ÇAYAN’IN ÖLÜM HABERİ ORTALIĞI KARIŞTIRDI..

Kavgayı ayırırken polisin sıktığı biber gazından sonra baygınlık geçiren ve kaldırıldığı hastanede yoğun bakıma alınan Çayan Birben(31), hayatını kaybetti. Polisleri astım hastası olduğu yönünde uyaran ve biber gazı sıkmamalarını isteyen Birben’in, hayatını kaybettiği açıklandı. Yalova Devlet Hastanesi’nde yaşam savaşı veren Birben’in beyin ölümü 2 gün önce gerçekleşmişti. Ölüm nedenini “biber gazının neden olduğu stres, stresin yol açtığı hipertansiyon sonucunda beyin baloncuğunun patlaması” olarak açıklayan doktorlara da raporu değiştirmeleri konusunda baskı yapıldığı ileri sürüldü. Birben’in yakınları hasta gence zamanında tıbbi müdahalede bulunulmadığını, olayın peşini bırakmayacaklarını belirtti. Ailenin avukatı Melike Korkmaz, konuyla ilgili Yalova Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu belirtti. Yalova Devlet Hastanesi yoğun bakım servisinde yaşam mücadelesi veren Çayan Birben, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Hastane önünde ölüm haberini alan Birben’in annesi Yücel, babası Ahmet ve ablası Özge Birben’in de aralarında bulunduğu yakınları fenalık geçirdi. Kardeşinin fotoğrafını okşayan Özge Birben, “Bak senin Fenerbahçe formanı giydim. Hadi kalk. Neden dolabımı karıştırdın diye kız bana” diyerek gözyaşı döktü. Hastane önündeki yaklaşık 100 kişilik grup, ellerindeki pankartla yürüyüşe geçmek istedi. Bu sırada, hastanenin girişindeki polis noktasının camı kırıldı.   Güvenlik güçleri ile Birben’in yakınlarının da aralarında bulunduğu grup arasında yaşanan arbede sırasında bir polis memuru yaralandı. Gerginlik sırasında polis havaya ateş açtı.   Yaralı polis, Özel Yalova Hastanesi’ne kaldırıldı. Grubun hastane önündeki bekleyişi sürüyor.   Akyıldız: Açıklama yanlış yapılıyorBu arada Yalova Emniyet Müdürü Ahmet Selim Akyıldız, olayla ilgili yasal sürecin devam ettiğini belirterek, ”Olayın her yönüyle, adli ve idari yönüyle tahkikatlar devam ediyor. Bunun dışında gerçeğe aykırı beyanlar, yanlış anlaşılmalara neden oluyor” dedi.

RAPOR İÇİN BASKI VAR!!

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, TBMM Genel kurulunda yaptığı konuşmada, Yalova’da polisin sıktığı biber gazından beyin ölümü gerçekleşen Çayan Birben olayını TBMM gündemine taşıdı. MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Çalışma takvimi, şu saate kadar çalışacağız, şu gün çalışacağız, doğrusu, aslında bunları artık pek ciddiye almıyorum çünkü buna uyulmayacağını biliyorum. Yani Sayın Başbakan “Temmuzda da çalışacaksınız.”, “Emeklilik yaşı kırka düşecek.”, “Kaldırın şunun dokunulmazlığını.” “Askerlik üç ay olacak.” dese herhâlde büyük bir çoğunluğunuz ve yandaş medyadaki o bazı köşe yazarları bu söylediklerinin tümünden bir hikmet çıkaracaklardır. Yani dolayısıyla bu Mecliste neyin görüşüleceği, nasıl görüşüleceği ne Meclis Başkanını ilgilendiriyor ne de sizleri. Yani “Öğretmenler on beş saat ders karşılığı 1.600 lira alıyor, bu para size yetmiyor mu?” diyor. Öğretmenler üşenmemiş 176 ders dışı faaliyetini bana göndermişler. “Bunu o kürsüden oku da Başbakan da duysun.” dediler. Yıllık plan yapmak, günlük plan yapmak, nöbet tutmak, toplantılar hafta sonları ders saatleri dışında yapılacak, sosyal kulüp çalışmaları, rehberlik çalışmaları, kavga eden öğrencileri ayırmak, veli toplantıları yapmak gibi ders dışında 176 faaliyetleri var yani memurlarla aynı değiller. Bunu bile bilmeyen bir Başbakan ne yazık ki öğretmenlere öğretmenlik öğretti. Doktorlar bir şey diyecek oldu Sayın Başbakan “Onlar iğne yapmasını bile bilmez.” dedi, sendikacılar bir şey diyecek oldu “Onlar dinozor” dedi, rektör bir şey diyecek oldu “Onun kafası basmaz.” dedi, çiftçi bir şey diyecek oldu “Al ananı git.” dedi, diplomatlar bir şey diyecek oldu “Onlar monşer. “dedi. İşte biz, böyle bir ortamda, her şeyi bilen bir Başbakanın yönettiği bir ülkede “Üçüncü köprü nereden geçecek? dediğimizde Başbakan helikoptere bindi, Boğaz Köprüsü’nün üzerinden bir tur attı “Şuradan geçe.” dedi. Jeofizikçi misin, mimar mısın, mühendis misin, nereden buldun bunu, köprünün oradan geçeceğini söyledin? Orada mühendis oldu, Cumhurbaşkanlığının görev süresi tartışılırken “Şu kadar.” dedi, orada hukukçu oldu, en sonunda da jinekolog oldu. Bütün mesleklerden anlayan bir Başbakanla karşı karşıyayız. Değerli arkadaşlarım, ben Sayın Başbakanın millî görüş gömleğini çıkardığını biliyordum da grev sözcüsü gömleğini çıkardığını bilmiyordum. Bakın geçmişte muhalif olduğu yıllarda, Başbakan olmadığı yıllarda grev yapan işçilerin yanına gitmiş grev sözcüsü gömleğini giymiş. Oysa bugün bakıyoruz da biraz sonra sizlerin oylarınızla Başbakanın bu grevi yasaklayan yasasından sizler de bir hikmet çıkaracaksınız herhalde “Vardır bir bildiği” diyeceksiniz. Yani korsan taksiyi engelleyelim derken korsan taksiyle ilgili kanunun içine korsan olarak grev kırıcılığı yapıyorsunuz, grevi yasaklıyorsunuz. Hani sizin o 12 Eylül referandumunda grev hak olarak verilecekti, yanılmıyorsam o kırk maddeden 23’üncü maddede yazmıştınız bunu. O anlı şanlı kitapçıklarınızın ortasında bunlar yazılıydı. Bakın Türkiye’nin geldiği hâle bakın. Hopa’da insanlar biber gazından öldü. Ankara’da zehirlendi. Daha dün de Yalova’da oldu. Çocuk diyor ki otuz yaşında bir delikanlı, bir kavga var aralarında, büyük bir olay değil, bir eylem değil: “Ben astım hastasıyım, bana gaz sıkma.” diyor  ama yine çocuğa gaz sıkılıyor. Şimdi de hastanede doktorlara baskı kuruluyor raporu değiştirmeleri için. Değerli arkadaşlarım, yine geçtiğimiz günlerde Karadeniz’deydim, orada gördüğüm bir manzarayı Rize’li olan Sayın Başbakan’a açıklamak istiyorum. Ülkemizde 1937 yılında Çay Kanunu çıkarılmış. Hani o beğenmediği tek parti dönemi var ya, işte tam o dönemde. 37’de Çay Kanunu çıkarılmış, 38 yılında da ilk çay ürünü elde edilmiş. 1940’ta Ziraat Bankası beş yıl süreyle faizsiz kredi vermiş çay üreticilerine. O beğenmediği dönemlerde olmuş bu. İkinci Dünya Savaşı varken, Avrupa yanıp yıkılırken, Hitler orduları Avrupa’yı titretirken Türkiye Cumhuriyetini yöneten Cumhuriyet Halk Partisi, İsmet Paşa döneminde, Ziraat Bankası beş yıl süreyle çay üreticisine faizsiz kredi vermiş. Bu tarihleri niye anlatıyorum? Çok değil, daha 2002 yılında Sayın Başbakan -o zaman AKP Genel Başkanı- “Çayın fiyatı 750 lira     -yani şimdiki 75 kuruşa karşılık geliyor- yani 75 kuruş olmalıdır.” diyor 2002’de. Bugün aradan on yıl geçti, özel sektör 60 kuruşa, 80 kuruşa çay alıyor, kotalı alım yapıyor ve ne yazık ki 1940’ların daha gerisinde 2012 yılı. MEHMET GELDİ (Giresun) – Devlet kaça alıyor? MUHARREM İNCE (Devamla) – Değeri arkadaşlarım,  ülkenin hâli  gerçekten içler acısı, Deniz Feneri sorgulanmıyor, Deniz Fenerini soruşturan savcılar, iddiaları dile getiren gazeteciler yargılanıyor. Bugün bir kanun görüşeceğiz, diyeceksiniz ki: “Grev hakkını engelleyeceksiniz.” Evlere şenlik Meclis Başkanı olmaya başladı. Meclis Başkanı, üç muhalefet partisinin grup başkan vekilini davet ediyor, tutuklu milletvekilleriyle ilgili bir girişimde bulunmak istediğini söylüyor, daha sonra AKP MYK’sına tosluyor bu girişim. Şimdi, Meclis Başkanı diyor ki: “Ben, elimden geleni yaptım, mevcut yasa, Anayasa, mevzuat buna uygun değil. Ben ölüm orucuna mı yatayım, açlık grevine mi gideyim?” Şimdi, Sayın Başkandan ölüm orucuna yatmasını isteyen yok ama Sayın Başkan, adalet, demokrasi ve özgürlük orucundan çıksın bir an önce. (CHP sıralarından alkışlar) Yani bu girişimde bulunurken o Anayasa, o yasalar, o mevzuat ortada değil mi? Yani Meclis Başkanının geçmişteki siyasal yaşamına baktığımda, 1987 yılında demokrat Özal’ın yürüttüğü, hani sizin de çok övdüğünüz “Seçim yasakları kalkmasın.” kampanyasında “Evet, yasaklar sürmelidir.” diyen bir Cemil Çiçek. “Yasaklar, siyasi yasaklar sürmelidir.” diyen Cemil Çiçek’ten 8 milletvekilinin onurunu kurtarmak, onların gelip burada görev yapmasını sağlamasını beklemek sanırım saflık olur biraz. Sayın milletvekilleri, tutuklu milletvekilleri ile yani geçmişte Kenan Evren’in, 12 Eylül Paşası’nın veto ettiği milletvekilleri vardı, geçmişte Kenan Paşa’nın veto ettiği milletvekilleri vardı, şimdi de Recep Erdoğan’ın veto ettiği milletvekilleri var. Kenan Evren’le Recep Erdoğan aynı kişidir, mantık aynı mantıktır. 12 Eylül, milletvekili adaylarını veto etmişti; bugün de Sayın Başbakan “Olmaz öyle şey.” dedi mi, Cemil Çiçek Meclis Başkanlığını, bir anda o görevde olduğunu unutuyor, bir anda bir bakıyorsunuz… Kendi işlerinde hiç öyle değil, bakınız kendi işlerinde çok başarılı. Mesela oğlunu Tekel Yönetim Kurulu üyesi yapmıştı, Tekel satılınca EPDK Yönetim Kurulu üyesi yaptı. Bu konuda oldukça başarılı, hiç zaman kaybetmiyor ama astsubaylara geldiğinde, uzman erbaşlara geldiğinde, memura geldiğinde, tutuklu milletvekillerine geldiğinde hiç sesini çıkaramıyor. Sayın milletvekilleri, bir başka konu da bu ülkede son iki ayını, her salı toplantılarını “Cami yakıldı, cami yıkıldı, cami ahır yapıldı.” tartışmalarına ayıran bir Başbakan, herhâlde son konuşmalarında çok mahcup olmuş olacak ki -belgeler ortaya çıkınca- bugün izledim, hiç böyle bir konuşma yapmadı ama ben “Başbakan unutmuştur belki.” diye Ordu Saraycık beldesinde tarihî bir camiyi AKP’li bir belediyenin nasıl yıktığını, dozerlerin o camiyi nasıl yıktığını burada göstermek istiyorum: Eski hâli, yeni hâli. Ordu Saraycık beldesinde camiyi yıkan bir AKP’li Belediye Başkanını da, bunları sırayla, Başbakan her söylediğinde -elimde şu anda kırka yakın AKP’li belediyenin cami yıkma görüntüleri var- bu kürsüye gelip, AKP’li bir belediyenin nasıl cami yıktığını hepinize göstereceğim. Bunu da hepiniz göreceksiniz. RECEP ÖZEL (Isparta) – Daha yenisini yapmak için. MUHARREM İNCE (Devamla) – Onlar… Onlara gelince “Yenisini yapmak için.” Şimdi, bakın diyor ki… İLYAS ŞEKER (Kocaeli) – Yenisini yapmak için. MUHARREM İNCE (Devamla) – Ama siz bir de… Bakın, İsmet Paşa camilere silah doldurdu, silah doldurdu ülkeyi savunmak için; siz camileri yıktınız iş merkezi yapmak için, AVM yapmak için. “Aramızdaki fark budur.” diyorum. RECEP ÖZEL (Isparta) – Ne alakası var? ALİ ŞAHİN (Gaziantep) – İnandıramazsın. MUHARREM İNCE (Devamla) – Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar) BAŞKAN – Teşekkürler Sayın İnce. MUHARREM INCE ile mubuyuk

YALOVA ÜNİVERSİTESİ KAPADOKYA’YI GEZDİ

Yalova Üniversitesinden Kapodokya gezisi gerçekleşti. Yalova Üniversitesi Kültür ve Sanat Birliği Genç Gezgin Kulübü(YÜGEZ) Kapadokya gezisini Yalova Üniversitesi Dış İlişkiler Merkezi Birimi Koordinatör Yardımcısı Öğr.Gör. Oğuzhan Köse’nin eşliğinde gerçekleştirdi. Kaymaklı Yeraltı Şehri, Açık Hava Müzesi, Uçhisar Kalesi gezildi. Gezi boyunca YÜGEZ Başkanı M.Numan Aslankaya öğrencileri bilgilendirdi. Neşeli geçen öğlen yemeği ardından Seramik atölyeleri ve Ürgüp konakları ziyaret edildi. Akşam yemeği ile gezi sonlandırıldı.

ATAKENT HASTANESİ YALOVANIN GÖZ’DESİ

Özel Atakent Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Oğuz FİDAN , gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla iki hastayı sağlığına kavuşturdu. ATAKENT HASTANESİ’ NDE BAŞARILI GÖZ OPERASYONLARI DEVAM EDİYOR Diyabet hastası olan Şükran ŞAHİN isimli hasta, göz problemi nedeniyle bir süre önce Özel Atakent Hastanesi’ ne başvurdu. Opr. Dr. Oğuz FİDAN tarafından muayene edilen hastanın sol gözünde retina sıvısında kanama ve yırtıklı retina dekolmanı olduğu teşhis edildi. Hasta, İstanbul ve Bursa’ daki büyük göz sağlığı merkezlerinde ameliyatını gerçekleştirecek bir hekim bulamadığı için tedavisini ertelemişti. Opr. Dr. Oğuz FİDAN’ nın, ameliyatını başarıyla gerçeleştirmesinden dolayı minnetlerini sunan hasta ve yakınları, Oğuz Bey’ in Yalova için büyük bir şans olduğunu dile getirdiler. Sağ gözünün içine yabancı cisim (metal) giren Adem ERTÜRK isimli hasta, acil olarak Atakent Hastanesi’ ne başvurdu. Göz kaybına neden olabilecek göz içi enfeksiyonu (endoftalmi) bulunan hasta acilen ameliyata alındı. Hastanın gözünde iris ve lens yabancı cisimden dolayı parçalanmış olup, göz içine giren yabancı cisim ameliyatla çıkarılarak göz içi lens uygulaması yapıldı. Sağlık durumu iyi olan her iki hasta da, gerçekleştirdiği başarılı ameliyatları için Opr. Dr. Oğuz FİDAN’ a ve süreç boyunca ilgilerini esirgemeyen tüm ilgililere teşekkürlerini iletti.

ORANTISIZ GÜÇ CAN ALDI..

Yalova’da akıl almaz bir olay yaşandı.İhmaller zinciri Yalovalı bir gencin hayatına mal oldu. Yıldız Sokakta Abdullah Baştürk parkında geçen gece çıkan kavgayı ayırmaya çalışan Alerjik Astım hastası Çayan Birben (30) olay mahalline gelen polis ekiplerinin sıktığı BİBER GAZI’ndan fenalaşarak Yalova devlet hastanesine kaldırıldı.Hastanede derhal yoğun bakıma alınan talihsiz gencin bu akşam 28.05.2012 akşam saatlerinde maalesef beyin ölümü gerçekleşti. İddialara göre Çayan Birben’in çıkan kavga ile bir ilgisi olmadığı sadece kavgayı ayırmak maksatlı olay yerine geldiği,kavgaya müdahale eden polislere de astım hastası olduğunu söylediği ve kendisine biber gazı sıkmamaları konusunda uyardığı ancak olaya müdahale eden güvenlik güçlerinin bu uyarıyı dikkate almadığı,neticesinde Çayan Birben’in yüzünü yıkamak için girdiği bir dükkanda fenalaştığı ve çağrılan ambulans ile Yalova Devlet Hastanesine kaldırılarak yoğun bakıma alındığı belirtiliyor. Son zamanlarda Yalova polisinin orantısız güç kullanması ile ilgili bir çok haber basına yansımış durumda.Gerek trafik polislerinin gerek asayiş ekiplerinin halkla ilişkiler konusunda yetersiz kaldığı ve yaşanan sorunlara sert müdahalelerde bulunması Yalova kamuoyu tarafından dile getiriliyor.Bu olaylara ilgili Yalova Valisi Esengül Civelek ve İl Emniyet Müdürü Selim Akyıldız’ın gerekli tedbirleri alması bekleniyor.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI SORUŞTURMA İZNİNİ ONAYLADI

4 Nisan 2011 tarihinde Atalay Beştaş’ın bir oy farkla başkanlığı kazandığı seçime, AKP’li Meclis Üyesi Hasan Nergis itirazda bulunup mahkemeye vermişti.Mahkeme ise seçimi onaylayan Yalova Valiliği komisyonunun onay işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş ve  28 Ekim 2011’deki bu kararı valilik temyiz etmeyince kesinleşmiş, Vali Esengül Civelek, kararın gereğinin uygulanması talebiyle İl Genel Meclisi’ne konuyu havale etmişti. İçişleri Bakanlığı Mülkiye müfettişinin raporunda, “Valilik tarafından açıkça bir mahkeme kararı sonucu iade edilen meclis kararının, yeniden gündeme alınıp, meclis başkanlığı seçiminin mahkeme kararındaki iptal gerekçeleri dikkate alınarak yenilenmesi gerektiğinin” açık olduğuna, buna karşın Başkan Atalay Beştaş’ın, “konuyu gündeme almayıp Mart 2012 itibariyle konuyu yaklaşık 3 ay sürüncemede bıraktığına” yer verildi. Raporda, Başkan Beştaş’ın, görev gereklerine aykırı hareket ettiği, bunun sonucunda da kendi başkanlığını sürdürerek, fazla ödenek alması itibariyle haksız menfaat temin etmesinin söz konusu olduğu, bunun da TCK’nın 257’inci maddesindeki ‘görevi kötüye kullanma’ suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Soruşturma izni verilmesi kararı, Bakan Şahin tarafından bizzat onaylandı.

2B ARAZİLERİ SATIŞA ÇIKTI

Yalova Deftardarı Selami Sipahigil yaptığı yazılı açıklamayla 2/B Arazileri Satışına İlişkin 6292 Sayılı Kanun Yürürlüğe Girdiğini duyurdu. Yalova Deftardarı Selami Sipahigil’in yazılı açıklaması şöyle: “31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan ve 6831 sayılı Kanununun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırlarına dışına çıkarılan arazilerin kullanıcılarına satışına ilişkin Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun 26.04.2012 Tarihli ve 28275 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yapılan düzenlemeyle; bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olması nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlarla ilgili öteden beri süregelen sorunların çözüme kavuşturulması, daha önce tapu verilmiş ancak 2/b olması nedeniyle tapusu iptal edilmiş olan vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi, taşınmazların kullanıcılarına satılması ve buradan sağlanacak maddi kaynağın öncelikle nakledilecek orman köylülerine ait taşınmazların kamulaştırılması, tarım alanı olarak kullanılmasında yarar görüldüğü için orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin ıslahı, imar ve ihyası, orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi ve yeni orman alanlarının tesisi için kullanılması amaçlanmıştır. Kanuna göre 2/B taşınmazlarını doğrudan satın alma hakkına sahip olanlar; 3402 sayılı Kanuna göre Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce düzenlenen güncelleme listeleri ve kadastro tutanaklarında veya kesinleşmiş mahkeme kararlarında, 2/b taşınmazlarının 31.12.2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişiler ile bunların mirasçıları ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatname vermeleri şartıyla bunların akdi halefleridir. Doğrudan satın alma hakkından yararlanacakların Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 Ay içinde, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra güncelleme listeleri veya kadastro tutanakları düzenlenecek taşımazlar için; Kadastro tutanaklarının kesinleştiği veya güncelleme listelerinin tescil edildiği tarihten itibaren 8 Ay içinde başvuru yapmaları ve satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul etmeleri gerekmektedir. Ayrıca Tapu ve Kadastro veya imar mevzuatına göre adlarına tapu oluşturulan, devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânken verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan taşınmazlardan orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapuları iptal edilen taşınmazların eski kayıt maliki olan gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri Kanunun yayım tarihinden itibaren 2 yıl içinde başvurmaları halinde taşınmazlar bedelsiz olarak kendilerine iade edilebilecektir. Kabul edilen Kanunla 2/B taşınmazlarının satış bedeli taşınmazın rayiç bedelin %70’i olarak belirlenmiştir. Peşin veya taksitle ödeme imkânı getirilmiştir. Satış bedelinin tamamının peşin ödenmesi halinde satış bedelinden %20, en az yarısının peşin ödenmesi halinde satış bedelinden %10 indirim uygulanacaktır. Taksitli ödemelerde bedelin;  % 10’u  peşin ödenecek, kalanı İlimiz merkez ve bağlı İlçelerindebelediye ve mücavir alan sınırları içinde en fazla 3 yılda 6 eşit taksitte, belediye ve mücavir alan sınırları dışında ise en fazla 4 yılda 8 eşit taksitte faizsiz olarak ödenecektir. Başvuru sahiplerinden satış bedellerine mahsup edilmek üzere; İlimiz merkez ve bağlı İlçelerinde belediye ve mücavir alan sınırları içinde olan yerler için 2.000 Türk Lirası, dışında olan yerler için 1.000 Türk Lirası başvuru bedeli alınarak ilgilileri adına emanet hesabına kaydedilecektir. Bir kişinin birden fazla taşınmazın kullanıcısı olması halinde her bir taşınmaz için başvuru bedeli yatırılacak ve ayrı makbuz kesilecektir. Bir taşınmazın birden fazla kullanıcısı bulunması halinde her kullanıcının ayrı ayrı başvuru bedeli yatırması gerekmektedir. İade edilecek taşınmazlar için yapılacak başvurularda, başvuru bedeli alınmayacaktır. Güncelleme listelerinde veya kadastro tutanaklarında belirtilen kullanıcıların isimlerini, T.C. kimlik numaralarının tespit edilememesi durumunda ana ve baba isimlerini, taşınmaz bilgilerini, başvuru bedelini gösteren listeler düzenlenerek defterdarlık, malmüdürlüğü, ilgili muhtarlık binalarının görülebilir yerleri ile defterdarlık ve malmüdürlüğü web sitelerinde ilan edilecektir. Listelerin ilan edildiği, mutad vasıtalarla duyurulacaktır. Başvuru Yapılabilecek Yerler;- Tüm Mal Müdürlüklerine,- Yalova Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğüne, Satış Başvurusu sırasında gereken belgeler;- Doğrudan Satış Başvuru Dilekçesi,- Nüfus cüzdanı fotokopisi,- Başvuru Bedelinin yatırıldığına ilişkin belge veya makbuz, – Son 5 (beş) yıl için ödenmiş ecrimisil bedelleri varsa buna ilişkin belge,- Kanuni mirasçılardan mirasçı olduklarını gösterir veraset ilamının onaylı örneği, – Akdi haleflerden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenen hak sahibinin veya mirasçılarının noter tasdikli yazılı muvafakatı,- Tüzel kişiler adına yapılan başvurularda, gayrimenkul tasarrufuna izinli olduğunu, temsilcisini, imza sirkülerini gösterir yetki belgesi, İade Başvurusu sırasında gereken belgeler;- İade Başvuru Dilekçesi,- Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını içeren nüfus cüzdanının onaylı örneği,- Vesikalık fotoğraf (3 adet),- Kanuni mirasçılardan mirasçı olduklarını gösterir veraset ilamının onaylı örneği, – Tüzel kişiler adına yapılan başvurularda, gayrimenkul tasarrufuna izinli olduğunu, temsilcisini, imza sirkülerini gösterir yetki belgesi, Başvuru Bedelinin Yatırılabileceği Yerler;- Tüm Mal Müdürlüklerine,- T.C. Ziraat Bankası tüm Şubelerine, İnternet Şubesi ‘2/B ve Tarım Arazileri Tahsilat Hesabı’na, – Yalova Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğüne,“Hem Bankaya hem Muhasebe Birimlerine başvuru bedelini yatıracak kişinin adı soyadı, kimlik numarası ve taşınmazın ili, ilçesi, mah/köyü ile ada ve parsel numarasını bildirmesi gerekmektedir. (Bunlardan ayrı olarak Bankada hem ana adı hem baba adı bilgileri istenirken Muhasebatta sadece baba adı istenmektedir.) Başvuru işlemlerinin sağlıklı ve hızlı bir şekilde yapılabilmesi için hak sahiplerinin başvuru sırasında gerekli tüm belgeleri tam olarak ibraz etmeleri ve başvuru dilekçesinin eksiksiz olarak doldurmaları önem arz etmektedir. .yorum{display:none}

80’LERİN KONSERİ YAPILDI

Yalova Belediye Konservatuarı tarafından düzenlenen ve 1980’li yılların birbirinden güzel eserlerinin seslendirildiği konser, dinleyicileri mest etti. Yalova Belediyesi Raif Dinçkök Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konserde; Barış Manço, Erkin Koray, Cem Karaca gibi ünlü sanatçıların hafızalardan silinemeyen eserleri, muhteşem bir performansla seslendirildi. Az sayıda seyircinin takip ettiği konserin şimdiye kadar düzenlenen en güzel konserlerden biri olduğuna da vurgu yapıldı. Şef Salih Levent Ekin yönetimindeki konserde; Fidan Özer, Barış Çetinkaya ve Selçuk Çakır solistlik yaptı. Sahne performansıyla profesyonellere taş çıkartan Yalovalı isimler, izleyicilerden büyük alkış aldı. Gecenin sonunda Yalova Belediye Başkanı Yakup B. Koçal’ın adına Şef Salih Levent Ekin ve ekibini tebrik eden Yalova Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Hakan İlaslan, benzer bir konserin daha büyük katılımla Barış Manço Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilmesi için çalışma yapacağını belirtti. Alaeddin Yavaşça  Yalova’ya Geliyor Önümüzdeki  Pazar günü ,saat 20.30 da, Yalova Belediyesi Raif Dinçkök Kültür Merkezinde verilecek konserde ,Türk Sanat Müziğinin duayen bestekarı Dr.Alaeddin Yavaşça Musıki Derneğinin konuğu olacak. Türk Sanat Müziğine yaklaşık 70 yılı aşkın bir süredir hizmet etmekte olan büyük bestekar ,sanat yaşamı boyunca ilk defa Yalova da bir konserde Yalovalı hayranları ile buluşacak. Şef Faruk Ömer Öskan yönetiminde sahne alacak Yalova Musıki Derneği Sanat Müziği Korosu ünlü bestekarın eserlerinden oluşan bir repertuar ile Yalova’lı sanat severlerin kulaklarının pasını silecek. Konserin konuk ses sanatçısı TRT Ankara Radyosu ses sanatçısı Güler Basu ŞEN olacak.Güler Basu Şen hocası Alaeddin Yavaşça’nın ve hocasının hocaları Münir Nurettin Selçuk,Sadettin Kaynak ve Zeki Arif Ataergin’den de eserler sunacak. Konsere konuk şair olarak Hasan Oral ŞEN,Ayten YAVAŞÇA,Dr Hüsamettin OLGUN katılacak.Kalabalık bir sanatçı topluluğu ile icra edilecek konser Yalova’lı sanatseverler tarafından yoğun talep görüyor.

YENİ YÖNETİM YEMEKTE BİRARAYA GELDİ

Yalova Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Derneği yeni yönetimi Orient-Cafe Restaurant’ta verilen yemekte buluştu. Nisan ayı içerisinde yapılan genel kurulda yönetimi devralan yeni ekip birlik ve beraberlik mesajları verdiler. Derneğin Kurucularından ve Yalova’nın tanınmış eğitimcilerinden Turgut KÖSE,oluşan yeni yönetimin başkanı olarak şu açıklamayı yaptı; 1989 yılında kurulan derneğimizin amacı aslında yabancı olmadığımız,birlikte yaşamın en güzel öğelerinden olan dayanışma kültürünü ayakta tutabilmek ve hayata geçirebilmektir.Yalovalı Erzurumlular olarak,ülkesinin her karış toprağını kutsal sayıp tarihin her döneminde bu topraklara bağlılığını ifade ederken,tüm kutsal değerlerini korumak ve yaşatmak görevini tavizsiz olarak yerine getirmenin gururunu taşıyoruz. Türk kültürünün değişmez bir parçası da İmece usülü dayanışmadır.İşte bu geleneği yaşatmak bizden sonraki nesillere aktarmayı görev saydık.Çünkü bu ülkenin mihenk taşı olan dayanışma,birliğimiz ve bütünlüğümüz açısından en önemli unsurdur. Yalova’nın nüfusunu oluşturan değişik tüm kültürlere saygı duyduğumuz gibi kendi kültürümüzü ve folklorik farklılıklarımızı da tanıtmak ve yaşatmak adınadır bu çalışmalar. Yalova’da yaşayan Erzurumlular olarak Yalova’nın sorunlarına,ülkemizin sorunlarına baktığımız gözle bakıyoruz.Biz bir sivil toplum örgütü olarak artık Yalovalıyız.Yalova ve Erzurum kültürünü özümseyerek yaşıyoruz.dedi Yalova kamuoyunun yakından tanıdığı işadamı Ali Demirhan’da yeni yönetimde yer aldı. Yeni yönetim şu isimlerden oluştu;Yönetim KuruluTurgut Köse,Gülhan Ergüder,Seyfullah Doğru,Feridun Doğrudil,Ali Demirhan,İsmail Taşdüzer,Müslim Altunlu. Rasim Akçelik,Mahmut Karaca,Haydar Gözüm,Sadık Özgöz,Metin Kızılca,Bayram Günaydın,Abdürrahim Türkeş Denetleme Kurulu:Mustafa Kılıçtaş,Nuraydın Topçu,Mevlüt Sarı-Burhan Karakelle,Cafer Akkoyunoğlu,İhsan Türkeş