekle kalmamıştır. Geleceğe yönelik olarak da sivil vatandaşlarca suç işleme özgürlüğü olarak anlaşılabilecek mutlak bir ceza ve tazminat sorumsuzluğu getirmiştir. Böyle bir düzenleme kanunla dahi yapılamaz.

10. Her ne kadar bazı yetkililerin açıklamaları, KHK’nın ilgili maddesinin sadece 15 ve 16 Temmuz 2016’yı kapsama niyetiyle yazıldığı şeklinde olsa da, madde metni böyle değildir. Geleceğe yönelik ve ucu açık bir ceza ve tazminat sorumsuzluğu getirilmiştir.

11. Darbe teşebbüsünün devamı niteliğindeki eylemler ne demektir? Kim, neye göre bunu tespit edecektir? Barışçıl bir protesto eylemini 15 Temmuz’un devamı niteliğinde diye yorumlayıp temel haklarını kullanan insanlara saldıran, öldüren, darp eden gruplar olur ise, bu suçlular, bu maddenin kendilerine bu hakkı verdiğini sanacaklardır.

12. Yetkililerin açıklamalarına göre yapılmak istenen bu değilse bile, KHK’da yazılmış olan budur. Dinamitin fitilini yakmak kolay, söndürmesi çok zor hatta bazen imkansızdır. Vatandaşlarımız huzursuzdur. Kardeş kavgasına zemin hazırlayan bu vahim madde acilen geri çekilmelidir. Ancak derhal ve bir ilk adım olarak; maddenin savunmasını yapanlarca iddia edildiği gibi uygulama kapsamı en son 16 Temmuz 2016’yı kapsıyorsa, bu tarih açıkça madde metnine yazılmalıdır. Böylece maddenin geleceğe yönelik bir suç işleme sorumsuzluğu olarak anlaşılan anlatımı ortadan kaldırılmalıdır. Yetkili makamların sözlü beyanları kuşkusuz bağlayıcı değildir.

13. Kaldı ki sosyal medya mesaj ve yorumları okunduğunda, sokakta konuşulanlar dinlendiğinde azımsanmayacak sayıda kişinin bu maddenin kendilerine bu hakkı verdiğini sandıkları görülecektir. Çok büyük kitlenin ise huzursuzluğa ve güvensizliğe sevk edildiği anlaşılacaktır. Bu sosyal gerçeklik dahi, maddenin kapsamına ilişkin düzeltme yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

14. Milli bir konuda inatlaşmak tüm topluma ve ülkemize geri dönülmez zararlar verir. Aziz vatandaşlarımızın canlarının, temel hak ve hürriyetlerinin zarar görmemesi Türkiye Barolar Birliği’nin ve Barolarımızın tek dileğidir. Bunu talep etmek de hepimizin asli görevidir.

Bu sebeplerle, olağanüstü gündemle toplanan Türkiye Barolar Birliği ve Baro Başkanları olarak diyoruz ki;

– OHAL derhal kaldırılmalıdır.

– 696 Sayılı KHK derhal geri çekmelidir.

– Tatilde olan Türkiye Büyük Millet Meclisi derhal toplanmalıdır. Konuyu, milli bir mesele olarak ele almalıdır.

– Anayasa Mahkemesi yirmi altı yıllık içtihadını hatırlamalı, hukuk devletine sahip çıkmalı ve OHAL ile ilgili hiçbir hüküm içermeyen bu KHK’yı derhal incelemelidir.

Türk Milleti’nin doğru bilgilendirildiği taktirde sağduyusunun galip geleceğine güveniyoruz.

– Milletimizin, hukukun evrenselleşmiş kurallarının sağladığı güven içerisinde birlik ve beraberlik halinde, huzurlu bir şekilde yaşayabilmesi adına sürecin takipçisi olacağımızı, halkımızı kimseden çekinmeden bilgilendirmeye devam edeceğimizi vatandaşlarımıza taahhüt ediyoruz.

Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunarız.

Birleşik Arap Emirlikleri Bakanı; Türkiye’ye karşı birleşin!

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Enver Gargaş, Twitter hesabında Türkiye’yi hedef aldı. Gargaş, “Arap dünyası Tahran ve Ankara tarafından yönetilmeyecektir” ifadesini kullandı. Fahrettin Paşa krizinin yaşandığı BAE’nin Dışişleri Bakanı, “Bölgedeki jeostratejik yarış Kahire ve Riyad merkezli güçlendirilmiş bir Arap birliğini gerekli kılıyor” ifadesini kullandı.

Hadsiz ve sivri çıkışlarıyla tanınan BAE Dışişleri Bakanı Enver Gargaş, Twitter hesabından Türkiye ve İran’ın bölgedeki faaliyetlerini hedef alan bir gönderi paylaştı. Gargaş, Türkiye ve İran’ın bölgedeki hakimiyetine karşı Suudi Arabistan ve Mısır’a birleşme çağrısında bulundu.

“Tahran ve Ankara tarafından yönetilmeyecek”

Gargaş, “Arap dünyası bir çıkmaza girdi ve çözüm çevredeki bölgesel hırslar karşısında işbirliğinde. Mezhepsel ve partizan yaklaşımı kabul edilebilir bir alternatif değildir. Arap dünyası Tahran ve Ankara tarafından yönetilmeyecektir.” diyerek korkusunun sebebini açıkca beyan etti.

The National haber sitesi, Gargaş’ın açıklamalarına neden olarak Ankara’nın Katar ile güçlü ilişkileri ve sonra dönemde Tahran ile Ankara arasından yakınlaşma olduğu yorumunda bulundu.

Yalovalı Çevreciler; Bu karar zaferdir…

Samanlı Dağları Çevre ve Kültür Derneğinin Yalova Güneyköy Ormanlarındaki Taşocaklarına karşı açmış olduğu dava çevrecilerin lehine sonuçlandı.Konu ile alakalı bir açıklama yapan dernek sözcüleri şu biigileri kamuoyu ile paylaştı..

Samanlı Dağları Çevre ve Kültür Derneği (SAMDER) tarafından BMT Bahadır Madenciliğe ait taşocaklarındaki Kırma-Yıkama-Eleme tesisi projesine karşı açılan dava çevre derneğinin zaferiyle sonuçlandı.
Yargının verdiği bu karar kanunların arkasından dolanarak istediklerini elde etmeye çalışan
taşocak sahiplerine ve kendilerine sunulan proje dosyalarını detaylı incelemeden
onaylayan yetkililere bir ders niteliğindedir.
Yerel mahkemenin karar metnindeki şu noktalar dikkat çekicidir.
‘…proje tanıtım dosyasında gerçek duruma göre kapasitenin düşük gösterildiği ve ÇED Raporu
hazırlanmasından kaçınıldığı, kurulu tesisin ÇED Yönetmeliğinde düzenlenen 400.000 ton/yıl
kapasiteden daha büyük kapasite ile çalışacağının tespit edildiği, davaya konu Kırma-ElemeYıkama Tesisi Proje Tanıtım Dosyasının ilgili kurumlar tarafından etkin bir şekilde incelenmemiş olduğu, projenin ÇED sürecine tabii olması gerektiği ve ÇED Gerekli Değildir kararı verilemeyeceği, dolayısı ile mevcut ÇED Gerekli Değildir kararının iptal edilerek…’
Ve yerel mahkemenin yukarıdaki tespitlerine ek olarak yüksek yargı şu tespiti yapmıştır:
‘.. madencilik faaliyetinin 25 hektarın altında 11,56 hektarlık alana ilişkin olması nedeniyle proje tanıtım dosyası üzerinden inceleme yapılarak işlemin tahsis edildiği, ancak dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 14604 nolu ruhsat alanının 151,12 hektar olduğu ve temin edilecek hammaddenin öncelikle 27657 nolu ruhsat sahasından alınacağı, ancak gerektiği durumlarda 14604 nolu sahadan da temin edileceği hususunun proje tanıtım dosyasında yer aldığı…’

‘.. Bu durumda, ruhsat alanı 151,12 hektar olan ve Yönetmelikte belirtilen 25 hektarlık sınırdan
daha büyük bir alanı kapsadığı anlaşılan faaliyet konusunun ÇED sürecine tabi olduğu ve çevresel etki değerlendirme gerekli değildir kararı verilemeyeceği anlaşıldığından…’

Peki bu noktaya nasıl gelindi.
Güneyköy’de faaliyet gösteren taşocaklarına karşı çevre mücadelesi 10 yıllardır
sürmektedir fakat Bahadır Madenciliğin 2013 yılında büyük bir orman alanını kapsayan
bölge içinde taşocağı açma ve Kırma-Eleme-Yıkama tesisleri kurmak için başlattığı ÇED
süreci ile zirve yapmıştır.

Bu mücadele daha sonuçlanmadan taşocağı işletmecisi izin alınan saha (27657 nolu
saha) içinde kurmayı planladığı Kırma-Eleme-Yıkama tesisini zeminin kötü olduğu
gerekçesini öne sürerek bitişikteki başka bir ruhsat sahası içinde (14604 nolu saha)
kurmak için başvuru yapar ve Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü itirazlarımıza
rağmen başvuruyu ÇED Gerekli Değildir kararı ile onaylar. SAMDER doğru olmadığına
inandığı bu kararı yargıya taşır ve yaklaşık 6000 TL yi bulan yargılama ve bilirkişi
masraflarını omuzlar. Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü uzmanlarının görmediği !!
eksiklikleri ve yanlışlıkları mahkeme görür ve verilen ÇED Gerekli Değildir kararını iptal
eder. Dava sonucu beklemeden kurulan tesise ait makinalar karardan sonra yerinden
alınarak başka yere taşınır.
Bu vesileyle şu noktaları bir kez daha hatırlatmamız faydalı olacaktır;
 Orman / tarım alanı içinde veya yakınında
 Su kaynakları veya yerleşim yerleri yakınında
mevcut veya kurulacak her türlü çevreyi kirleten tesislere karşı mücadelemizi sonuna
kadar sürdüreceğiz.
Ve umarız ki Yalova Güneyköy ormanlarındaki taşocaklarına karşı çevre derneğinin açmış
olduğu dava sonucunda verilen bu kararla kazandığı zafer, benzer şekilde istediklerine
ulaşmak için şaibeli yollar izlemeyi düşünenlere ve bunları denetlemesi gereken kurumlara
bir ders olur

Onur Kipri,Yalova’yı önemsiyoruz..

Yalova’da 1977 yılında sadece 4 çalışanı ve yılda bin ton üretim kapasitesiyle kurulan bugün ise bini aşkın ürün, 800 bin ton kapasite ve 850 kişilik istihdamla yoluna devam eden Ak-Kim’in genel müdürü Onur Kirpi, Yalova basını ile bir araya geldi.

Ak-Kim’in bu yıl 40. yılını kutladığını hatırlatan Kirpi, 40 yıldır aynı heyecan ve motivasyonla işlerine odaklandıklarını belirtti. Ak-Kim’in 40 yılda elde ettiği başarıların arkasında Yalova’nın ayrı bir yeri olduğunu vurgulayan Kirpi, “Yalova’daki fabrikamız 600 bin ton kapasiteyle üretim yapıyor. Burada ürettiklerimizin yaklaşık yüzde 30’unu 70 ülkeye ihraç ediyoruz. Yalova’daki fabrikamızda çalışan 435 kişiyle büyük bir aileyiz. Önümüzdeki dönemde yapmayı planladığımız 300 milyon dolarlık yatırımın büyük bir kısmını yine Yalova’da gerçekleştireceğiz” dedi.

İnsan Kaynakları ve Yönetim Sistemleri Direktörü Sibel Bekler Keçeci, Fabrika ve Yatırımlar Direktörü Emre Tekol ve Ak-Kim Genel Müdürü Onur Kipri, Ramada Otel’de basın mensupları ile bir araya geldi. Yalova hakkında önemli açıklamalarda bulunan Ak-Kim Genel Müdürü Onur Kipri, Yalova’yı ayrıca önemsediklerini dile getirdi. Yalova’da 1977 yılında sadece 4 çalışan ve yılda bin ton üretim kapasitesiyle kurulan, bugün ise 6 kıtada 70 ülkeye ihracat gerçekleştiren, kimya sektörünün önemli aktörlerinden biri olduklarını söyleyen Ak-Kim Genel Müdürü Onur Kipri, büyüme hedefleri doğrultusunda yatırımlarını sürdüreceklerini dile getirdi. Ak-Kim Genel Müdürü Onur Kipri, 2023 yılında 750 milyon dolar ciro hedeflediklerini belirterek, “Türkiye kimya sanayisinde AR-GE, üretim ve istihdam konularında öncü bir şirket olarak, katma değeri yüksek ürünler geliştirmek için çalışıyoruz. Yalova’yı odağımıza alan yatırımlarımıza devam edeceğiz” diye konuştu.

Yalova’ya büyük yatırım

Ak-Kim’in bu yıl 40. yılını kutladığını hatırlatan Kipri, 40 yıldır aynı heyecan ve motivasyonla işlerine odaklandıklarını belirtti. Ak-Kim’in 40 yılda elde ettiği başarıların arkasında Yalova’nın ayrı bir yeri olduğunu vurgulayan Onur Kipri, “Yalova’daki fabrikamızda 600,000 ton kapasiteyle üretim yapıyoruz. Burada ürettiklerimizin yaklaşık % 30’unu 70 ülkeye ihraç ediyoruz. Yalova’daki fabrikamızda çalışan 435 kişiyle büyük bir aileyiz. Önümüzdeki dönemde yapmayı planladığımız 300 milyon dolarlık yatırımın önemli bir kısmını yine Yalova’da gerçekleştireceğiz” dedi.

Bütçenin yüzde 4’ü AR-GE’ye

Kimyanın her sektörün yapı taşı olduğunun altını çizen Genel Müdür Kipri, şöyle devam etti: “Bir ülkenin kimya sektörü ne kadar güçlenirse, sanayi ve teknoloji alanlarındaki gelişimi de o derece güçlü olur. 2012 yılında 5 milyon TL’lik yatırımla, 2.300 m2’lik bir alanda Ar-Ge merkezimizin kurulumunu gerçekleştirdik. Ar-Ge çalışmalarımızda dünyada az sayıda kuruluşun yapabildiği, yüksek katma değerli ve ileri teknoloji gerektiren ürünlere odaklanıyoruz. Her yıl bütçemizin yüzde 4’ünü Ar-Ge ve teknoloji yatırımlarına ayırıyoruz. Merkezimizde, alanında uzman yaklaşık 60 çalışan bulunuyor. Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde 2023 yılında 750 milyon dolar ciro hedefimize her geçen gün bir adım daha yaklaşıyoruz.”

“Suyun geri kazanılması konusunda dünyada ultrafiltrasyon modülü üretebilen 6-7 civarında global şirket bulunurken, Türkiye ve çevre ülkelerdeki ilk ve tek üretici konumundayız” diyen Kipri, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Biz üretmeden önce tamamı ithal gelen bu üründe % 60 pazar payına ulaşmayı hedefliyoruz. Koç Üniversitesi’yle birlikte yeni kurduğumuz araştırma merkezi, bor tabanlı ürünler üzerinde çalışıyor. Bu projede bir partnerimiz de Nurol Savunma Sanayi. Birlikte geliştireceğimiz ürünler zırhlarda ve çelik yeleklerde kullanılacak.”

Anahtar teslim proje

Ak-Kim’in sadece ürün değil dünyaya know-how ihraç ettiğini de belirten Kipri, “Ak-Kim şu an yurtdışında anahtar teslim kimya şirketleri kurarak, 40 yılda biriktirdiği bilgi ve tecrübesini yurtdışındaki şirketlere aktarıyor. Sadece yurt dışında değil, yurt içinde de anahtar teslim tesis projeleri yapmak istiyoruz” dedi.

‘Yalova’yı ayrıca önemsiyoruz’

Ak-Kim olarak Yalova’yı ayrıca önemsediklerini söyleyen Kipri, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Yalova’nın yeri Ak-Kim’de ayrıdır. Yalova fabrikasında 600 bin ton kapasite var. Ak-Kim üretim üssü Yalova’dır. Yalova’dan ülkeye farklı ve yeni ürünler kazandırmayı hedefliyoruz. 2016’dan 2017 yılına kadar Ak-Kim’de yüzde 20 civarında büyüme oldu. Türkiye’de başarı sıralamasında 6 ya da 7. sıradayız. Yatırımlarımız ile birlikte sektörün lider şirketi olma yolunda ilerliyoruz.”

Çiftlikköy Belediyesi Konferans ve düğün salonu 2018’e hazır

Çiftlikköy Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla yapılarak geçtiğimiz yıl hizmete giren Yeni Düğün ve Konferans Salonu, 2018 sezonuna hazır. Profesyonel ses, ışık ve lazer sistemleriyle donatılan çok amaçlı salon, geçtiğimiz yıl çok sayıda düğün ve cemiyet toplantılarının yanı sıra çeşitli seminer, konser ve etkinliklere ev sahipliği yaptı.

2018 YILI FİYAT TARİFESİ AÇIKLANDI

Her türlü detayın incelikle düşünülerek hayata geçirildiği düğün ve konferans salonunun 2018 yılı fiyat tarifesi de Belediye Meclisi tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi. Buna göre düğün ve cemiyet etkinlikleri için 5500 TL’den başlayan paket fiyatlarıyla kokteyl, pastalı ve yemekli toplantılar organize edilebiliyor.

YALOVA STANDARTLARININ ÜZERİNDE

Canlı müzik, akustik ses sistemi, lazer gösterileri, gelin ve damat odası, aydınlatmasında kullanılan 270 adet enerji tasarruflu LED aydınlatmaları, havalandırması, ısıtma sistemleri, modern iç düzenlemesi ve geniş açıklıklara sahip iç alanının yanı sıra otopark kolaylığı ve ilçe merkezinde yer alması gibi faktörlerle Çiftlikköylülerin yanı sıra Yalovalıların da tercihi olan iki katlı mekan, sadece ilçede değil, ilinde ve bölgesinde birçok tesis ve otel balo salonu standartlarının üzerinde bulunuyor.

ÇİFTLİKKÖY’ÜN TEK SALONU

İşletmesi Çiftlikköy Belediyesi tarafından yapılan Çiftlikköy Belediyesi Düğün ve Konferans Salonu, düğün, nişan, sünnet gibi cemiyetlerinin yanı sıra, sivil toplum örgütlerinin organizasyonlarında, konferans, panel ve seminerlerde ve konserler gibi etkinliklere, ilçe genelindeki tek salon olarak ev sahipliği yapıyor.

KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT POLİTİKASI

Sosyal belediyecilik anlayışı içinde kaliteli hizmet verilen ve uygun fiyat politikasının izlendiği salon, tasarımında kullanılan modern mimari çizgilerle kentin estetik görünümüne de katkı sağlıyor. Çiftlik Mah. Stadyum Cad. No : 22 Çiftlikköy – Yalova adresindeki Çiftlikköy Belediyesi Düğün ve Konferans Salonu’na rezervasyon yaptırmak için 0226 351 40 25 no’lu sabit hat veya 0533 630 03 77 ve 0544 937 44 00 no’lu gsm no’larından irtibat kurulabiliyor. Salonun ayrıntılı fiyat tarifesine Çiftlikköy Belediyesi resmi internet sitesinde https://goo.gl/Nqsh4w linkinden ulaşılabiliyor.

UEDAŞ’tan 5 bin öğrenciye sıcacık hediye

Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş. (UEDAŞ) sosyal sorumluluk kapsamında, Yalova’da 7-11 yaş grubunda eğitim gören 100 öğrenciye atkı, bere ve monttan oluşan kışlık giyim yardımı yaptı.

UEDAŞ ve Yalova Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile bu yıl 5.si düzenlenen, “Kardeşim Üşümesin” sosyal sorumluluk projesi kapsamında öğrencilere kışlık giysi yardımı yapıldı. Merkeze bağlı Elmalık Köyü Salim Delen Ortaokulu’nda gerçekleşen programa UEDAŞ Yalova İşletme Müdürü Volkan Çelik, Elmalık Köyü Muhtarı Melih Boz, Elmalık Salim Delen Ortaokulu Müdürü Cafer Kayaalp katıldı. Miniklere daha önceden bedenleri tespit edilen mont, bere ve atkıları dağıtıldı.

Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş (UEDAŞ) hizmet verdiği Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen okullarda kışlık giyecek yardımı yapıyor. Kırsal kesimde yaşayan öğrencilerin üşümemesi için gerçekleştirilen, “Kardeşim Üşümesin” projesi kapsamında bu yıl Bursa’da 277, Balıkesir’de 382, Çanakkale’de 236, Yalova’da 105 öğrenci olmak üzere toplamda 1000 öğrenciye mont, atkı, bere, eldiven yardımı yapılacak. Bu yıl 5. si düzenlenen proje kapsamında 11 okuldan 5 bin öğrenci kışlık giyim sahibi oldu.

“Onların bedenleri ısındıkça bizim de kalplerimiz ısındı”

Okulda düzenlenen dağıtım töreninde konuşan UEDAŞ Yalova İşletme Müdürü Volkan Çelik, şu ifadeleri kullandı: “Genel Müdürlüğümüzün koordinesiyle her yıl geleneksel hale gelen giyim yardımlarımızı bu yıl da gerçekleştirdik. Yardımlarımızın önemli bir kısmını, kırsal mahallelerde bulunan öğrencilere verdik. Onların bedenleri ısındıkça bizim de kalplerimiz ısındı. Bu yardımlarımızın Yalova’mızın öğrencilerine az da olsa katkı sağlayacağını umuyoruz. Biz en iyi yatırımın geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımıza yapılan yatırımın olduğu bilincindeyiz.”

Elmalık Köyü Muhtarı Melih Boz ve Salim Delen Ortaokulu Müdürü Cafer Kayaalp ise, öğrencilere yapılan bu yardımdan dolayı UEDAŞ yetkililerine teşekkür ettiler.

Uzun soluklu ve sürdürülebilir projelerle bölge halkına faydalı olmayı amaçlayan UEDAŞ sosyal fayda projelerinin önümüzdeki yıllarda da sürdürmeyi planlıyor.

İDO, yılbaşı tatilinde 43 ek seferle hizmet verecek

İDO, yılbaşı tatili nedeniyle 29 Aralık Cuma ve 1 Ocak 2018 Pazartesi günleri arasında mevcut tarifesinin dışında 43 ek seferle hizmet verecek. Ek seferler şimdiden satışa açıldı.

Yılbaşı tatilinin Pazartesi gününe denk gelmesiyle, 3 günlük uzun hafta sonunu değerlendirmek isteyenlerin oluşturacağı yoğunluğu göz önünde bulunduran İDO, ek seferlerini hizmete soktu. Misafirlerine her zaman keyifli, konforlu ve avantajlı yolculuk deneyimi sunan İDO, yılbaşına denk gelen hafta sonunda mevcut tarifeli seferlerine ek olarak 20 feribot, 23 deniz otobüsü olmak üzere toplam 43 ek sefer yapacak. Ek seferler şimdiden satışa açıldı.

1 Ocak 2018 Pazartesi günü resmi tatil olması nedeniyle; Deniz Otobüsü İç Hatlar ve Sirkeci- Harem Araba Vapuru hattında ise “Haftasonu – Pazar ve Tatil günleri” tarifesi uygulanacak.

İDO’ nun 29 Aralık 2017 Cuma günü öğlen saatlerinden başlayıp 1 Ocak 2018 Pazartesi günü gece yarısına kadar devam etmesi beklenen yoğunluğa dönük olarak açıkladığı ek seferler aşağıda yer almaktadır.

 

Cumhuriyet tarihinin en büyük tarihi eser operasyonu yapıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi ekipleri, bir şebekenin çok sayıda tarihi eseri yurtdışına kaçıracağı istihbaratı üzerine çalışma başlattı.

Söz konusu çalışma kapsamında, 12 Aralık’ta İstanbul merkezli 5 ilde çok sayıda adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, 13 şüpheli gözaltına alındı.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda, Hitit, Mısır, Miken, Fenike, Urartu kültürlerinin yanı sıra Helenistik ve İslami döneme ait eserler ile 5-10 milyon yıl önce oluştuğu tahmin edilen fosillerin de arasında bulunduğu 26 bin 456 parça tarihi eser ele geçirildi.

Operasyonda ele geçirilen tarihi eserler arasında, Yunan mitolojisinin en önemli savaşçısı Aşil’in (Akhilleus) kılıcı olarak bilinen yaklaşık 3 bin yıllık Miken kılıcı ile Büyük İskender’in Hindistan seferi sırasında yaptırdığı “İskender Büstü”, mitolojik dönem Yunan tanrısı Hermes heykeli ve Helenistik döneme ait altın yapraklarında “Tanrı Heilos” figürleri olan taç bulunduğu belirtildi.

Dr.Mustafa Yılmaz ; Uyku sırasında ki anormal davranışları hafife almayın.!

Özel Yalova Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı, Nöroloji Uzmanı ve Uyku Bozuklukları Birim Sorumlusu Dr. Mustafa Yılmaz uyku problemi olanları uyardı ve açıklamalarda bulundu.

Özel Yalova Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Mustafa Yılmaz, ‘Uyku testi (Polisomnografi ), uyku anında yaşanan normal ve anormal durumların tespit edilmesi ve klinik değerlendirilmesi yapılan hastanın tanısında faydalanılacak parametrelerin kaydıdır. Polisomnografi genellikle ağız ve burundan hastanın hava akışının izlenmesi, kan basıncı, EKG aktivitesi, kan oksijen seviyesi, beyin dalga hareketleri, göz hareketleri, solunum, kas ve bacaklarda hareket değişikliklerinin kaydını içerir.’ dedi.

Uyku Testinde nelere bakılır:

·         Solunum sırasında akciğerlerin içinde ve dışında hava akışı

·         Kan oksijen düzeyleri

·         Vücut pozisyonu

·         Beyin dalgaları (EEG)

·         Uykuda solunum durması ve oranı (apne ve hipopne)

·         Kasların elektriksel aktivitesi

·         Göz hareketi

·         EKG ( kalp elektrosu)

Açıklamalarına devam eden Uzm. Dr. Mustafa Yılmaz, Yalova’da yalnızca hastanemizde yapılabilen bu testin yapılma amacı hakkında bilgiler verdi. ‘Polisomnografi, uyku bozukluklarının teşhis ve değerlendirilmesine yardımcı olmak için kullanılmaktadır. Uyku bozuklukları toplumda orta yaşlı ve yaşlı kişilerde, yaygın bir hastalıktır. Bu testlerde kişide Tıkayıcı uyku hastalığının olup olmadığı (obstrictif sleep apnea hastalığı) araştırılır. Bu hastalık yüksek sesle horlama ve gece nefes alamama, tıkanma (apneler) ile seyreder. Gündüzleri kişi aşırı uykulu olma ve uyuklamasına neden olabilir. Bu hastalığın ciddi ölümcül sonuçları olabileceği nedeniyle uyku testi ile değerlendirilmesi gerekir. Uyku Testi ile değerlendirilen diğer hastalıklar; narkolepsi, katapleksi, uykuda ani saldırılar felç veya halüsinasyonlardır. Kişinin uykuda, kâbuslar görmesi, yatak ıslatması, konuşması ve uyurgezerlik gibi parasomnileri (uyku sırasında anormal davranışları veya hareketleri), değerlendirmek için kullanılır. Ayrıca, gecenin ortasında meydana gelen nöbetleri algılamak veya değerlendirmek için kullanılabilir. Bu durumlardan hasta ve ailesinin farkında olması pek olası değildir. ‘ dedi.

Uyku Testi Nasıl Yapılır?

Polisomnografik inceleme yapılacak hasta hekimin önerdiği saatte uyku merkezine gelir. Teknisyen odasına alınan hasta evinden getirdiği kendi pijama ya da uyku kıyafetlerini giyer. Uyku teknisyeni hastaya yapılacak işlemleri anlattıktan sonra kayıt için gerekli elektrotları bağlamaya başlar. Kayıt esnasında beyin dalgalarını izlemek için saçlı deri ve kulak arkasına, göz hareketlerini incelemek için her iki göz yakınına, kas hareketlerini izlemek için çeneye, bacaklara ve kalp elektrosunu alabilmek için göğse özel yapıştırıcısı ile elektrotlar yapıştırılır. Hastanın kanındaki Oksijen miktarını ölçmek için parmak ucuna, horlamasını takip etmek için boynuna ve nefes alıp vermesini izlemek üzere burnuna sensorlar takılır. Yapıştırılan tüm bu elektrotlar ve sensorlar hastanın rahat uymasını engellemeyecek şekilde tasarlanmıştır. Elektrotların bağlanmasından sonra incelemeyi takip edecek teknisyen izleme odasına çekilir ve bilgisayar üzerinden hastanın elektrotlar aracılığı ile elde edilen tüm sinyallerini izlemeye ve kayıt etmeye başlar. Ayrıca yatak odasında bulunan bir kamera ile hastadan tüm gece boyunca görüntü kaydı alınır. Hastaya uyuması için herhangi bir ilaç verilmez yani hasta uyutulmaz ve kendi doğal uykusu sırasında kayıt yapılır. Yine test esnasında bağlanılan elektrotlarla hastaya hiçbir şekilde elektrik akımı verilmez tersine hastanın vücudundaki doğal elektrik, gelişmiş cihazlarla kayıt edilir. Gece boyunca alınan görüntü kayıtları teknisyen odasından izlendiğinden hastanın herhangi bir ihtiyaç halinde kalkması ya da uyanması durumunda teknisyen odaya gelerek kendisine yardımcı olacaktır. Bu şekilde sabaha kadar uyuyan hasta uyandığında elektrotları teknisyen tarafından sökülecek ve test sonlanacaktır. Tüm gece boyunca alınan kayıtlar ertesi gün hekim tarafından bilgisayar ortamında analiz edilecek ve sonuçlar rapor halinde hastaya verilecektir.

DSİ Bölge Müdürlüğü Başkan Silpagar’ı ziyaret etti

Devlet Su İşleri (DSİ) Bursa 1. Bölge Müdürü Hayati Çelenk ve beraberindeki DSİ Bursa ve İzmit’ten gelen teknik heyeti, Çiftlikköy Belediye Başkanı Ali Murat Silpagar’ı ziyaret etti.

DSİ Bursa Bölge Müdürü Hayati Çelenk, DSİ 15. Şube Müdürü Cahit Aşkan, DSİ Bursa Bölge Müdür Yardımcısı Erdinç Kuran, Etüt Plan Şube Müdürü Kenan Akyürek, DSİ Makine İkmal Şube Müdürü Şadi Şadibey ve teknik ekipten oluşan heyet, Çiftlikköy bölgesindeki dere ıslahlarıyla ilgili olarak Başkan Silpagar’la görüştü.

Bölge müdürlüğü olarak taşkın korumaya yönelik makinalı çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini dile getiren DSİ Bursa Bölge Müdürü Hayati Çelenk, dere ıslahı yapılan ve yapılacak olan yerlerde bazı eksikliklerin tamamlanması amacıyla Başkan Silpagar’la görüş alışverişinde bulundu. Toplantıda Çiftlikköy ilçe sınırlarından geçen ve doğal yatağında akmakta olan Gacık ve Kazımiye derelerinin ıslahlarıyla ilgili yapılan çalışmalar ve detayları ele alındı.

Başkan Silpagar, mevcut şartlarda dere ıslahları konusunda Çiftlikköy Belediyesi olarak üzerlerine düşen her sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduklarını ifade etti. Başkan Silpagar, şimdiye kadar DSİ uhdesinde yürütülen şev tenzimi ve taş tahkimatı çalışmalarından dolayı teşekkürlerini iletirken, mevcut bazı sıkıntıların giderilmesi için de işbirliği içinde çalışacaklarını dile getirdi.