Çabuk İnanan Kolay Kandırılır

Bizi etkileyen çoğu şeyi çoğu zaman fark etmiyoruz veya alışıyoruz böylece fark etmemeye de başlıyoruz. Onay verdiğimiz her şey için gerçekten ikna oluyor muyuz ? Günlük Hayatta verdiğimiz kararların arkasında bu kararları etkileyen sebepler nasıl ve kimler tarafından yönlendiriliyor ?
Kendi algısını yönetemeyenlerin algısı başkaları tarafından mutlaka yönetiliyor.
Şunun farkında olmalıyız ki aynı topluluk içinde bulunduğumuz insanlarla ortak paylaşımlarımız ve zevklerimiz bir olsa bile aynı fikirlerde uzlaşmak zorunda değiliz hatta uzlaşmaya çalışmak zorunda da değiliz. Topluluklardaki insanların birbirlerini sevmelerinin sonucu aynı kararı vermek zorunda hissetmek olmamalı bu, yeni fikirlerin oluşmasına ve yeni kararların alınmasına da engel olabilir. Basit olarak ” İnanmak ” ve ” Farkında olmak ” iki kavramın bilincinde olmayı hiç aklımızdan çıkartmamalıyız öyleyse. Bystander etkisi der ki ” Yaşadığın devrin kölesi olma diye çalışan o kadar çok bilim insanı var ki , yapman gereken tek şey okumak,anlamak ; bir tarikat liderine inanmak değil.

Zorunda mıyım?

Femininzimin temeline inmeden önce gerçek anlamda feminizm terimi ne anlama geliyor bunu bir öğrenelim feminizmde ” herhangi bir cinsin bir diğerine üstün olduğunu savunmak, feminizmin varoluşuna aykırıdır.
Feministler kadınların üstünlüğünü değil, sahip olmaları gereken olanakları, fırsat eşitliğini ve toplumsal adaleti savunur. ”

Peki neyi yanlış biliyoruz ? Yanlış biliyoruz ki birşeyler yanlış ilerliyor feminizm herkes içindir ve insanlığın cinsiyeti yoktur. ben bu yazıyı yazarken erkeklerden çok kadınların sindirerek okumasını istiyorum.

Çünkü…
”Kadınların erkek korumasına ihtiyacı yoktur ama kendini korumayı öğrenmeye ihtiyacı vardır.” / Susan Brownell Anthony

Ben bugün dünyada olan tecavüzler, cinayetler ve kadınların kendini korumak zorunda kalmasının erkekçilik kültürüyle yetiştirilmekten kaynaklandığını düşünüyorum. Bunda da en büyük etken yine biz kadınlarızdır aslında neye gerçekten zorundayız neye kendimizi zorunda kılıyoruz bunu farketmeliyiz.

ZORUNDA MIYIM ?
Mesela gerçekten zorunda mıyız yemek yapmayı öğrenmeye, temiz olmaya diye başlıyorum evet zorundayız! Hayat kalitemiz için bu ikisi de önemli fakat sürekli bunun sadece kadınlar için önemli olduğunu öğreten bir sistem içerisinde yetişmiyor muyuz ?

Tertipli olmak zorundayız da neden sürekli sanki erkek için tertipli olmamız gerektiği vurgulanıyor mesela? Gerçekten zorunda mıyız ?

Elalem ne der ? Her zaman her insanın önce kendi karakterini bulması gerektiğine inanıyorum sonrada bu karaktere göre yaşaması gerektiğine. Yahu elalem dediğiniz insanların tek kişi mi ki tek bir doğrusu olsun ? Sınırlar çizmek zorunda mıyım ? sonra kendi çizdiğim sınırlar için açıklama yapmak zorunda mıyım ?

Sizi gerçekten yoran üzen şeyleri idare etmek zorunda olmadığınızı bilirseniz her zaman değerlerinizi konumlandırabilirsiniz.

Bazı şeylerin gerçekten ayıp olmadığını düşünüyorum. Ahlak ve terbiye kurallarının sadece kadınlar için olmadığını düşünüyorum. Terbiye ise sokaktaki bir kediye, köpeğe davranış şeklimizin bile terbiyemizle ilgisi olduğunu düşünüyorum. Gerçekten zorunda olduklarımızı düşünelim olur mu ?

HOŞBULDUK

Doğup büyüdüğüm ve eminim ki yaşayan herkesin farklı bir sempati beslediği Yalova’da , Yalova’nın cesur gazetesinde sizlere gözlem fikir ve izlenimlerimi paylaşacağım bir köşem olacağı için çok mutluyum!

Hoşbulduk…

Yalova’da gündeminde siyaset konulu yazıların aktif olduğu köşeleri şimdilik bir kenara koyalım, yoğunlaşmak istediğim konu pazarlama. Tüketim ve tüketim çağıyla ilgili yazacağım köşemde,pazarlamanın yeni nesil sadakat programı oluşturmasını inceleyeceğiz.Değişen ve gelişen tüketim çağımızla yakından ilgileneceğiz.

Peki Pazarlamayı Yalova İle Bağdaştırdığımızda Ne yapmalı ?

YENİ FİKİR ÜRETMEK

Devir tüket tüket devri ! olunca… tükette ne üret ? e gidiyor aklım.İşte tamda ” Yeni Fikir Üretmek ” nedir bu yeni fikir üretmek ? herkesin ürettiğini üretmek, pazara vermek rekabet için yeterli değildir. eksiklerin farkında olmak ; Bu noktada düşünmemiz gereken üretim fikrinin eksik olduğunu düşündüğüm Yalova’yı nasıl bir tüketim ve üretim sistemiyle geliştirebiliriz? evet bunu bizler, şehirde nefes alan yani şehrin sahipleri yapmaliyiz bunun içinse önce ” İYİ BİR FİKİR ÜRETMEK” farklı , sığ düşüncelere yer verilmeyen şehri geliştirecek ve düzenleyici etkiye sahip olacak fikirlere , üreticilere ve tabiki destekçilere ihtiyacımız var.

” Logarama ” isimli kısa bir film var. En iyi animasyon ödülünü almış. izlerken 16. dakika boyunca 3000 markanın logosunu görüyorsunuz fakat bunları neredeyse farketmiyorsunuz bile. Yani fikirler her yerdedir. bize sunulan bir çok uyarıyı pazarlama tekniklerini farkedip ” Ezberci sistemden uzak farklıyı görebilmek ve bulabilmek..

Gelecek yazılarımda ilgimi çeken farklı reklam çalışmalarını burada sizlerle paylaşacağım… Bu köşede sizler için dile getirmemi istediğininiz ne varsa mail adresime yazmanız yeterlidir.