AK PARTİ MİLLETVEKİLİ TEMEL COŞKUN’UN YENİ YIL MESAJI

Öncelikle 2012 yılının, ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını bolluk, bereket, barış ve huzur dolu bir yıl olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel krize rağmen Türkiye’miz, bölgesinde ve dünyada parlayan bir yıldız olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Geride bıraktığımız 2011 yılı özgürleşme, demokratikleşme ve kalkınma yolunda önemli adımlarının atıldığı bir yıl olmuştur. Aziz vatandaşlarımızdan aldığımız güç ile 2012 yılında da ülkemizi daha ileriye taşıyabilmenin gayreti ve çalışması içerisinde olacağız. Dün olduğu gibi bugün de, ülkemizin yükselmesinden, birlik ve beraberliğinden rahatsız olan şer güçleri olabilir. Ancak, AK Parti iktidarı olarak hedefimiz, hiç kimsenin etnik kimliğine bakmadan, sen ben ayırımı yapmadan, insan hak ve özgürlüklerinin alabildiğince yaşandığı ve herkesin gıpta ile baktığı güçlü bir Türkiye’dir. Türkiye’de 2011 yılı seçim ve yeni bütçe çalışmaları ile anayasa hazırlık faaliyetlerini içeren yoğun bir gündemle geçirmiştir. 2012 yılına girerken, geleceğe umutla bakıyor; sorunların, sıkıntıların aşılacağına dair inancımızı koruyoruz. Ülkemiz benimsediği hedefleri gerçekleştirme kararlılığıyla ilerlemesini sürdürmektedir. Dünyada, birçok devlette risk ve belirsizliklerin bulunduğu bir ortamda, Türkiye’nin yükselen ülkeler arasında olması memnuniyet vericidir. Ülkemiz, dinamik ve istikrarlı ekonomisiyle, modern devlet yapısıyla, demokratik rejimiyle, izlediği akılcı ve barışçı dış politikasıyla, tüm dünyada sözü dinlenir ve sorunların çözümünde aracılığına ihtiyaç duyulan önemli bir aktör durumundadır. Bu hepimiz için bir iftihar vesilesidir. İnanıyorum ki 2012 yılı, demokrasinin, kardeşliğin, birlik ve beraberliğin, huzurun, refahın, mutluluğun, bolluğun, bereketin ve yaşam standardının daha da artacağı bir yıl olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, 2012 yılının ülkemiz, milletimiz, devletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, barış, huzur ve kardeşlik dolu bir dünya dileklerimle tüm hemşerilerime selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Yeni yılda da, istikrar içinde büyüyen ve gelişen bir Türkiye dileğiyle, Yalova Halkına sevgiler ve saygılar sunuyorum.

AKP DEN KORKMUYORUM!!

BAŞBAKAN’A RAĞMEN TBMM GENEL KURULU’NDAN KANUN GEÇER Mİ? 29.12. 2011 Tarihli Akşam Gazetesi’nin manşetten verdiği haberde milletvekili maaşlarıyla ilgili düzenlemenin benim TBMM Genel Kurulunda 09 Aralık 2011 Cuma günü yaptığım konuşmayla başlayan bir sürecin sonucu olduğu, daha doğrusu benim çağrımla bu sürecin başlatıldığı belirtilmektedir. Haberin tümü okunduğunda spotları ile içeriğinin birbirini desteklemediği şahsımın açıkça itibarsızlaştırılma operasyonuna tabii tutulduğu görülmektedir. Akşam Gazetesi kaynaklı asılsız haberin internet siteleri, televizyon ve radyo haberlerinde daha da çarpıtılmış biçimde sunulması bu düşüncemi pekiştirmiştir. TBMM’de yaptığım konuşma öyle gizli, saklı değildir. Birçok gazete gibi Akşam Gazetesi’nde o gece yaptığım konuşmaları soyadıma atıfla 13. sayfasından resmimi de kullanarak “Bütçe’de İnce Atışmalar” başlığı ile haber yapmıştır. Dolasıyla konuşmalarımın içeriğini Akşam Gazetesi muhabirlerinin sonradan öğrenmesi söz konusu değildir. Sanki saklanmış, gizlenmiş bir şeyi bulmuş, keşfetmiş gibi, içeriği göz ardı edilerek 20 gün sonra haber yapılması haberin, gazetecilik duyarlılığı ile değil başka düşüncelerle yapıldığının en önemli kanıtıdır. Şu iyi bilinmelidir ki gerçeğe sayfalarını kapatan, kurgulanmış habere sayfa açan medya, Türkiye’nin en önemli sorunlarından biridir. Halkın bilgilenme hakkını karşılamakla görevli olması gerekenlerin bilgiyi kirletme misyonu üstlenmiş olmaları tek kelimeyle utanç vericidir. Soruyorum benim konuşmamda milletvekillerinin maaşlarına zam yapılmasına dair bir tane cümle var mıdır? Bırakınız cümleyi ima var mıdır? Yoktur çünkü o konuşmamda Meclisin 18-19 saat çalıştırılmasına yönelik verdiğim tepki gereği milletvekillerinin insan üstü çalışma koşullarına itiraz etmelerine yönelik bir çağrı vardır. Konuşmam, Meclisin basın aracılığıyla oluşturulan algısında Milletvekillerinin sürekli olumsuz yönleriyle gündeme getirilmesinde, milletvekillerinin kendi haklarına dönük duyarsızlığının büyük payı olduğunu ortaya koyan bir konuşmadır. Genç milletvekillerinin, yeniden milletvekili seçilememesi durumunda yaşadıkları soruna ve emekli milletvekilleri arasındaki eşitsizlik sorununa dikkat çekmem de yine bu bağlamda olmuştur. Konuşmamın devamında milletvekillerinin yaşadıkları sorunların bir bütün olarak meclise getirilmesine, özellikle tutuklu milletvekilleriyle ilgili bir çağrıda bulunduğum, konunun sadece maddi buyotuyla ele alınmaması gerektiğine ısrarlı vurgum görülecektir. Şu iyi bilinsin! Muharrem İnce, TBMM tutanaklarında yer alan o sözlerinin tümüyle arkasındadır. Çünkü Meclisin, milletvekillerinin, orada çalışanların sorunlarına, tutuklu milletvekillerine dikkat çekmiştir. 6262 sayılı kanunun ilgili bölümü bu konuşmayla değil, sorunun muhatabı eski milletvekillerinin, onların örgütü olan Parlamenterler Birliğinin, Genel Başkanlar ve Parti Grupları düzeyinde yürüttükleri uzun çalışmalarının ürünü olarak şekillenmiş ve gündeme gelmiştir. Kanun durup dururken, bir anda genel kurula gelmiş değildir. Dokuz yılı aşan deneyimim şunu göstermiştir ki bu Meclisten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın onay vermediği hiçbir yasa teklifi, tasarısı kanunlaşmış değildir. Bugüne kadar Başbakanın bu kanunla ilgili sessiz kalması, hiçbir açıklama yapmamış olması göz ardı edilmemelidir. Ben o gün, CNN Türk’te bir programın çekiminde bulunduğumdan o geceki görüşmelere müdahil olma durumum söz konusu olmamıştır. İçinde zam iması dahi geçmeyen bir konuşmadan, “ Zammın pimini Muharrem İnce çekti” haberi çıkarmak ve bunu manşete taşımak, AKP’ye yandaş ve AKP’den korkan bir medya düzeninin yapabileceği bir iştir. Ben AKP’den korkmuyorum. Ancak AKP’nin yandaşlık ve korku üzerine inşa ettiği, hangi konuşma tutanağını nasıl kullanacağını bilmediğimiz, kraldan çok kralcı olan bu medya düzeninden korkuyorum. Ancak anlaşılan o ki, bu medya düzeni beni AKP’ye rağmen Meclis’te kanun çıkartma gücü olan bir Milletvekili olarak görmektedir. Ben bu medya düzeni tarafından bana verilen bu gücü önümüzdeki günlerde kullanmaya devam edeceğim. Kamuoyuna saygılarımla.

AKARYAKIT OPERASYONU

Yalova İl Jandarma Ekipleri Göz açtırmıyor! Yalova İl Jandarma Komutanlığına bağlı İstihbarat ve Kaçakçılık Şube ekipleri bu sabah kaçak akaryakıt operasyonu düzenledi. Kocaeli ilinden temin ettiği kaçak akaryakıtı Bursa iline götüren Ö.G isimli şahıs Yalova Jandarma Komutanlığının İstihbarat ve Kaçakçılık şube ekiplerinin  takibi ile Kirazlı Sanayi kavşağında ele geçirildi.Jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonda 25 ton kaçak akaryakıt ele geçirildi. Buunun yanı sıra Jandarma Ekipleri Çınarcık ilçesi Şenköy beldesinde çeşitli tarihlerde hırsızlık yapan H.Ç ve G.K: isimli şahısları çalıntı eşyalarla birlikte yakaladı.Şahısların üzerinden esrar da çıktı.

55 NOLU KARAR NE?

Nisan ayında yapılan İl Genel Meclis Başkanlığı seçimlerine itiraz eden Ak Parti’liler en geç 1 ay’a kadar Meclis Başkanlığı seçimlerinin tekrarlanacağını iddia ettiler. Bilindiği üzere Bağımsız Üye Atalay Beştaş Nisan ayında yapılan 2. Dönem Başkanlık seçimlerini 8 oy’a karşılık 7 oyla kazanmış Ak Parti grubu da Beştaş’ın sandıklardan çıkarılan oyları kendisi saydığı için seçimlerde usülsüzlük yapıldığı gerekçesiyle Yalova Valiliğine dilekçe ile müracaat etmişti. Yalova Valisi Esengül Civelek de bir komisyon oluşturarak konunun incelenmesini istemişti.Komisyon seçimlerin tekrarlanmasına gerek duymayınca, Ak Parti grubu ise İdari Mahkemeye seçimlerin iptali ile dava açmıştı.Mahkeme Ak Parti’lilerin açtığı bu davayı kazanmış Yalova Valisi Esengül Civelek de Yalova İl Genel Meclisine yazdığı yazıyla 55 nolu Meclis kararının ( Başkanlık seçimleri) kararın uygulanmasını istemişti. Kararın uygulanmaması üzerine dün Yalova Valisi Esengül Civelek 2. bir yazı yollayarak 55.nolu Meclis Başkanlığı seçimleri ile ilgili kararın İdare Mahkeme kararı gerekçesiyle uygulanmasını istedi. Gereğini yapın dedi. Ak Parti’lilere göre  Yalova Valisi Esengül Civelek’in ‘ gereğini yapın’ dediği konu Başkanlık seçimlerinin tekrarlanması.Muhalefet üyelerine göre de bu yazı Başkanlık seçimlerinin tekrarlanması yönünde değil.Şimdi gözler ‘Mahkeme kararı ile işlemin yeniden yapılması konusunda gereğinin yapılmasını rica ederim’ şeklindeki 2. yazının hangi anlama geldiğini açıklık kavuşturmak üzere Vali Esengül Civelek’e çevrildi.OSMAN ORAL HABERİ  

KOÇAL ‘REST SİYASETİ’ YAPIYOR

Ak Parti Milletvekili Temel Coşkun bu sabah parti binasında basın mensuplarıyla biraraya gelerek kahvaltı yaptı. Kahvaltının ardından 2011 yılının değerlendirmesini yapan Temel Coşkun sonrasında basın mensuplarının sorularını cevapladı. Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal’ı kastederek ‘ Rest siyaseti ile benim istediğim olacak dayatması yapıyor.Yok öyle yağma birazda bizim istediğimiz olsun.Yalovaspor Tesisleri de suistimal ediliyor’ şeklinde konuştu. Basın toplantısına İl Başkan vekili Ömer Aslan, İl Yönetim Kurulu üyeleri, İl Kadın ve Gençlik Kolları üyeleri, İlçe Başkanları, Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri ve İl Genel Meclis Üyeleri hazır bulundu. Basın toplantısında, basın mensuplarına da serzenişte bulunun Coşkun, Ak Parti iktidarının Yalova ve bölgesine yaptığı çalışmaların görmezden gelindiğini, kent merkezine yapılan 500-600 liralık bir çalışmanın ise günlerce konuşulduğunu belerterek ” Bizim İktidarımız döneminde Yalova ve bölgesinin arıtma tesisleri yapılmasaydı Yalova’nın hali ne olurdu” dedi  Yalova kent merkezinin yok olduğunu çirkin yapıların meydanda yükseldiğini, Sahil bandı çalışmaların İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmasına karşın, bunun göz ardı edildiğini söyledi.  Coşkun konuşmasında “ Yalova’nın meydanı yok oldu. Neden susuyorsunuz.. yap boz çalışmaları var. Kentleri,  kent yapan büyük meydanlarıdır. Burada bir miting yapmak istesek, yada Başbakanımız buraya gelse nerede konuşacak” dedi. Yalovaspor Başkan ve yönetiminin dün kendisini ziyarete geldiğini ve Yalovaspor’un durumunun içler acısı olduğunu söyleyen Coşkun “ Yalovaspor güven kaybına neden olmuştur. Bugüne kadar Yalovaspor ve Yalovaspor tesisleri suiistimal edilmiştir. Yalovaspor tesislerine bakış açımızda bu nedenle değişti.  Ak parti Meclis üyeleri de Yalovaspor tesislerinin de suiistimal edilmesini önlemek için de toplanarak grup kararı alarak, tesislerin konut alanına dönüşmesine karşı çıkmıştır” dedi. İnkilap Vapurunun durumunun da  tartışmalı olduğunu sözlerine ekleyen Coşkun, ‘İnkilap Vapuru geldikten sonra Belediye başkanı Yakup Koçal ilk etapta bu Vapura sahip çıktı, ihaleye çıkarttı. Ama sonrasında  kaçak kat yapılmasına göz yumdu. Vapurun bu hale gelmesindeki sorumluluk mevcut yönetimde.Arkadaşlarımız mahkeme sonuçlanıncaya kadar vapur orada kalsın ve eski haline gelsin şeklinde karar verdiler. Bu konuda rest çekilerek siyaset yapmak ve suçu eski yönetime mal etmek de yanlış” dedi 2011 yılına seçimlerin damgasını vurduğunu sözlerine ekleyen Coşkun, 2011 yılı hem ülkemiz hem de Yalova açısından önemli olaylara sahne olarak tarihte yerini almaktadır. Şüphesiz 2011 yılının milletimiz için en önemli olayı 12 Haziran’da yapılan Genel Seçimler olmuştur. Halkımız son sözünü sandıkta söylemiş, demokrasi barış ve huzur içerisinde tekrar taçlandırılmıştır. Milletimizin teveccühünü İki Genel Seçim, iki Yerel Seçim ve iki Referandum Halk Oylamasında kazanan AK Parti, yine milletimizin takdiri ile iktidara gelmiştir. Halkımızın desteği ile hizmet yolunda mesafeler kat etmeye devam etmektedir. Bu vesile ile aziz milletimize Partimiz ve teşkilatlarımız adına bir kez daha teşekkür ediyoruz” dedi

İNCE’DEN CEVAP SERT GELDİ..

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana’ya, “Ayrı devlet kuracağız diyorsan, Türkiye Cumhuriyeti masa başında kurulmadı, savaş meydanlarında kuruldu. Bedelini ödersin, gelir alırsın” diye seslendi.   İnce, A.A muhabirine, Leyla Zana’ın, “Başta özerklik istedik ama bugün Kürtler, özerliğin yetersiz olduğunu düşünüyor” yönünde basına yansıyan açıklamalarını değerlendirdi.”Zana’yı kutlamak lazım” diyen İnce, Leyla Zana’nın açık yüreklilikle görüşlerini söylediğini ifade etti. İnce, Kürt sorunu konusunda konuşanların, kafalarının arkasındakileri, yüreğinden geçenleri anlatmadığını, sürekli dolandığını belirtti.Muharrem İnce, “Beraber mi, yan yana mı, ayrı ayrı mı yaşayacağız?” sorularını, kendilerine sormaları gerektiğini vurgulayarak, sözlerini, “Beraber yaşayacaksak, tek devlette yaşayacaksak, sorunlarımızı oturur masaya, çözeriz. ’Yan yana yaşarız, federasyon’ diyenler, bugün bu görüşlerinden vazgeçiyor, bağımsız devlet talebinde bulunuyor. O zaman Zana’ya sorum şu olur: Beraber yaşayalım diyorsan oturur konuşuruz, Kürtlerin ne sorunu varsa çözeriz. Ayrı devlet kuracağız diyorsan, Türkiye Cumhuriyeti masa başında kurulmadı, savaş meydanlarında kuruldu. Bedelini ödersin, gelir alırsın” diye sürdürdü.

AGD FETİH ŞÖLENİ HAZIRLIĞI

Anadolu Gençlik Derneği sadece Yalova’mızda değil ülkemizin dört bir yanında organize ettiği etkinlikler ile geleneksel hale getirdiği Mekke’nin Fethi’nin 1382. yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyor. Halk Eğitim Merkezi konferans salonunda gerçekleştirilecek olan programın konuşmacısı Tarihçi Naim ÖZTÜRK. Naim ÖZTÜRK programa katılarak “Hakk – Batıl mücadelesinde Mekke’nin Fethi ve günümüze etkileri” başlıklı bir sunum yapacak.  Yanı sıra programda özel olarak hazırlanan iki ayrı sinevizyon ilk defa izleyecilerin  beğenisine sunulacak.  Programda Mekke ve Fetih ile ilgili çeşitli şiir ve ezgilerinde seslendirileceği bilgilerini veren Anadolu Gençlik Derneği Yalova Şube Başkanı Mustafa ÖZEN; “Özellikle konusunun hakimi olan konuşmacımız hepimizin faydalanacağı bir isim. Bu nedenle bu gece tüm hemşerilerimizi imanın doğduğu şehrin fethinin önce kalplerin fethedilmesi yoluyla nasıl tüm insanlığa dersler içerdiğini birlikte müşahade etmek üzere yanımızda görmek istiyoruz.” dedi

DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI TOPLANTISI

  Doğu Marmara Kalkınma Ajansı bölgesindeki İl Gıda ve Tarım Hayvancılık Müdürleriyle “İstişare ve İşbirliği Toplantısı Yaptı.   Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Erkan AYAN’ ın moderatörlüğünde düzenlenen toplantıya  Kocaeli İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Sayın Abdullah ÖZTÜRK, Sakarya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Sayın Abdullah KESKİN, Düzce İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Sayın Ayhan ÜNAL, Bolu İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Sayın Abdulkadir ASLAN , Yalova İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Selim KARAHAN ve Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. M. Emin ERGÜN katıldılar. Toplantıda Doğu Marmara Bölgesi’nde yer alan Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova illerindeki tarımın yapısı genel hatlarıyla ortaya konulmuştur. Tarım sektörüne yönelik  Ajansımız ve katılımcı kuruluşların işbirliği olanakları, tespit edilen konular üzerinde kalkınma ajansı, il müdürlükleri ve araştırma enstitüleriyle ortak çalışmalar yürütme   konusunda görüş birliğine varıldı.   Konuyla ilgili Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Erkan AYAN yaptığı açıklamada, “Bölgede sürdürülebilir kalkınmayı sağlayabilmek için bölge potansiyellerinin en verimli şekilde değerlendirilebileceği stratejileri araştırmak ve bu stratejileri uygulamak için ilgili tüm paydaşlarla birlikte hazırladığımız Bölge planı çerçevesinde bölgedeki tarım ve hayvancılığın geleceğini İl tarım, gıda ve hayvancılık müdürlerimizle, araştırma merkezimizle görüştük. Doğu Marmara bölgesinin iklim ve toprak yapısının tarıma oldukça elverişli olması nedeniyle bölgede yetiştirilen ürün çeşitliliği çok fazla. Tarımsal üretimde verimlilik yüksek, bölgede işlenen tarım alanı 483.718 ha. (Türkiye’deki payı %1.99) bu alanların daha etki kullanılabilmesi için bölgenin tarımsal kalkınmasına katkı sağlayabilecek alternatif önerileri değerlendirdik. İl müdürlüklerimiz ve araştırma enstitüleriyle ortak çalışmalar yürütme   konusunda görüş birliğine vardık”. Dedi.   Toplantıda Ajans uzmanlarınca “Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Çalışma Alanında Yer Alan Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova İllerinde Tarım ve Hayvancılık  Üretim Potansiyelini Artırma Olanakları”konulu bir sunum yapıldı, il bazlı ve bölge bazlı yapılabilecek işbirliği çalışmaları istişare edildi.        

MEME KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ

Özel Atakent Hastanesi’ nin başarılı Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlyas ŞAHİN, yaptığı açıklama ile meme kanseri konusunda bilgi verdi.   KADINLARI KORKUTAN HASTALIK; MEME KANSERİ Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir. Erken teşhis ve meme kanseri belirtileri çok önemlidir. Meme Kanserine Yakalanma Riskini Artıran Faktörler; Yaş: İleri yaş önemli bir risk faktörüdür. Yeni meme kanseri tanısı konan kadınların % 70’i, 50 yaş üzerindedir. Ailede meme kanseri hikayesi: Aile yakınları arasında meme kanserine yakalanmış kadınların, meme kanserine yakalanma olasılığı diğer kadınlara göre daha fazladır. Doğurganlık hikayesi: İlk çocuğu doğurma yaşı önemlidir. İlk çocuğunu 30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranı 20 yaşından önce doğuranlara göre 2 kat fazladır. Hiç çocuk doğurmayan kadınlarda risk hafif yüksemektedir. Östrojen hormonu tedavisi görenler: Menopoz nedeni ile uzun süre östrojen tedavisi ( 10 yıldan fazla) gören kadınlarda, meme kanseri oranı artmaktadır. Fakat, hormon tedavisi almayan kadınlarda kalp hastalıklarında ve osteoporoz gibi sorunlarda artış ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, menopoz yakınmalarının azaltılması amacı ile, östrojen verilmesi önerilebilir fakat, mutlaka bir kontrol altında yapılmalıdır. Doğum kontrol hapı kullanılması: Bu konuda farklı görüşler olmakla birlikte hafif bir risk artışı olduğu ileri sürülmektedir. On yıl önce doğum kontrol hapını bırakmış olan kadınlarda ise, bu risk tamamen ortadan kalkmaktadır. Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir; Nasıl Erken Tespit Edilebilir? Meme kanserinde erken teşhis yöntemleri, hastanın taşıdığı risk faktörlerine göre değişmektedir ve bu sebeple meme kanseri belirtileri değerlendirmesi çok önemlidir. Bu risk faktörlerinin arasında en başta yaş gelmektedir. Daha genç yaşlarda ortaya çıkabilmesine rağmen, ilerleyen yaş gruplarında bu risk artmaktadır. Yirmi yaş üzerindeki kadınlar, her ayın belirli bir döneminde kendi kendilerini muayene etmelidirler. Bu muayene sırasında meme dokusunda farklılık olup olmadığı araştırılır. Eğer bir değişiklik tespit edilirse derhal bir hekime başvurulmalıdır. Bir değişiklik saptanmasa bile, üç yılda bir kez hekim tarafından muayene edilmelidirler. Kırk yaşına gelen kadınların, kendi yaptıkları periyodik muayeneye ek olarak her yıl bir kez hekim tarafından muayene edilmeleri gereklidir. Ayrıca her yıl veya iki yıl ara ile mamografi çektirmeleri gereklidir. Elli yaşından sonra, kadınlar kendilerinin periyodik muayenelerine ve her yıl bir defa hekim muayenesine devam etmeli ve mamografi dediğimiz meme filmini her yıl çektirmelidir. Memede Kanserinden Korunmak İçin Kadınlar Kendilerini Nasıl Muayene Etmelidir? Erken teşhis için her kadının ayın belirli bir günü kendisini muayene etmesi gerekir. Her ay düzenli olarak kendisini muayene eden bir kadın, memesinde ortaya çıkan bir kitleyi çok daha erken fark eder. Aşağıda değişiklikler fark edildiğinde, gecikmeden bir hekime başvurulmalıdır: Memede iki haftadan uzun süre ele gelen sertlik veya kitle, Meme derisinde kalınlaşma, şişme, renk değişikliği, Meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması, Memede veya meme başında içeri doğru çekinti olması, Memenin şeklinde değişiklik, Meme başlarının pozisyonlarında değişiklik, Meme başında ortaya çıkan akıntı. Memede Kitle Tespit Edildiğinde Ne Yapılmalı? Memede bir kitle tespit edilince bunun kanser mi,  yoksa başka bir hastalık mı olduğu araştırılmalıdır. Şunu önemle vurgulamak gerekir ki, memede saptanan her kitle kanser değildir. Bu nedenle, memede şüpheli bir kitle saptanınca hemen korkup telaşlanmaya ve paniğe kapılmaya gerek yoktur. Memede bir kitle saptandığında, bir hekime başvurarak daha ileri tetkiklerin yapılması gereklidir. Meme Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır? Son yıllarda meme kanseri tedavisinde oldukça önemli gelişmeler olmuştur.  Bir çok tedavi olanakları ortaya çıkmıştır. Bu olanaklar hastalığın saptandığı safhaya göre değişir.  Hastalık ne kadar erken safhada saptanırsa tedavi olanağı ve seçeneği o kadar fazla olmaktadır. Meme Kanseri Ameliyatı Nedir? Günümüzde meme kanserinin tedavisinde, cerrahi girişimin birkaç farklı uygulaması vardır. Bu uygulamalar temel olarak, memenin alınmadan korunmasına yönelik olanlar ve memenin tümünün çıkartılmasına yönelik olanlar olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Bunlara ek olarak da, alınan memenin yerine, plastik cerrahi teknikler ile yeniden meme rekonstrüksiyonu yapılması ameliyatları vardır. Meme Kanserinde Kemoterapi Nedir? Kanser hücrelerini öldürücü ilaçlarla yapılan tedavidir. Bu ilaçlar ağızdan veya damardan verildikten sonra tüm vücuda yayılır. Genellikle, aynı anda birkaç ilaç birlikte verildiğinde daha etkili olduklarından, değişik kombinasyonlar halinde verilirler. Kemoterapi, belirli bir süre verilir ve sonra ara verilir. Bu aralarda hastanın kendisini toparlaması sağlanır. Daha sonra tekrar bir süre ilaç verildikten sonra ara verilir. Bazı olgularda lokal olarak yapılan cerrahi tedaviye ek olarak, ilaç tedavisi de eklemek gerekebilir. Hastalarda cerrahi tedavi sonrası yapılan tetkiklerde, herhangi bir bölgede kanser kalmamış olsa bile, koruyucu önlem olarak bir süre ilaç tedavisi yapılabilir.