1/50 Binlik Revizyon Planı Yalova’ya Atılan 2. Kazıktır

ahmetozsumer

YALOVA Ak Parti Belediye Meclis Üyesi ve aynı zamanda YASKİ Başkanı Ahmet Özsümer ile hem YASKİ 8YALOVA ATIK SU ARITMA TESİSLERİ -KANALİZASYON YAPMA ve İŞLETME BİRLİĞİ) hem de Yalova siyaseti üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

Özsümer öncelikle YASKİ ile alakalı bilgilendirme yaparken,Yalova kamuoyunun bilmediği bazı konularada açıklık getirdi.

Öncelikli konumuz YASKİ, YASKİ ne yapar?

YASKİ;  Yalova, Çiftlikköy, Taşköprü, Kadıköy ve Termal belediyeleri tarafından 2006 yılında kurulan alt yapı, su ve kanalizasyonları işletme birliğidir. 2011 yılında da tesisler hizmete girmiştir. Ana arıtma tesisimizin haricinde üye belediyelerin sınırlarında 6 adet de terfi istasyonumuz bulunaktadır. Birliğimiz bu beş belediyemizin atık suyunu terfi merkezlerinde toplayarak ana tesise ulaştırıp arıtarak denize deşarj eder. Fakat YASKİ nin görevi sadece atık suyun arıtılması değil, ayrıca yer altı su kaynaklarımızın korunması ve denizimizin kirletilmesini önlemektir.

Projeleriniz nelerdir?

TM 6 enerji hattı deplase projesi.

Yaklaşık 350 bin tl lik proje birlik ekibi tarafından 100 bin tl ye tamamlandı. Bu proje sayesinde yıllık 250 bin tl lik teşvik 550 bin tl ye çıktı.

Devam eden projeler; derin deşarj projesi 6.5 milyon tl. lik bir proje, bu projemizde de karada çalışmalarımızın sonuna gelindi, denizdeki imalata başlıyoruz. Projemiz tamamlandığında dere ağzında ki halkımızı rahatsız eden kötü koku da ortadan kalkacaktır

Sulama suyu projesi.

MARKA tarafından desteklenen bu projemizde fizibilite çalışmaları tamamlandı, suyumuzun verimliliği ve ilave bir arıtma ile sulama suyu olarak kullanılmaya uygun olduğu, bilimsel olarak belgelendi. Bu projede Yeşil Körfez Su Birliği öncelikli olmak üzere iştirak edecek diğer kurumlarla da görüşmelerimiz devam ediyor.

Özellikle komşu yerleşkelerimiz olan üniversitemize ve GARDEN AŞ. ye sulama suyu vermeye talibiz.

Güneş enerjisi projemiz de enerji üretim yetkisini aldık proje hazırlık davetine uygun olarak proje çalışmalarımız başladı. Projemiz tamamlanıp onaylandığı takdirde, bu projede hibe desteği arayacağız.Şeffaf, paylaşılabilir arıtma değerleri projesi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın hazırladığı yeni yönetmeliğe uygun olarak, Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüzün denetiminde yeni atık su değerlerini izleme istasyonunu faaliyete soktuk. Bu istasyon önceki istasyonumuzdan çok daha kapsamlı, Bakanlık ve müdürlüğümüz tarafından 24 saat izlenmektedir.

Ancak biz bununla da yetinmedik arıtma suyu değerlerimizi an ve an halkımızla paylaşıyoruz. Gerçi şu an deneme yayınındayız, Bakanlığımızın onayından sonra tam olarak sistem hayata geçecek, ama merak eden vatandaşlarımız birliğimizin internet sitesinden arıtma su değerlerini takip edebilirler, değerlerdeki artışlarda değer sayıları kırmızıya dönerek uyarı vermektedir.

Projelerimizde Üye belediyelerimize yük olmak değil, aksine onlara ekonomik katkı sağlama gayretindeyiz.

Göreve geldiğimiz de 3.5 milyon TL olan bütçemizi yaklaşık 10 milyon TL ye çıkardık.

Sadece 5 üye belediyeden katılım payı alarak ayakta duran birliğimize, kuyu suyu veya başka kaynaklardan su kullanıp atık su bedeli ödemeyen işletmeleri de abone yapıyoruz böylelikle sadece geçtiğimiz yıl bütçemize 250 bin lira ilave gelir sağladık. Denetimlerimiz devam ediyor.

Birliğimize, alacaklarına mahsuben yaklaşık 8.5 milyon tl lik taşınmaz mal kazandırdık.

ATAKENT: Evet ..Sayın Özsümer artık siyasete geçelim,siyaset konuşalım.

Yalova’da siyaset..?

Birlik ile uğraşırken inan bazen meclis üyesi olduğumu unutuyorum.

ATAKENT: Önce AK Parti, sizi hala AK partili kabul etmeyenler varmı?

Maalesef; Bizimde yaşadığımız en büyük sıkıntı bu, geçiş sürecimiz sağlıklı yönetilmedi kanaatindeyim, hal böyle olunca da yıllardır parti içinde görev almış hizmet etmiş kişiler ile karşı karşıya bırakıldık. Apar topar geldik onların hakkını gasp ettik durumuna düştük. Hoş olmadı tabi ki, pek çok arkadaşımızla yeni yeni birbirimizi tanıyoruz, dostluklar kuruyoruz.

Aslında düşünce olarak hiç yabancılık çekmedim, ben siyasete Demokrat Partide başladım ve şimdi de AK Parti de siyasete devam ediyorum, başka hiçbir partiye üye olmadım, görev de almadım. AK Parti Demokrasinin değerlerine, geçmişine sahip çıkan yapısıyla bana göre zaten o misyonun devamı.

Fakat maalesef Yalova da bizleri kaynaştırması gerekenler çıkıp da, hatta sizde okumuştum, şu an siyaset Yalova da dibe vurmuş durum da, zaten meclis üyelerinin içinde zaten iki tanesi teşkilattan gelme diğerleri dışarıdan gelme derse, imam, cemaat hesabı olur.

ONLAR KADAR AK PARTİLİYİM!!

Ama bilmiyorlar ki Başbakan Yardımcısı Sn. Tuğrul Türkeş, Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanımız Sn. Süleyman Soylu ne kadar bu teşkilatın için de ise, ne kadar AK Partili ise bende o kadar teşkilatın içindeyim, en az onlar kadar AK Partiliyim. Şu an, gerek il yönetimimiz, gerek merkez ilçe, tabii ki bir abi olarak milletvekilimiz sn. Fikri Demirel sayesinde o algı nispeten ortadan kalkıyor.

ATAKENT: Yalova Belediyesi meclisinde Muhalefet yapmadığınız eleştiriliyor.

Muhalefet yapmış olmak için yapılmaz ki, bir konu vardır uyarılarımızı yaparız, muhalefeti yaparız, örneğin revizyon gibi, aylarca tartıştık, sonuçta ortak bir noktada buluştuk hata olmadan baştan önlemiş olduk. Hata yapsınlar da bende ardından çıkıp bunları rezil edeyim demek muhalefet olmuyor. Sonuçta biz de meclis üyesiyiz. Ayrıca siyasilerin muhalefet yaparken çok dikkatli olmaları lazım, iftiradan, hakaretten uzak, saygılı, siyaset kurumunun itibarını zedelemeyecek şekil de yapılmalı aksi takdirde bunu yapanlarda dahil olmak üzere vatandaşın gözün de siyasetçinin ne konumda olduğunu görüyoruz. Ayrıca vatandaş bir teveccüh göstermiş, mevcut yönetimi göreve getirmiş, devlet denetliyor, meclis üyesi olarak bizler ordayız, olduk olmadık iftiralar yerine, denetlersin varsa bir eksik ilgili kurumlara bildirirsin.Ayrıca siyasilere zarar vereceğim diye afaki söylemler kamuoyunda paylaşılınca, yıllardır bir çok Belediye Başkanıyla çalışmış bürokrat arkadaşlar da zor durumda kalıyor.

Ayrıca muhalefet yapmaktan daha önemli konularımız var, onları tartışalım.

Teşvik için otellere yurtlara kat verdik, deprem geliyor deniyor, depremden önce yapılmış yüksek katlı, 5 veya 6 katlı binalara aynı haklarını verelim. Bunun için ne revizyona ihtiyaç var, ne de kentsel dönüşümü beklemeye. Getirelim meclise, alalım kararı.

Nüfus projeksiyonu nun artması için de revizyonu bekleme ye gerek yok, boşuna zaman kaybediyoruz, Gerekçeli raporumuzu teknik bilgiler ile hazırlayalım gidelim müracaatımızı yapalım. Bakın Yalova da bir Kirazlı, birde Safran kaldı, Yalova merkezi 4 kat, zemini daha sağlam olan bu bölgeler 2 kat, en fazlası 3 kat, bu bölgelerin bir an önce kat yüksekliğinin ve emsalinin yeniden değerlendirilerek imara açılması gerekiyor 1/50 binlik planları beklersek daha çok bekleriz.

Biz Adnan Menderes mahallesini ( Hacımehmet ovası ) 2.5 kattan 3 kata çıkarıp, oturumu % 40 a çıkardığımızda bizi ulusal gazetelere şikayet edip, ölüm ovasını imara açtılar diye haber yaptırmışlardı, şimdi ne oldu, depremden kalan virane binaların yerine yepyeni binalar yapıldı, bu mahallemiz örnek bir mahalle oldu.

 

ASÜMER

ATAKENT:Peki şu Meşhur 1/50 binlik revizyon nedir?Bu bir sipariş midir?

Yalova’ya atılan 2. Kazık ;
Birincisi 1/25 binlik revizyondu, sipariş üzerine yapıldı, hala sancılarını yaşıyoruz,  şimdi ikinci sipariş geldi 1/50 binlik revizyon. Seçimlerin ardından bir anda çıktı karşımıza.  Bakanlık ise 1/100 binlik bölgesel planları hazırlıyor. Yalova ölçeğinde ki bir il için son derece gereksiz bir revizyon ve fıkra gibi 25 ten başladık yukarı doğru çıkıyoruz, oysa önce üst ölçekli plan gelir. Ama biz tam tersini yapıyoruz. Ardından 25 binliği, 50 binliğe uydur, hadi tekrardan binlik ve beş binlik planları, yenilenen 25 binliğe uydur, uydur babam uydur, yukarıda da belirttim vatandaş bekliyor, Kirazlı da bekliyor; Safran da bekliyor, bu söylediklerimin hepsi bir süreç yaşanacak bunlar değişecek, askı süreleri, itirazlar, açılan davalar hepsinde ayrı, ayrı.
Neyse yine de bir görelim de anlarız siparişin nereden geldiğini.
Mimarlar Odası Başkanı siyasiler karışmasa demiş?
O konuda geçenlerde gerekeni söyledim, kimse kafasına göre beyanat verip, toplantılar düzenlemesin. Siyasiler haklı, çünkü hepsinin en büyük ortak sorunu, 1/25 binlik planın ellerini kollarını bağlamış olması, onlarda haklı olarak bu revizyondan çare arıyorlar.
Oysa bana göre 25 binlik planların revize edilmesi daha faydalı olurdu, hem daha kısa sürerdi, hem de bütün Yalova’nın aşina olduğu bir plan eksikleri yanlışları tespit edilmiş bir plan.
Ama tabi ki siyasilerin müdahale etmesi son derece doğal, ayrıca çok panik yapmaya da gerek yok, bunun bir süreci var. Daha altına imza atacak bizler görmedik, sorumluluk bizde ise, hesabını da ben vereceksem, kimse kusura bakmasın o plancı beyefendi, öyle sağda solda siyasiler beni rahat bırakmıyor diye, şikayet edince, birileri de etkilenip açıklama yapıyor. O plana siyasiler imza atacak, demek ki öğrenemedi plancı arkadaş, o hala Yalova’yı Bursa’nın ilçesi sanıyor.
Son olarak yukarıda da ifade ettiğim gibi iş üretelim, laf üretmeyelim, bu dönem bir şey yapılmasın, biz gelince yaparız demeyelim.
5 Yıl bizde bu görevlerde bulunduk, ,inanın bu memlekette bir şeyler yapmaya çalışmak çok zor, hatırlayın yukarıda bahsettiğim  Hacımehmet ovası nın plan tadilatı, iftiralar, itirazlar, mahkemeler, yeniden meclise getirmeler, aynı şekilde Kirazlı sanayi bölgesi, yine iftiralar itirazlar, mahkemeler 2 ay da bitecek işler, birilerinin sayesinde 2 yıl’dan uzun sürdü, ama kararlıydık vaz geçmedik, şimdiki durumları ortada bir tarafta modern bir mahalle, bir taraftan her gecen gün büyüyen sanayi sitesi ve belediyeye kazandırılan mülkler. Biz iyi niyetli ve kararlı olursak bu kente yeni hizmetler yapabiliriz, yoksa sadece aydan aya meclis toplantılarında 5 yılımız öldürürüz.
Herkese hayırlı seneler dilerim.

Şükrü Önder; Yalova’da Siyasi Kalite Düştü

sukruonder
Yalova Ak Parti eski milletvekili Şükrü Önder Atakent Gazetesi’ne nezaket ziyaretinde bulundu.
Atakent Gazetesi yazı işleri müdürü ve imtiyaz sahibi Çağatay Köse ile gerçekşeleşen sohbette Şükrü Önder geçmiş milletvekiliği dönemi ve emniyet müdürlüğü yaptığı döneme ait yaşadıklarını ve anılarını kısaca anlattı.
Yalova’nın yakından tanıdığı Şükrü Önder başarılı emniyet müdürlüğü sürecinde Giresun,Adana,Malatya,Kütahya,Siirt ve Bodrum’da görev yaptığını, Siirt’te ise birçok unutulmaz anıları olduğunu dile getirdi.
UYUMLU ÇALIŞABİLMEK İÇİN İLETİŞİM ŞART!
Şükrü Önder ; 92 yılında Siirt’te göreve başladım. 44 yaşında ve terör olaylarının en yoğun  olduğu günlerde emniyet müdürüydüm.Çatışma ortamının  en zirve yaptığı ve  Siirt gibi zor bir ilde görev yapmak çok zordu. Ancak Siirt halkı hiçbir zaman desteğini esirgemedi. O dönem gerek  İl Valisi ve diğer bürokratlar emniyet ile uyumlu şekilde çalışmayı başardık. Bu başarının ardında halkın, ilin atanmış ve seçilmişlerine olan saygısı ve güveni ön plandaydı.
Bir ilde bürokratlar,iktidar ve muhalefetin siyasi temsilcileriyle görüşmekten, iletişim kurmaktan kaçınmamalı.
 MUHARREM İNCE İLE ÇOK UYUMLU ÇALIŞTIK..
Yalova gibi küçük, butik ve kozmopolit bir ilde bürokratlar arası iletişim ve diyalog önemli olduğu kadar seçilmişlerinde aynı şekilde bürokratlarla ilişkisi sıcak ve sürekli olmalı.
Geçmiş dönemlerde hatıramda kalan bir anıyı paylaşmak istiyorum. Milletvekili olduğum ve Ankara’da TBMM ve düzenlenen 23 Nisan resepsiyonunda 1500 kişinin önünde TBMM Başkanı Bülent Arınç  tüm konuklara yaptığı konuşmada halkla milletvekillerinin uyum içerisinde olması gerektiği , ayrıca bir ilde seçilmiş olan iktidar ve muhalefet milletvekilinin de özellikle birbirini yıpratıcı siyasetten uzak durması gerektiğini ifade ederken Yalova ilini örnek göstererek CHP milletvekili Sayın Muharrem İnce ve benim çalışma tarzımızı uyumumuzu tüm milletvekillerinin önünde ifade etmişti. Bu beni oldukça mutlu ve onore etmişti.
Milletvekilliği dönemimde Yalovayı temsilen görev yaparken hem Muharrem İnce hem de ben çıtayı hiç düşürmedik.
14954422 386693791720581 881077821 o
SON YAŞANANLAR ÇOK ÜZÜCÜ!
Geçtiğimiz günlerde Yalova’da yaşanan ve CHP İl Genel Meclisi üyesi Hüseyin İnce’nin saldırıya uğradığı olay Yalova için bir kara lekedir.Yalova tarihinde böyle bir olay yaşanmamıştır.
Konunun detayları her ne olursa olsun Yalova’nın göbeğinde bir siyasetçinin , bir seçilmişin saldırıya uğraması ne insanlık adına ne de siyaseten kabul edilebilir bir durum değil.
Söylediğim gibi hiçkimse gerek sosyal medyadan gerekse yazılı medyadan birbirine hakaret etme hakkına sahip değil. Ortada birçok iddia var. Belediyenin işleyişiyle ilgili de birçok vahim iddia var ancak kimse adliyeye girip suç duyurusunda bulunmuyor. Yalova Teksas değil, kanun var devlet var yasa var! Yalova’da siyaseten kutuplaşmalar tehlikeli sonuçlar doğurur. Belediye Başkanına hakaret etmek ne kadar yanlış ise bir il genel meclis üyesinin de kamuya açık alanda saldırıya uğraması da o derece yanlış.
SİYASİ KALİTE DÜŞTÜ..
Siyasetçiye ceza sandıkta verilir.Madem sorunlar var Yalova’da hukuk ne için var?Muhalefet ne için var? Herkes üzerine düşeni yapsa Yalova’da siyasi kalite bu kadar düşer mi?Karşılıklı suçlamalarla nereye varılabilir?İddiası olan belgeleri ile gerekli kurumlara gerekli şikayeti yapmalı ve ayrıca bu konuların takipçisi de yine iktidar veya muhalefet hatta STK lar olmalı.
AK PARTİ TEŞKİLATI NEDEN SUSKUN?
Üzülerek söylüyorum,bu konu da Yalova Ak Parti teşkilatları da yeterince aktif değil.Yalova’da gündemi muhalefet belirliyor olacak iş değil.Ülke de ve yerelde siyaseti ve gündemi iktidar partisi belirler.Şunu da söylemeliyim iktidar milletvekili siyasetin Ankara ayağıdır ve gündemi milletvekili takip etmez ve belirlemez.Bu iş tamamen İl Başkanının ve yönetimin görevidir.İl Başkanının ve yönetimin bu suskunluğu ve sessizliği ister istemez meclis üyelerine de yansıyor.Ak Partili Meclis üyeleri üzerlerine düşen görevleri yerine getirmiyorlar.Medyadan takip ediyorum,Birlik Başkanları kendi başına açıklamalar yapıyor.Önümüzde yerel,genel seçimler ve belli ki bir de referandum olacak nasıl olacal bu işler susarak mı?Suya sabuna dokunmadan siyaset yapmaya kalkarsanız şehrin dengesini bozarsınız işte bugün Yalova’da yaşananlarda bunun sonucudur.Şehrin dengesini bu siyaset şekli bozmuştur.Umarım daha kötüye gitmez.
GÜNDEMİ BELİRLEYEMEYEN İKTİDAR OLUR MU?
Bakıyorum Yalova’da Belediye başkanı tek başına gündem belirleyemeye başladı.Ak Parti ise suskun.Nedir bunun sebebi?Neler oluyor anlamak mümkün değil!Ak parti ise Altınova’da toplanıyor,Termal’de,Armutlu ‘da toplanıyor ,o geldi,bu gelmedi diye kendi konuşmalar yapılıyor.Karnından konuşmasın kimse.
AK PARTİ MECLİS ÜYELERİNİ KİM BELİRLEDİ?
Tabi şu an ki durumun özellikle Yalova Belediye Meclisinde ki suskun iktidar üyelerinin bu şekilde olmasının nedeni ve sorumlusu Yakup Koçal ve Mustafa Pehlivan’dır.
CHP sanki 20-30 meclis üyesi varmış gibi hareket ediyor,meydan boş, Yalova Belediyesi meclisinde kaç Ak Partili,kaç CHP li meclis üyesi var?Kim belirledi bu meclis üyelerini dediğim gibi Ak Parti İl yönetimi belirlemedi.Yakup Koçal ve Mustafa Pehlivan liste belirledi.Belki de teşkilatın içinden olan kişi 1-2 dir.
Ak Parti Belediye meclis üyelerinde yaşanan bu tablo,il genel meclisinde yok denecek kadar az!Hal böyle olunca kim iktidar kim muhalefet belli değil.Çok yazık.
Cumhuriyet Meydanı’da Yürüyen Köşk’te,meydanlar,sokaklar,gördüğünüz herşey Yalovalının mallarıdır.Yalovalılar mallarına sahip çıksın.Kim neyi nasıl satıyor takipçisi olsun.Yalova hepimizin yaşayıp ve öleceği şehir.Bu nedenle Yalova’da yaşayan kendini Yalovalı hisseden tüm halkımızın denetleyici görevi vardır,kim neyi nerde yanlış yapmışsa gerekeni sandıkta yapacaktır.
Son olarak birşey daha söylemek isterim ki sırf dedikodular,kalitesiz söylemler yüzünden hiç bir sosyal medya türünü kullanmıyorum.Sosyal medya bile çok kirli.Dilerim Yalova siyaseti artık çözüm üretmeye,proje üretmeye başlar ve kalite yükselir.Bu arada şunu söylemeliyim siyaseten bir polemik olsun derdinde değilim çünkü ne belediye başkanlığı ne de milletvekilliği gibi bir düşüncem yok aday değilim.

CHP’li Meclis Üyesi Ahmet YAVUZ, İhraç Sürecini ve Nedenlerini Anlattı

AHMET YAVUZS
CHP’li Belediye Meclis Üyesi Ahmet Yavuz ile yaptığımız çarpıcı röportajın konu başlıkları bile ulusal medyaya konu olacak cinsten..
 Yalova Belediye Meclisi Üyesi Ahmet Yavuz bilinmeyenleri ATAKENT’e anlattı.Yalova’nın gözde mekanlarından TİKE Restaurant’ta gerçekleştirdiğimiz röportajda Ahmet Yavuz tün samimiyeti ile CHP’den neden ihraç edilmek istendiğinini anlattı.İşte o röportaj;
 
“Namuslularında namussuzlar kadar cesur olması ve bunu herkesin öğrenebilmesi için dik durmaya devam edeceğim”
Yalova Belediyesi  Cumhuriyet Halk Partili Meclis üyesi  Ahmet Yavuz partisini onurlu bir şekilde temsil etmenin cezasını mı çekiyor ?”
 “Milletvekili Muharrem İnce Ağız dolusu küfürler ederek  tehditler savurdu”
 
“Yalova Belediyesinde Silah ile üzerime yürüdüler, partim için mücadelemden asla vazgeçmeyeceğim”
 
“Denetim komisyonunda olmamdan neden bu kadar rahatsız oldular anlamadım”
 
Yalova Belediyesi Denetim Komisyonunda 2. kez görev alan  Chp meclis üyelerinin tek mali müşaviri  olan Ahmet Yavuz haksızlıklara göz yummadığı gerekçesi ile mi disiplin kuruluna sevk edilerek ihracı istendi, Atakent gazetesi sordu Yavuz cevapladı.
 
 Atakent : Cumhuriyet Halk Partisinde ne zamandır görev alıyorsunuz ?
 
“12 senedir onurlu bir şekilde partim için mücadele ettim”
Chp’li meclis üyesi Ahmet Yavuz sonradan partili olup bir yerlere gelmediğini mücadelesinin tamamen  parti  ve halkın menfaatleri doğrultusunda olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu “ CHP Yalova İl örgütünde yaklaşık 12 yıldır aktif görev yapmaktayım. Örgütün gençlik kollarından itibaren hemen hemen tüm birimlerinde ve kurullarında görev yaptım. Bu süre zarfında gerçekleşen gerek yerel gerek genel seçimlerin seçim koordinasyonunda hizmetler verdim görev yaptım. Bununla birlikte 2009 yerel seçimlerinde Belediye meclis üyesi adaylığı 2014 yerel seçimleri öncesi CHP Yalova Belediye Başkan aday adaylığı onuru yaşamış ve 2014 yerel seçimlerinde Belediye Meclis üyesi  1.sıra adayı olarak partimi temsil etmiş ve meclis üyesi seçilerek yaklaşık 2 yıldır Belediye meclis üyesi olarak yine partim adına hizmet vermekteyim. Yalova’da uzun yıllardır  Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik yapmakta önceki yıllarda meslek odası yöneticiliği yapmış bir partiliyim, sonradan Cumhuriyet Halk Partili olmadım.
 
Atakent : Ak parti ile işbirliği içinde olduğunuz suçlaması ile partiden ihracınız istendiğinde neler yaşadınız ?
Ahmet Yavuz : Ak Parti ile flört edenler ortada, Yalova Belediyesi Denetim komisyonu üyeliğine seçilmemizin ardından, İl Başkanlığınca Disiplin soruşturması açılarak hakkımızda verilen ihraç istemine neden olan parti gurubuna uymama gerekçeli iddiayı ve AKP ile işbirliği yapmakla ilgili suçlamayı kesinlikle ret ediyorum.Belirttiğim gibi ben sonradan Cumhuriyet Halk Partili değilim. Bana yönelik AKP’li Meclis Üyeleriyle işbirliği yapıp seçildiğim yönündeki iddialar kesinlikle gerçek dışıdır. Bu iddiamı da doğrulayacak açıklamalar 2 Şubat 2016 günüYalova Belediye Meclis toplantı tutanaklarında açıkça görülecektir. 2 Şubat 2016 tarihinde yapılan Belediye Meclis toplantısında söz alarak konuşan CHP Belediye Grup sözcüsü Sn.Şerafettin Çelik,  açıkça kendilerinin AKP ile işbirliği yaptıklarını itiraf etmiştir. Grup sözcüsünün konuşmaları meclis tutanaklarında olduğu gibi, 3 Şubat 2016 tarihli günlük yerel gazetelerde ve internet sitelerinde yer almıştır.
CHP Grup Sözcüsü Şerafettin Çelik aynen şöyle konuşmuştur: 
 “Bizler grup toplantımızda aldığımız karar sonrası  Ak parti grup sözcüsü Sayın Kasım Avar’ı da aradım,  gruptaki arkadaşlarla da paylaştım. Bir önceki mecliste yaşanan, grupların önerdiği isimlerin blok oy kullanılmamasından yaşanan sıkıntının bu dönem yaşanmaması adına, tamamen iyi niyetle biz şu anda gruptayız, il başkanımız, belediye başkanımız da burada. Grup sözcüsü olarak sizin önereceğiniz isimlerin tamamına blok oy vereceğiz demiştik. Sayın Avar da son derece iyi olur demişti. Ancak meclise girdiğimizde farklı bir olay yaşandı. Sayın Avar’ın işaretiyle AK Parti mini bir grup toplantısı yaparak tam zamanı, CHP’ye gol atalım düşüncesiyle o gün içimizden aday olan, programlanmış, muhtemelen temaslar kurulmuş iki arkadaşımıza oy vererek grubumuzun önerdiği adayları seçilememesine neden olmuştur. “
Bu açıklamada da çok nettir ki AKP’li grup sözcüsü ve Belediye Meclis üyesi ile katılmadığım toplantıda irtibat grup sözcüsü aracılığıyla kurulmuş bir işbirliği antlaşma zemini aranmıştır. 5 Ocak 2016 günü yapılan Belediye Meclis toplantısına İl Başkanımızda katılmış seçimlerin yapıldığı Belediye Meclis toplantısı bitiminde AKP’li belediye meclis üyelerine “size hiç yakıştıramadım anlaştığımız isimlere oy vermediniz” cümlesini Belediyenin koridorlarında söylediğine bizzat şahit oldum. Bu bile kimin kimle pazarlık yaptığını da ayrıca ortaya çıkarmıştır kanımca. Son olarak Belediye Meclisinde yapılan Denetim Komisyon seçimi sonuçlarından CHP’si Belediye Meclis üyelerinden benim aldığım sonuca göre ve 4 Ocak 2016 tarihinde yapılan grup toplantısında yapılan aday seçimlerinde aldığım 6 oy ile de komisyon görevi üstlenmemde bir teveccüh olduğu da açıktır.
Atakent : Konuyu baştan alalım, denetim komisyonu görevi nedir ?
Ahmet Yavuz : Komisyon belediye birimleri ve bağlı kuruluşlarından her türlü bilgi ve belgeyi isteyebilir. Bu istekler gecikmeksizin yerine getirilir Komisyon, çalışmasını kırkbeş işgünü içinde tamamlar ve buna ilişkin raporunu mart ayının sonuna kadar meclis başkanlığına sunar. Konusu suç teşkil eden hususlarla ilgili olarak meclis başkanlığı tarafından yetkili mercilere suç duyurusunda bulunulur. Bundan rahatsız olmaları için bir sebep göremiyorum şuan. Ama denetim komisyonunun görevi sonrası belki bir cevap bulabiliriz.
Atakent : 2014 denetleme komisyonunda görev aldınız kıyaslama yapabilirmisiniz iki sene için?
BELEDİYE AŞIRI MÜSRİF..
Ahmet Yavuz : 2014 yılına ait denetim komisyonu raporlarında , Yalova Belediyesi aşırı derecede müsrif davranmış. Harcamalar, maalesef bakıldığında yeme  içme , baskı-broşür, doğrudan teminlerin yüzde seksenini oluşturuyor.
 
Bir önceki dönemde hizmet alımları ile birlikte çalışan sayısı 600 650 iken, şimdi bu sayı 900 950. Bu çok ciddi bir rakam. Dünyanın 3.cü büyük fabrikası olan Aksa’da bile bu sayı yok, yazık.
 
Atakent : Komisyon seçimi  nasıl gerçekleşti ?
Ahmet Yavuz :  Size bunu gün be gün anlatayım. 4 Ocak 2016 Pazartesi günü, Ocak Ayı Belediye Meclis toplantısı öncesinde Belediye Başkanlık Makamında İl Başkanı Sn. Özcan Özel,  12 Belediye Meclis üyesi ve Belediye Başkanı Sn. Vefa Salman’ında hazır bulunarak grup toplantısını gerçekleştirdik.  Grup toplantısında gündem sırası  CHP’den iki üyenin seçileceği Belediye Meclisi Denetim Komisyonu üyelerinin belirlenmesine geldiğinde aday olacakların isimleri İl başkanı tarafından istendi.  Meclis üyelerinden Jülide Güner,OsmanBaşgül, Başar Şahin, Faruk Kırtayve ben adaylığımızı açıkladık. Bu esnada grup üyeleri Jülide Güner’in aynı zamanda Belediye Başkan Yardımcısı olması hasebiyle Denetim Komisyonu üye adayı olmasının etik olmayacağı düşüncelerini ifade etmesiyleSn. Jülide Güner adaylıktan çekildi. Bunun üzerine söz alan Belediye Başkanı Denetim Komisyonunda mutlaka Osman Başgül’ün görev yapmasını istediğini ifade etti. Daha sonra İl başkanı  4 Aday arasında gizli oyla seçim yapılmasını ve kendisinin de oy atacağını söyledi. Bende İl başkanına geçen seneki Belediye Meclisi Denetim Komisyonunda görev yaptığımı ayrıca AKP Belediye Meclisi Grubundan Denetim Komisyonuna aday olacak 3 Belediye Meclis üyesinden 2’sinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olduğunu dolayısıyla benimde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olduğumu hatırlatıp hem geçen seneki tecrübelerimi hem de mesleki bilgi birikimimi grubumuz adına dolayısıyla partimiz adına kullanabileceğimi ifade ettim. Sonra yapılan oylamada, 1 aday 8 oy 3 adayda 6’şar oy aldı..Eşit oy alan adaylar arasında grupta herhangi bir kura çekimide yapılmadı ve bende grup toplantısında yarın mecliste yapılacak Denetim Komisyonunda aday olacağımı ifade ettim burada çıkan kararların karar defterine yazılmasını ve Denetim Komisyonuna aday olan arkadaşların seçim sonuçlarının da karar defterine yazılmasını istedim.  Ancak Parti grubumuzun herhangi bir karar defteri olmadığından mı veyahut Belediye Başkanı’nın Makam odasında grup toplantısının yapıldığından dolayı mı bilmediğim bir sebepten tutanak tutulmadı kayıt yapılmadı. Grupta;  konuşulanların alınan kararların tutanak altına tutulmasını veya kayıt yapılmasını talep etmeme rağmen yapılmadı ve toplantı sona erdi.Aynı gün yani 4 Ocak 2016 günü saat:18:30’da Belediye Başkanı sekreteri beni aradı ve ertesi gün yani 5 Ocak 2016 saat:09:30’da yine Belediye Başkanı Makamında grup toplantısı olacağını bildirdi. Bende bu grup toplantısına daha önce alınmış olan doktor randevusu mazeretimi ifade ederek katılamayacağımı ifade ettim.
5 Ocak 2016 Salı günü gerçekleşen Belediye Meclisinden  birkaç saat önce mazeretimi Belediye Başkanı Sekreterine bildirip katılamadığım grup toplantısına katılan diğer meclis üyesi arkadaşlarımdan tekrar bir Denetim Komisyon üyesi adayları seçimi yapıldığını benimde katılmadığım bu grup toplantısında gıyaben aday olarak gösterildiğimi öğrendim.  Bu toplantıda bazı meclis üyesi arkadaşlarında gıyaben aday olanların toplantıda bulunmadığını öne sürerek şerh düştüğünü de öğrendim.  Bana bu konuda herhangi bir yazılı grup kararı tebliğ edilmedi. Yapılan Denetim Komisyonu seçimlerinde grup toplantısında  ifade ettiğim gibi mecliste aday oldum ve seçildim. Ayrıca 5 Ocak 2016 günü yapılan grup toplantısının kararları karar defterine değil,  bir beyaz kağıda yazılarak imza altına alındığını da bu seçimlerden sonra öğrendim.
“Milletvekili Muharrem İnce Ağız dolusu küfürler ederek  tehditler savurdu”
  7 Ocak 2016 gecesi partimizin CHP Yalova Milletvekili Sn.Muharrem İnce şahsi telefonundan beni arayarak Denetim Komisyon seçimlerine katılmam ve seçilmem sebebi ile ağıza alınmayacak ağır küfür ve hakaretler etti ve ertesi gün kendi ofisinde yapacağı toplantıya gelmemi aksi halde partiden istifa etmemi söyledi. 8 Ocak 2016 günü Saat 10.00’da CHP Yalova Milletvekili Sn.Muharrem İnce ‘nin ofisinde kendisinin de katıldığı İl Başkanı, il Yöneticileri ve Belediye Meclis Üyelerinin de hazır bulunduğu toplantıya, bir önceki gece tarafıma yapılan ağır hakaretler nedeniyle ve gerginliğin daha fazla büyümemesi için katılmadım. Bu toplantıda CHP’si Yalova Milletvekili Sn.Muharrem İnce’nin, denetim komisyonu üyeliğinden aynı gün yani 8 Ocak 2016 günü saat 17.00’ye kadar istifa etmemi istediğini, aksi halde Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu üyeleriyle görüştüğünü ihraç talebiyle Disiplin kuruluna bizzat sevk edilmemi isteyeceğini  Belediye Meclis grup sözcüsü  Şerafettin Çelik tarafıma iletti. Parti içi demokrasi seçme ve seçilme hakkımın saygı duyulması gerektiğini belirterek seçildiğim Denetim Komisyonundan istifa etmeyeceğimi kendisine ifade ettim.
Atakent : Muharrem İnce size neden bu denli baskı kurdu, baskılar devam ediyor mu ?
 
Ahmet Yavuz : 2014 denetim komisyonu seçiminde olmamı hem riyaset hemde Muharrem İnce istedi. Yaptığım çalışmalarda Yalova Belediyesinin aşırı derecede müsrif olduğunu tespit ettik, tüm uyarılarımız rağmen müsriflik devam ediyor. Baskıların sebebi işimi hakkıyla yaptığım için olabilir.
MUHARREN İNCE;SİZİ GÖNDERMEZLERSE BEN GİDECEĞİM DEDİ..
 
Anlattığım gibi yaşadığım o süreçte konuşmalardan sonra  yine aynı günün gecesi geç saatlere kadar CHP Yalova Milletvekili Sn.Muharrem İnce’nin telefonundan defalarca aranmak ve özellikle “sizi göndermezlerse ben gideceğim” mesajlarına kadar varan baskı ve rahatsızlığa maruz kaldım.
Atakent : Yalova Belediyesinde size silah çektikleri doğrumu ?
“Yalova Belediyesinde Silah ile üzerime yürüdüler, partim için mücadelemden asla vazgeçmeyeceğim”
 
Ahmet Yavuz : Evet maalesef bu olay yaşandı,2014 denetleme komisyonu görevimde İhalesiz arsa satışlarını tespit ettik. Şirketler üzerinden yapılmış yabeltaş ve hizmet aş.den, Yalova belediyesine  ve şirketlerine ait olan arsalar kamunun malıdır, bu arsaları korumak gerek, eşe dosta yandaşa olmayacak cüzi rakamlarla vermek kul hakkıdır kamuya ihanettir bu nedenle siyasetteyim ve komisyondayım, amacım kamu menfaatini korumak.
İHALESİZ CÜZİ RAKAMLARA ARSA SATTILAR..
İşte bu arsaların satışı ile ilgili tereddütlerimi ve itirazlarımı denetim komisyon raporlarında ve encümen odasında grup toplantısı sırasında dile getirince başkan Vefa Salman tarafından tüm meclis üyelerinin önünde hem hakarete uğradım, karşılık verince de korumalar tarafından şahsıma silah çekildi.
 
“Süreç basında nasıl yer almıştı”
Yalova Belediye Meclis Üyesi Ahmet Yavuz, Yalova Belediyesi Denetim Komisyonuna aday olup, seçilmesinin ardından CHP Yalova İl Başkanlığı iki meclis üyesini kesin ihraç istemi ve tedbirli olarak Disiplin Kuruluna sevk edilmişti.
Yalova Belediye Meclisi Denetim komisyonu seçimleri öncesinde CHP gurup toplantısında, 2 Komisyon üyesinin seçileceği Denetim komisyonu seçimlerine  4 Belediye meclis üyesi adaylığını açıklamış, ancak parti gurubu içinde yapılan seçimlerde 3 Meclis üyesinin eşit oy alması üzerine, Ahmet Yavuz ve Faruk Kırtay, Belediye Meclis üyelerinin iradelerine saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek Komisyon seçimlerinde aday olacağını açıklamıştı.
Aynı gün yapılan ve 31 Belediye Meclis üyesinin katılımıyla yapılan seçimlerde, CHP Grubunun önerdiği isimlerinin dışında Komisyona aday olan Faruk Kırtay ve Ahmet Yavuz 17’şer oy alarak Denetim komisyonuna seçilmişti. Denetim Komisyonu seçimlerine aday olan Ak partili üç üye ise CHP’nin de oylarıyla 29’şar  oy alarak Denetim Komisyonu üyeliğine seçilmişti.
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Denetim Komisyonu seçimlerinin ardından İl yöneticileri ve belediye meclis üyelerinin de katılımıyla kendisine ait ofisinde düzenlediği toplantıda Denetim komisyonuna seçilen Faruk Kırtay ve Ahmet Yavuz’un istifasını istemiş, ancak denetim komisyonuna seçilen üyeler istifa etmeyerek 11 Ocak Pazartesi günü düzenlenen denetim komisyonunun ilk toplantısına katılmışlardı.
 
İstifa etmeyen CHP’li Meclis üyelerini Disipline vermek için 12 Ocak Salı günü olağanüstü toplantı yapan CHP Yalova İl başkanı Özcan Özel, iki Meclis üyesini CHP tüzüğünün 68-f maddesi gereğince tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk etti. İl yönetimi ihraç kararlarını oy birliği ile onayladı.
 

Elleri Kelepçeli Belediyeden Ayrılırlar

KELEPÇELİ

Eski BAĞKUR müdürlerinden, Yerel seçimlerde CHP’den Belediye Meclisi Kontenjan Üyesi olan Avukat Ünal Özgen, Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman ve Milletvekili Muharrem İnce hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Belediye Başkanı Salman’ı Milletvekili İnce’nin emir eri olarak niteleyen Özgen, menfaatçilerin bir araya geldiği bir süreç yaşandığına dikkat çekti. “VEFA’DA VEFASIZLIK VAR” Belediye Başkanı Vefa Salman’ın önceki halinden eser kalmadığını ve vefasız biri haline geldiğine vurgu yapan Ünal Özgen, “Vefa Salman, Milletvekili Muharrem İnce’nin emir eri gibi. Gel diyor geliyor, git diyor gidiyor. Seçimlerde adaylığı öncesi benim büromda toplanırdık, ilk kıvılcımı benim orada çaktık. Ben, yıllardır Yalova’da görev yapmış biriyim ve Vefa Salman’ı gençlik yıllarından beri tanırım. Yanımda kalmışlığı da vardır. Ben, onlara hep ağabeylik yaptım. Eşi de, kendisi de bana; “sen bizim ikinci babamızsın” derdi. Ne olduysa seçim döneminde oldu. Emir eri gibi Milletvekili İnce’nin komutasına girdi. Etrafında ona yardımcı olan, ona yol gösteren herkesi görmezden gelmeye başladı. Eleştirilere kulaklarını tıkadı ve ailece eleştiri kabul etmez hale geldiler. Makam ve mevkiyi kaldıramaz haldeler. Bana olan davranışlarından sonra, VEFA’YA HAKKIMI HELAL ETMİYORUM. Benimle kesinlikle yanyana gelmez ve karşılaşamaz. Beni gördüğünde nereye kaçacağını bilemiyor” dedi. “CHP’Yİ ŞİMDİDEN BİTİRDİLER” CHP’nin seçimi kazanması için tüm partililerin geceli gündüzlü fedakarca çalıştığını belirten Ünal Özgen, fakat partililerin belediye yönetimleri içine alınmadığını söyledi. Yalova Belediyesi’nde önemli zorluklar yaşandığını ve tecrübesiz kadrolarla her işi yüzlerine gözlerine bulaştırdıklarına değinen Özgen, “CHP’yi şimdiden bitirdiler. Belediye Meclisi’ne seçilenlere bakıldığında tabloyu net şekilde görmektesiniz. Bu köklü partiden meclise girebilecek düzeyde bir mimar, bir mühendis bulamadılar mı? Neden bulmadılar? Neden istemediler? Emir erleri olacak kişiler, başkan ve belediye meclis üyesi oldu. Bir de danışmanlar çıktı ortaya. Çok merak ediyorum, danışmanlara ne danışılıyor diye? Yalova Belediyesi’nde de danışman diye bir kadro yok, bunların alacakları paralar hakkında bir çok dedikodu var, bu paralar nereden, nasıl ödenecek? CHP’li iş bilen, işinde uzman kimseyi göreve getirmediler. Aldıkları kişiler içinde iş yapabilecek kim var? ‘Yalova, Yalovalı’ diyerek yerel seçimlerde bağırıp çağırdılar. Hani Yalova’nın çocukları, hani partili çocuklar? CHP içinde çok önemli değerler varken, mesleklerinde başarılı insanlar varken, simitçi, kahveci, gazozcuyu meclis listesine aldılar. CHP İl Başkanı Özcan Özel, neden mesleklerinde uzman kişiler meclis listesinde yok? sorusuna, elimizdekiler bu kadar diyerek, Türkiye’nin en köklü, Atatürk’ün partisindeki değerli insanları aşağılamıştır. CHP’yi şimdiden bitirdiler. Partili herkesi kendilerine küstürdüler. Yakup Koçal’ın beğendiğim ve takdir ettiğim yönü; meclis listesini hazırlayıp bunlarla çalışacağım, uygunsa varım diyebiliyor. Çalışma arkadaşlarını satmıyor. Koçal ve ekibinin alt yapısı çok sağlam, bazı projeleri Yalova’ya da uygulamaya çalıştı, ama bu Yalova’ya uymadı, Yalovalı kabul etmedi. Kadrosu her zaman kaliteliydi. Yanında gezdirdiklerini iyi seçseydi, böyle bir durum ortaya çıkmazdı. “GEÇMİŞLERİNDEN KORKANLAR, GELECEĞE YÖN VEREMEZLER” Görevlere kimler geldi derseniz? İyice bir bakın belediyeye, dışarıdan getirilip görev alanlara. Bunlar Muharrem İnce’nin ve Vefa Salman’ın içki masası arkadaşları. Kadrolarında işi bilen kimse yok. Hepsi menfaat için bir arada. CHP’ye ve kendilerine daha önce küfür edenleri ve MHP’lileri belediyeye doldurdular. Parti içinden bir tek seçilmiş bulamadılar başkan yardımcılığı için. Seçim döneminde başka partilerden gelmiş çakma kişileri önemli görevlere getirdiler. Partisi için geceli gündüzlü çalışanlar, ellerinin tersiyle bir kenara atıldı. Belediye Başkanı, kendi yakın akrabalarının hepsini işe aldı, güzel yerlerde görev verdi. Partinin yönetim kurulunda olanlar, belediye ve şirketlerinde yer buldular. Bu etik mi? Bir arkadaşının eşine 3 ayrı yerde görev veren bir belediye başkanımız var. Bu bayanın ne gibi meziyeti olduğunu merak ettim. Daha önce ne görevlerde bulundu ki, en yetkili olarak görevler aldı. Geçmişlerinden korktukları için bazılarına görev verdiler. ‘Allah’tan başka kimseden korkmam, benim adım Vefa’ sözleri  seçim meydanlarında kaldı. GEÇMİŞLERİNDEN KORKANLAR, GELECEĞE YÖN VEREMEZLER. Acaba, bende mi geçmişten konuşsaydım? Geçmişten ders almayan, geleceği göremez. Bu arada, bazıları neden emlak şirketi kurdu? Neden yerel seçimler sonrası apar topar kuruldu? Harcama yapanlar, şimdi paylarını mı almaya başlıyorlar? Kırıkkale’nin bir ilçesinden imardan sorumlu Başkan Yardımcısı getirdiler. Yalova’da bu görevi yapabilecek yok muydu? Acaba kurulan emlak şirketi ortaklarının bazıları ve belediye başkanı ile bir tanışıklık durumu var mı? Bu soruların cevabını yakın zamanda almaya başlarız. Belediye içinde şimdiden kazan kaynamaya başlamış durumda. Devlet kurumları keyfi yönetilemez. Yakın zamanda birbirlerine düşerler ve BUNLAR, ELLERİ KELEPÇELİ OLARAK BELEDİYEDEN AYRILIRLAR. Bunu bir hukukçu olarak, bunları tanıyan biri olarak söylüyorum. Ne iş yaptıysalar batırdı, evine ekmek götüremeyen biri, ekibi de iyi olmazsa belediyeyi nasıl yönetir? Bu kısa süreli yönetim sonrası şimdi yerel seçimler yenilense,sonuş bambaşka olur. Pişmanlıklar çok ” diye konuştu. “TAVIRLAR DEĞİŞTİ, ETİK OLMAYAN DAVRANIŞLAR YAPILIYOR” Av. Ünal Özgen, tavırları değişenlerin, etik olmayan davranışlar sergilediğini, bunun da kensini çok üzdüğüne değinerek, açıklamalarını şöyle sürdürdü; “Belediye seçimleri öncesi yaptığım görüşmeler, çalışmalar sonrası Belediye Meclisi’nde ilk sıralarda yer alacaktım. Bunu, Vefa Salman bana söyledi. Milletvekili de, meclisi ve çalışma arkadaşlarını başkan adayı seçer demişti. Ama ne olduysa, liste hazırlandığında Milletvekili Muharrem İnce çileden çıktı. Benim yerimin değiştirilmesini istemiş. Diyarbakırlıyım diye beni ilk sıralara yazmadılar. Bu konuda dik durmayan, kukla görüntüsü veren Vefa Salman’a, insani haklarımı helal etmediğimi bir kez daha yineliyorum.  Bunlar, en ufak eleştiri karşısında hemen sinirleniyor, eleştiri kabul etmiyorlar. İnce, ‘CHP’de kürt istemiyoruz’ diye söylemlerde bulunmaya başlamış. Böyle söylemlerde bulunan bir partinin iktidara gelmesi mümkün mü? Sosyalistliği kabul etmeyen, sadece ulusalcı görünen, sosyal demokratım demesine karşın, eleştirdiği ve diktatör dediği Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm tavırlarını Milletvekili İnce’de görebilirsiniz. O zaman neden Başbakanı eleştiriyor? Belediye Başkanı da, aynı tavırları şimdi belediyede sergilemek amacında.   Geçmişte birbirlerine karşı siyaset yapan, kavga edenler, menfaatler çakışınca hemen bir araya geliyor ve kanki oluyorlar. Ben, Yalova’ya devlet memuru olarak geldim. BAĞKUR Müdürlüğü yaptım. Zamanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, benim buradan gitmemi çok isterdi. O’nun yüzünden Yalova’dan ayrılmadım. O’na o zevki tattırmadım. Çocuklarım yaşındakilerle staj yapıp avukat olarak bu ilde kaldım. Bakıyorum da, CHP’ye düşman olan Yaşar Okuyan, şimdi Vefa Salman ve Muharrem İnce’nin kankası gibi. Kolkola geziyorlar, samimiyetleri çok ilerlemiş. Neden acaba? Danışman seçilenler için de birkaç söz söyleyeyim. Başkanın hukuk ve imar danışmanı olur. Gerisi fasa fiso. Trafiği çözsün diye danışman olarak alınan MHP Belediye Başkan Adayı, Yalova’da görev yaptı. Görev süresince trafiği çözemedi, belediyeye gelince mi çözecek? Bakıyorum, eski yönetiminin aldığı kararları hayata geçirmeye çalışıyor. O zaman, neden alınan kararları iptal ettiniz, trafik konusunda eski yönetimi suçladınız? Baro Başkanının, belediye ile iş yapmasını da etik bulmuyorum. En kısa zamanda ya belediye işlerini ya da baroyu seçmek zorunda.  Belediye yönetimini alırken yapılan bando mızıka eşliğindeki şova, eğer belediye meclisine seçilseydim kesinlikle izin vermezdim. Hatta, belediye içinde etik olmayan bir çok konu ve davranışı da engellerdim.” “CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ UMURLARINDA DEĞİL” Son olarak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için hiçbir çalışma yapılmadığına değinen Ünal Özgen, “Milletvekili ve Belediye Başkanı, Türkiye’nin önünde çok önemli bir seçim varken tatile gidiyorlar. Tatili her zaman yapabilirsiniz. Tatilde ne yaptığınız beni ilgilendirmez. Ancak, şimdi tatil zamanı değildi. Bunların Cumhurbaşkanlığı seçimi umurlarında değil. Sadece menfaat için bir aradalar. Cumhurbaşkanlığı’na kimin seçileceğini de düşündükleri yok. Milletvekili Muharrem İnce, TBMM ile TV’lerde çok çarpıcı konuşmalar yapıyor ve büyük ilgi çekiyor. Peki ne diyor? Sadece çeşitli gazetelerdeki yazarların sözleri üzerine süslemeler yapıyor. Kendinden bir şey katmıyor. Şimdiye kadar Yalova ile ilgili istediği, yaptığı, sonuca ulaştırdığı bir şey var mı? Bunlar sadece şov yaparlar, gerisi boş” dedi.

Ali Cengiz Oyunlarıyla Yönetimi Düşürme Derdim Yok

dundars
Yalova Milletvekili Muharrem İnce SÖZCÜ gazetesinde Uğur DÜNDAR’a konuştu.İki gün boyunca yayınlanacak olan röportajda Genel Başkanlık konusunda soruları yanıtladı.
CHP’ye değişim gerek, bu ben olurum başkası olur fark etmez ancak eskilerle yeni iş olmaz. CHP’de, ‘olağanüstü kurultay’ için imza süresi bugün doluyor. Peki muhalifler ‘değişim’ diyerek ne kastediyor? Yalova vekili İnce, soruya “Partiye büyük bir iddia, cesaret ve umut lazım! Bunları da yeni bir isim söylemeli” sözleriyle cevap veriyor ve ekliyor: Çünkü devrimci gelenek böyledir…
Sevgili okurlarım,
Ana muhalefet partisinin 1 Kasım seçiminde aldığı sonuç hem CHP içinde hem de kamu-oyunda tartışılmaya devam ediyor.
Parti içi muhalefet, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun olağanüstü kurultaya gitmesi gerektiğini savunuyor. Kılıçdaroğlu ise kurultayın daha önce belirlenen takvim doğrultusunda toplanacağını söylüyor. Gazeteniz SÖZCÜ, gerek parti yönetiminin, gerekse genel başkanlığa aday olduklarını açıklayan muhaliflerin görüşlerini tarafsız habercilik anlayışıyla sizlere yansıtıyor. Genel Başkan adaylarından CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce ile bu anlayış doğrultusunda konuştum. Aynı çerçevedeki bir röportajı Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu’na da önerdim.
İşte Muharrem İnce’nin iki gün boyunca okuyacağınız çarpıcı açıklamaları… Aktarmak bizden, yorum sizden!
RACONA, GELENEĞE UYULMADI
– Olağanüstü kurultayın toplanması için 600 delegenin başvurması gerekiyor. Acaba şu anda imza topladığınız delege sayısı kaç?
Seçimli kurultayı toplamak için gerekli 600 oyu henüz bulmadık ama yaklaştık. Kurultay delegesinin yarısının bir fazlası olan 600 oyu bulduğumuzda mevcut yönetim düşmüş olur aslında. O zaman zaten anahtarları teslim etmeleri gerekir. Tüzüğün ne kadar antidemokratik olduğunun göstergesidir bu. Normalde siyasetin doğası şöyledir: Muhalif olan bir grup olağanüstü kurultay için 150-200 imza topladı mı genel başkanlar “Haydi olağanüstü kurultaya” der. Racon, gelenek böyledir. Ama ne yazık ki bu sefer öyle olmuyor.
– Sayın İnce, 600 imzayı neden toplayamadınız? Önünüzde bunun için ne kadar süre var?
600 imza toplamak kolay değil. Sadece imza atıp göndermeleri yetmiyor. Notere gitmeleri, 150 TL üzerinde para ödemeleri gerekiyor. Büyük bir eziyet var. Bu eziyeti aşmaya çalışıyoruz. Hasta olan, yurtdışında olan, köyde oturan, notere gidemeyen, parası olmayan var… Ama 500’ü aştık. Toplayacağımıza inanıyorum. Salı akşamına kadar zamanımız var.
14670
ALİ CENGİZ OYUNLARIYLA YÖNETİMİ DÜŞÜRME DERDİM YOK
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Yazarımız Uğur Dündar’ın sorularını yanıtladı. İnce, diğer lider adaylarıyla ittifak iddiası için “Ali Cengiz oyunlarıyla yönetimi düşürme derdim yok” dedi…
BEN KÖTÜ YÖNETİMİ GÖRDÜM
– Genel başkanlık yarışında gerekirse diğer adaylar Sayın Umut Oran ve Sayın Mustafa Balbay ile bir ittifak gündeme gelebilir mi? Sizin veya onların başkasının lehine adaylıktan çekilmesi söz konusu olabilir mi?
Benim, Sayın Kılıçdaroğlu ve ekibi ne pahasına olursa olsun gitsin diye bir derdim yok. Böyle bir iddiam yok. Ben partinin kötü yönetildiğini, umut olmadığını, Türkiye’ye ışık tutmadığını, yol göstermediğini, insanların artık partiden umudunu kestiğini gördüm. Ve bu durumun benimle birlikte, yönetim anlayışının değişmesi ile birlikte bir umut olacağını düşünüyorum. Bunun için yollara düştüm. Yoksa Ali Cengiz oyunlarıyla, çeşitli ittifaklarla yönetimi düşürmek gibi bir derdim yok.
DEĞİŞMEYEN BİR TEK KİŞİ VAR
– Seçim sonuçlarını değerlendirirken, toplumun CHP’de bir değişim istediğini öne sürüyorsunuz. Aynı söylemi Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da dile getiriyor ve “Değişim devam edecek” diyor. Burada bir çelişki yok mu?
Hayır. Sayın Kılıçdaroğlu şu ana kadar 77 genel başkan yardımcısı değiştirdi. 4 ya da 5 genel sekreter değiştirdi. 5 örgütten sorumlu genel başkan yardımcısı değiştirdi. Kaç parti sözcüsü değiştirdiğini ben bile unuttum. O kadar çok şey değiştirdi ki… Her seçim yenilgisinden sonra genel başkan yardımcıları değişti. 77 genel başkan yardımcısı ne demek? Değişmeyen sadece genel başkan oldu.
– Değişimden kastınız nedir?
Bir büyük iddia, bir büyük uzlaşma, bir yeni isim, bir yeni umut, bir cesaret, bir yeni söylem… Ecevit’in “Toprak işleyenin, su kullananın” demesi gibi… “Ne ezilen, ne ezen! Hakça bir düzen” demesi gibi… Bunlar yapılabilir. Bunu yeni isim söyleyecek. Bu ben olurum, başkası olur, bilemem. Ama eskiler ile yeni iş olmaz. Devrimci gelenek böyledir. Dünyanın her yerinde böyle olmuştur. Bakın, İngiltere’de bir parti tek başına iktidar olunca üç muhalefet lideri de 52 dakika içinde istifa etti. İngiltere’deki o parti başkanları partilerinin başında kalmak isteselerdi bal gibi kalırlardı. Aynı bizdeki gibi. Ama onlarda istifa müessesesi var. Bizde ise yüzde bire düşse bile kalmak diye bir dert var.
UZLAŞMA ORTAYA KOYMALI
– Siz CHP’nin yüzde 25’lik orta oy bandına takılıp kaldığını ve bu politikalarda ısrar edilir ise bunun da kaybedilebileceğini, daha geriye gidilebileceğini söylüyorsunuz. Peki sizin bu yüzde 25’in üstüne çıkma konusunda sergileyeceğiniz performansın içeriği nedir?
Yeni söylem… Ezber bozmak… Acaba dedirtmek lazım. Bir iddia ortaya koymak lazım. Bir büyük uzlaşmayı ortaya koymak lazım.
– Mesela?
Şuradan başlayabiliriz: Devlet tarafından mağdur edilmiş, devletin gücü karşısında ezilmiş, haksızlığa uğramış kim varsa; kamulaştırma olabilir, işkence olabilir, tayin olabilir, sosyalist ya da Kürt olduğu için olabilir, Alevi olduğu için olabilir, bütün bunlardan devletin özür dilemesi, devletin bir araya getirmesi… Böyle bir büyük barışma ile başlayabiliriz. CHP’yi merkezde, yüzde 40’lara gözünü dikmiş parti haline getirebiliriz. Bu ülkenin kuruluşunda CHP var. Etibank’ı, Sümerbank’ı kim kurdu, demiryollarını kim ördü? Bunları savunamayan, özümsemeyen, “Onlar da iş miydi” diye küçümseyenler bundan beslenemezler. Yeni bir iddia ortaya koyması lazım CHP’nin. Bunun için de korkusuz olması, hiç çekinmemesi lazım.
Meydanlara halka güven verebilen biri çıkmalı!
– CHP’nin 1 Kasım’dan sonra sergilediği ve yöneticilerce “Olgun, ağırbaşlı” olarak tanımlanan politikaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de bu kadar hırsızlık var, yolsuzluk var, hesap sorma işlemi artık bıraktırılmış, Cumhurbaşkanı ne derse mahkemeler onu yerine getiriyor, hâlâ olgun, ağırbaşlı olacağız deniyor. Ben bunu doğru bulmuyorum, tasvip etmiyorum, kendime de yakıştıramıyorum. Ne zaman olgun ve ağırbaşlı olurum? Türkiye’de demokratik kurallar, hukuk, yargı işler, o zaman tabii ki ağırbaşlı siyaset yaparız. 17 – 25 Aralık’ın hesabını sormayacak mıyız? Haydi ağır başlı olup defteri kapatacak mıyız?
– CHP’yi yönetenler 17 – 25 Aralık’ın hesabının sorulacağını ve bundan vazgeçilmeyeceğini söylediler.
7 Haziran’a kadar “Gelin, oy verin, gitsinler” dedik.
8 Haziran sabahı “Gelin koalisyon kuralım” dedik.
– Sizce hata mıydı?
Hataydı. Millet bunu görüyor. 8 Haziran sabahı MHP her şeye hayır diyen, HDP, PKK ile arasına mesafe koyamayan, CHP ise ellerini ovuşturup “Aman, bize bakanlık geliyor” diye koalisyonu dört gözle bekleyen parti görünümündeydi. Bu doğru bir şey değil. Ben biliyorum, partide bakanlık dağıtımları yapılıyordu. Sesimizi çıkarmadık ama 35 gün… 35 gün sonunda Ömer Çelik çıktı dalga geçti bizimkilerle. “İstikşafi yaptık” dedi. Bizim arkadaşlarımızın ne kadar aydın, ne kadar entelektüel olduklarını ölçmüş. Birisi de çıkıp, “Sen kimsin? Senin o kapasiten var mı ki beni ölçüyorsun” demedi. 35 gün nasıl beklenir? Davutoğlu hükümeti kuramadı. Görevi ana muhalefet partisi genel başkanına vermesi lazımdı. Teamüller böyle. Vereceksin bunu.
– CHP’nin bunu kabul ettirebilme gücü var mıydı?
Konuşacak. Muhalefet edecek. Sokaklara, meydanlara çıkacak. Uğur Bey, parlamento 4 senedir AKP’nin elinde. Sayısal çoğunluk bire üç. Cumhurbaşkanlığı veto makamı. Anayasa Mahkemesi, medya kuşatılmış. Yenemezsiniz. Bir tek yerde yenebilirsiniz. Meydanlarda. O meydanlara da sözünü dinleten, güven veren, kitleleri peşinden sürükleyen bir isim lazım.
– O siz misiniz?
Evet benim. Ben bu AKP’yi yenerim. Yenemezsem çeker giderim.
CHP, çekingen, korkak ortaya karışık bir parti
– CHP çekingen bir parti izlenimi mi veriyor?
Evet çekingen, korkak, ortaya karışık bir parti.
Biraz solcu, biraz sağcı, biraz buna hoş görüneyim, biraz şuna hoş görüneyim… Cesur bir adım yok. Cesur adımlar atılmalı, korkmamalı.
uKöklü bir parti olan CHP’yi cesur adım atmaktan engelleyen nedir?
Bunu en başta genel başkan yapacak. İnsanlara güven verecek.
Dedi mi yapar olacak. Asgari ücreti bin 500 lira yapacağım deyince asgari ücretli size oy vermez.
İŞÇİ BİZE İNANMADI
– Bu büyük iddiaya neden oy vermezler?
Önce işverene gittiniz. “Asgari ücreti bin 500 lira yapacağım, size bir yük gelmeyecek” dediğinizde sanayici size inanmaz. Çünkü ona yük geleceği kesindir. “Sen beni elma şekeri ile kandıramazsın” diye düşünen sanayiciyi kaybettiniz. Asgari ücretle çalışana gelince, o da şöyle düşündü: Asgari ücretimi bin 500 liraya çıkaracaksın ama benzine, mazota, tüpgaza zam yapacaksın, benim bin 500 yine bin liraya düşecek. Oysa şunu söyleseydi; “Ben üretimi artıracağım. Daha verimli çalıştıracağım. Yatırımları teşvik edeceğim…” Hem sanayiciyi kazanırdın, hem işçiyi kazanırdın. Ayrıca bizim özel bir kinimiz yok ki kimseye karşı. Yani, biz CHP’yiz, sosyal demokratız, sadece işçinin hakkını savunuruz diye bir şey yok. Gezi olaylarında otelini göstericilere açtı diye bu hükümet holding patronuna vergi cezası kesiyorsa, ihalesini iptal ediyorsa o holding patronuna sahip çıkmayacak mıyız?

GÜRTEKİN, DÜNYA AZERBAYCANLILAR KONGRESİ’NDE KONUŞTU

GuRTEKiN DuNYA AZERBAYCANLiLAR KONGRESiNDE KONUsTU 367316832

Dünya Azerbaycanlılar Kongresi’nin 13. Kurultayı İstanbul’da başladı. 2 gün süren kurultayın açılışında, geçtiğimiz hafta Avrupa Parlementosu’nun kabul ettiği ‘Ermeni Soykırımı’ tasarısı ile Papa Françesko’nun ‘soykırım’ sözcüğünü kullanmasına sert tepki gösterildi.

GuRTEKiN DuNYA AZERBAYCANLiLAR KONGRESiNDE KONUsTU 367316832Dünya Azerbaycanlıları Kongresi’nin Eş Başkanı ve Azerbaycan Meclisi Milletvekili Sabir Rüstemhanlı,”Biz Azerbaycan Türkleri olarak bugün İstanbul’a gelerek sesimizi Türkiye’nin sesine katarak, ‘Ermeni soykırımı denilen bir olay olmamıştır, yoktur, yalandır, uydurmadır’ demek istedik” dedi.

Merter’deki The Green Park Otel’de düzenlenen kurultaya başta Azerbaycan veTürkiye’den olmak üzere dünyanın bir çok yerinde yaşayan Azerbaycan Türkleri katıldı. Kurultayın yapıldığı salona asılan ‘Hocalı’ya adalet’, ‘Tüm savaşlar ve soykırımlar, Vatikan projesi’ yazılı pankartlar dikkat çekti.

Dünya Azerbaycanlıları Kongresi’nin Eş Başkanı ve Azerbaycan Meclisi Milletvekili Sabir Rüstemhanlı, Ermeni soykırımı iddialarının 100 yıllık yalan olduğunu söyledi. Rüstemhanlı, kurultayı özellikle bu yıl İstanbul’da yaptıklarını belirterek, soykırım iddialarına karşı Türkiye’nin sesine ses katmak istediklerini dile getirdi. Azerbaycan’ın milli menfaatleri açasından ‘Dünya Azerbaycanlıları Kongresi’ne büyük önem verdiklerine vurgu yapan Rüstemhanlı şöyle konuştu:

“Biz, daha önceki kurultaylarımızı Los Angeles, Strasburg, Köln gibi dünyanın farklı yerlerinde yaptık. Ancak bu kurultay için İstanbul’u özellikle seçtik. Neden İstanbul? Hiç şüphe yoktur ki İstanbul Türk dünyasının gözbebeğidir. Ama aynı zamanda İstanbul, Türkiye Türk düşmanlarının bir hedefidir. İstanbul, sözde Ermeni soykırımı adlı bir yalan ile 100 yıldır dünyanın kafasını karıştıran bir Avrupa ve Batı düşüncesinin hedefindedir. Avrupa Parlamentosu’nun kararı ve Papa’nın açıklaması 100 yıllık bir politikanın perde arkasını çok iyi gösteriyor. Geçmişte büyük Atatürk’e yaptıramadıklarını bugün kağıt üzerinde baskı ile Türkiye’ye kabul ettirmek istiyorlar. Bunun amacı Türkiye’yi param parça etmek, Türk birliğini zayıflatmak, islam dünyasındaki savaşlara Türkiye’yi dahil etmektir. Biz Azerbaycan Türkleri olarak bugün İstanbul’a gelerek sesimizi Türkiye’nin sesine katarak, ‘Ermeni soykırımı’ denilen bir olay olmamıştır, yoktur, yalandır, uydurmadır’ demek istedik.”

Kongre’ye davet edilen Yalova Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği Başkanı Şemsettin Gürtekin Konuşmasında; Böylesine anlamlı bir kongreye bizleri davet ettiğiniz için teşekkür ederim diyerek başladığı sözlerine, Asılsız Soykırım iddialarının 100. Yılında 13. Kurultayınızı Türkiye’de yapmanız oldukça manidardır. Kongrede bizlere verdiğiniz bu destek çok önemlidir ve tarihe not düşecektir. Azerbaycan ve Türkiye’nin birlikte hareket etmesi önemlidir, çünkü her iki devlet tarihinin büyük bölümünde ermeni mezalimlerini yaşamıştır.

Bizler dernek olarak devletimize sunduğumuz raporda artistinden, din görevlisine ve parlamentolara kadar bu ve benzeri hareketlerin olacağını bildirmiştik. Maalesef raporumuza cevap dahi verilmedi. Türkiye bu konuda ‘’kendini ifade etme’’ hiç mesafe alamamıştır. Bu nedenle bir an önce ortak eylem planının hazırlanması ve uygulamaya sokulması gerekmektedir.” dedi

Şemsettin Gürtekin konuşmasının sonunda bir dahaki kurultayın Yalova’da yapılmasını isteyerek Kurultay Başkanı Sabir Rüstemhan’lıya fincan takımı hediye etti.

SALMAN SATIYOR, KİMLER ALIYOR

SALMAN SATiYORKiMLER ALiYOR 676510016

SALMAN SATiYORKiMLER ALiYOR 676510016Yalova Belediye Meclisi Ak parti Grup Başkanvekili Kasım Avar,Belediye Başkanı Vefa Salman’ın meclis üyelerinden habersiz şekilde 7 arsanın satışını ihaleye çıkardığını ve Yalova halkına verdiği sözleri tutmadığını belirterek bir açıklama yaptı…

Yalova Belediye Başkanlığı’nca arsa satışları hız kesmeden devam ediyor. Son olarak Gaziosmanpaşa Mahallesi ve Samanlı köyümüzdeki toplam 7 arsanın satışı ihaleye çıkarıldı. 2009 ve 2012 yıllarında dönemin Yalova belediye yönetimi tarafından satış kararı alınan ancak satılmayan bazı arsalar adeta mercekle aranıp didik didik edilmek suretiyle tespit ediliyor ve ihaleye çıkılıyor.

Mevcut belediye Başkanı Sayın Vefa Salman daha önce ‘Bir metrekare yer satmayız, sattırmayız’ demiş ve ‘Hiçbir şey satmadan belediyecilik nasıl yapılır göstereceğiz’ şeklinde konuşmuştu. Oysa bugün, geçen dönem satış kararı alınan arsaları bulup çıkarıyor ve bu arsalar üzerinde satış tasarrufunda bulunuyor. Üstelik bunu seçilmiş meclis üyeleriyle paylaşmadan, herhangi bir gerekçe öne sürmeden yapıyor.

Hatırlayın, hani o meşhur Bodrum tatili dönüşü ilk meclis toplantısında 8 adet arsayı gündeme getirip satış kararı almıştı. O zaman da kendisine hatırlatmıştık; ‘Bir metrekare arsa bile satmayız sattırmayız’ sözünü. O zaman bize; ‘Tamam, haklısınız. Sözümün arkasındayım, bundan sonra satmayacağız’ demişti. Ancak yine satmaya devam ediyor.

Sayın Başkan sürekli borç edebiyatı yapıyor, ancak 1,5 trilyonun üzerindeki parayı belediye binalarının bakım-onarım-tadilat işleri için harcayabiliyor.

Biz, Sayın Başkan’ı anlamakta zorlanıyoruz ve bir akıl tutulması yaşandığına inanıyoruz.

TANGÜREK, “SÜREÇ YÖNETİLEMEDİ”

TANGuREK SuREc YoNETiLEMEDi 703792768

TANGuREK SuREc YoNETiLEMEDi 703792768Geçtiğimiz günlerde CHP’den milletvekilliğine aday adaylığını açıklayan ,CHP Merkez İlçe eski Başkanı Burçin Tangürek, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü sebebiyle gazetemize ziyarette bulundu.

Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Çağatay Köse’yle bir söyleşi gerçekleştiren Tangürek , basının sorunları hakkında bilgi aldı.

“Fikir İşçisi kardeşlerimizin hak ve güvencelerinin arzu edilen seviyeye taşınması en büyük temennimizdir ” diyen Burçin Tangürek sözlerini şu şekilde sürdürdü:

Gerçek anlamda demokrasi ve özgürlüklerin yaşanamadığı şu dönemde Basın Emekçileri gününü buruk da olsa kutluyorum.Onlarca fikir işçisi kardeşimiz sadece işlerini yaptıkları için bu günü tutuklu olarak geçiriyor. Haklı mücadelelerinin daima arkasında olacağız.

Burçin Tangürek geçtiğimiz günlerde parti örgütüne yeni yıl mesajı atarak milletvekilliği aday adaylığını duyurmuştu.

“Süreç Yönetilemedi”

Barajda yaşanan sıkıntı, bugünkü belediyenin suçu değil. Bu konuda uzman değilim ama yazın toprağın kuruyup çatladığı, kışın yağışlardan sonra kapakları açılıp suyu boşaltılan bir baraj düşünün. Demekki bu baraj miadını doldurmuş.
Kurtköy Deresi madem 20 günde bağlanabilecekti, niçin 20 yıldır bu çalışma yapılmadı? Burada suç geçmiş yönetimlerin. Ama Vefa Salman da bu süreci iyi yönetemedi.

CHP İl Yönetimini eleştiren Tangürek ” CHP İl yönetimi AK Parti’ye karşı koyamıyor.. Ak Parti İl Başkanı, önünde bir kongre süreci varken çıkmış “Haziran’da 2-0 yapacağız”. diyor. Sen ilk önce başkan seçil. Ama çıkıp da CHP il Yönetimi bu açıklamalara karşılık veremiyor. Yalova’da iktidar olmamıza rağmen bu yönetim anlayışı yüzünden örgüt bunun keyfini yaşayamıyor ” dedi

”Ön Seçim Konusunda İnancım Tam”

Belediye Başkanı adayının belirlendiği dönemde , ön seçim yapılması gerektiğini savunmuş ve partililerle Ankara’ya doğru yürümüştü. Tangürek, partiyi başarıya ulaştıracak yöntemin bu olduğunu belirterek “Daha önce bunun çok mücadelesini verdik. Vermeye de devam edeceğiz. Örgütün gücüne her zaman inanan ve önem veren birisi olarak benim tercihim milletvekili adayının belirlenmesinde ön seçim yapılmasıdır. Partimize başarıyı getirecek yöntemin bu olduğunu düşünüyorum..” dedi.

SEVENCAN: TOPRAKTAN ÇIKMA BİRİYİM

SEVENCAN TOPRAKTAN ciKMA BiRiYiM 277477440

SEVENCAN TOPRAKTAN ciKMA BiRiYiM 277477440AK Parti Milletvekili aday adayı Muhsin Sevencan Atakent Gazetesi’ne nezaket ziyaretinde bulundu. 

Gazetemize nezaket ziyaretinde bulunan AK Parti Milletvekili aday adayı Muhsin Sevencan kendisi ve aday adaylık süreci hakkında samimi açıklamalarda bulundu.

Sohbet havasında geçen konuşmada Yalova’nın sorununun kentsel dönüşüm olduğunu söyledi. İşte Sevencan’ın gazetemize yaptığı açıklamalardan satırbaşları:

”GERİDE NE BIRAKTIĞIMI GÖREMEMİŞİM”

Her akşam iki, üç köy geziyorum. Bu zamana kadar geride ne bıraktığımı hiç fark edememişim. İnsanların destek ve duasını duydukça çok mutlu oluyorum. Siyasi atılım yapmasam bu değerlerden habersiz olacaktım. Genel merkezin kararı ne olur bilemiyorum fakat ben bunları kazandığım için çok mutluyum.

Halktan olumlu tepkiler alıyorum, ben eğer siyasete girmesem arkamda böyle bir mirasın olduğunu bilmeyecektim.

”TOPRAKTAN ÇIKMA BİRİSİYİM”

Ben eleştiriye her zaman açığım, sadece hakarete kızarım..Bu yola çıktıysan bunları duyacaksın en makul şekilde cevaplandıracaksınız. Benim tabiatımda insanları kırıp dökmek yok. Sınıfta da gönül insanı gibi sohbet ettiğim dostlarım da gönül insanı olarak konuşurum. Bir ortamı bölmem ama toparlamak isterim. Ben bunu seviyorum. Aday olmasam bile çok güzel bir netice gördüm. Ben hep öğretmenlik yaptım. Hep bu kentte koşturdum bu kente biraz da sıyası hizmet vermek istedım.20 senedir Yalova’da çok sayıda öğrencim oldu. Mezun ettiğim birçok öğrencim arıyor, “senin için ne yapabiliriz hocam” diyor.

Ben topraktan çıkma biriyim. Bahçesini ekip biçen, ahırında hayvan olan mesaide öğretmenlik yapan bir insanım. Geldiğim yeri biliyorum

Bu kente kim iyi hizmet yapacaksa o bu işe girsin.Kendimi ön plana çekip ben onlardan daha iyiyim anlamında bir söz sarf etmem. Herkes fedakarlık yapıyor ,işini bırakıp koşturuyor.

”KENTSEL DÖNÜŞÜME İHTİYAÇ VAR”

Eğer takdir görür de bu görevi bana verirlerse Yalova’ya elimden geleni yapmaya çalışırım.Aday olursam böyle durmayacağım Yalova için söylenecek çok söz var aday adayıyken bunları bağıramıyorum fakat aday olursam söylenecek çok söz var..

Kentsel dönüşüm çok önemli. Allah bana nasip ederse, bana böyle bir görev verilirse en büyük hayalim Yalova’yı tam anlamıyla planlı şekilde kentsel dönüşüme sokmak.

Bu kent geleceği planlanmış bir kentti ama siyasi kavgalar bu planları unutturdu. Devletimiz de kentsel dönüşümü destekliyor. Yeni bir depremde ne olacağı belli değil. Özellikle Yalova’nın merkezinde 30-40 yaşın altında bina bulmak çok zor. Yalova’nın buna ihtiyacı var.

MUHSİN SEVENCAN KİMDİR?

30.04.1964 tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Şenköy köyünde doğdu. Bursa İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. 87–88 öğretim yılında Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi.

95–96 eğitim öğretim yılında Yalova’ya tayin oldu. Yalova Fatih Sultan Mehmet Lisesi’nde bir yıl öğretmenlik, beş yıl da müdür yardımcılığı görevini yürüttü. 2001–2002 eğitim öğretim yılında idarecilik görevinden ayrılarak Yalova Lisesi’ne Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi öğretmeni olarak atandı. Halen Yalova Lisesi’nde görevini sürdürmektedir.

Yalova’nın yerel gazetesi Yalova Haberci Gazetesi’nde 18 yıldır kesintisiz köşe yazarlığı yapmaktadır.

Şenköy Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni kurdu. Halen derneğin başkanlığını yürütmektedir. Şenköy’de her yıl düzenlenen “Geleneksel Şenköy Kızılcık Şenliği’nin” hayata geçmesine öncülük yaptı. 2014 yılında 11. Şenköy Kızılcık Şenliği etkinliğini yaparak geleneksel hale getirdi.

Yalova Folklor Eğitim Merkezi, YAFEM’ de yöneticilik görevi yaparak Türk Boyları Kültür Şöleni uygulamaları çerçevesinde Türk Dünyası Kültür Buluşması çalışmalarında halen aktif olarak görev yapmaktadır. Türk Dünyası Şairler Buluşması, Türk Dünyası Gazeteciler Buluşması gibi etkinliklere öncülük yaptı.

Beş yıl süreyle Yalova Futbol İl Gözlemciliği görevinde bulundu.

1997 yılından bu yana Yalova Acarspor Kulübünde yöneticilik görevleri üstlenmektedir.

Osmanlı Arşivleri’nde Yalova’nın Osmanlı Dönemi’ne ait belgeleri üzerinde araştırmalarını yürütmektedir. Yalova Haberci Gazetesi’nde ve değişik yayın organlarında 300’ün üzerinde makale yayınladı.

Osmanlı döneminde Yalova adlı konferanslar verdi.

2009 Ocak ayında Osmanlı Arşiv Belgeleri ışığında “Yalova ve Çevresinde Belgelerle Ermeni Terörü” adlı kitabını piyasaya sürdü. Bu eser Genelkurmay Başkanlığından ve Türk Tarih Kurumu’ndan yazılı teşekkür ve Cumhurbaşkanından sözlü teşekkür aldı.
Şu anda Türk Tarih Kurumu’nda Ermenilerin 100. yıl soykırım iddialarına karşı hazırlanmış eseri basım aşamasında olup, bir eseri de Osmanlı Dönemi Yalova Nüfus Defterleri olarak baskıya hazır şekilde beklemektedir.

Halen Yalova Anadolu Lisesi’nde öğretmenlik görevi yürütmekte olup, Yalova’nın tarihi, siyaseti, kültürü, sosyolojik yapısı, ekonomik hayatı gibi konularda inceleme ve araştırmalar yapıp makale olarak yayınlamaktadır.

Evli ve üç çocuk babasıdır.

 

TEK MUHALEFET BBP

TEK MUHALEFET BBP 958446656

TEK MUHALEFET BBP 958446656Yalova Belediyesi’nin ilginç tutum ve uygulamalarına karşılık AK Parti ve MHP’den bir türlü ses çıkmazken Yalova’nın muhalefet ihtiyacını adeta tek başına Büyük Birlik Partisi yerine getiriyor.

AK Parti ağaç katliamında adeta CHP’li Vefa Salman koruyuculuğunu üstlenerek, MHP de seçimlerdeki adayı Ahmet Kaplan’ın belediyeye danışman olmasıyla İLGİNÇ bir muhalefet tarzı ortaya koyarken gerçek anlamda muhalefet bir tek BBP’den geldi

Büyük Birlik Parti Yalova İl başkanı Talip Bayburtlu yaptığı açıklama ile Yalova belediye Başkanı Vefa Salman’ı adeta topa tuttu.

Bayburtlu ” Yalova’yı zor günler bekliyor gibi. Yerel seçimlerin üzerinden yaklaşık bir yıl gibi zaman geçmesine rağmen, görüldü ki Yalova Belediyesinin ne bir projesi ne, bir programı ne de halka hizmet etmek gibi düşüncesi var. ” dedi.

Bayburtlu şu ifadeleri kullandı:

Hani derler ya adam olacak çocuk emeklemesinden belli olur diye, fakat gelin görün ki halkta böyle bir umut da yok beklenti de.

Yalova halkı bundan önceki yönetimi sadece mutlu azınlığa hizmet ettiği ve Yalova’nın kazanımlarını iddialara göre birilerine peşkeş çekmesinden dolayı, hesabını sandıkta sorarak işbaşından uzaklaştırdı, “bir umuttur diye” yeni yönetimi işbaşına getirerek kendisine hak ettiği değeri vermesini, hak ettiği hizmetleri alması düşüncesi ile umutlandı.

Fakat görüldü ki sadece slogan değişmiş. ‘Mutlu Yalova’dan, ‘Umuttur Yalova’ sloganına dönülmesinden başka bir icraat olmamış,umutlar bir başka bahara kalmış gibi.

Bizler Büyük Birlik Partisi olarak insan odaklı siyaset yaptık, Hakka Ve Halka hizmeti şiar edindik yıkıcı siyaset yerine yapıcı siyaset güttük ve Hakka ve Halka hizmet eden siyasetçinin yanında yer aldık, makam, mevki, koltuk ve ikbal peşinde olmadık, mazlumun yanında, zalimin karşında olduk bedelde ödedik. İnsanı yaşat ki devlet de yaşasın düsturu ile siyaset yaptık, dik durduk, dik yürüdük dik yaşadık.

Yalova’nın ve Ülkemizin kazanımlarına sahip çıkmaya, yetimin, fakir fukaranın, garip gurabanın hakkını korumaya, kul hakkı yiyenlere karşı durmaya mücadele etmeye kararlıyız. Muhalefet etmek için muhalefet etmedik, etmeyeceğiz.

“FÜTURSUZCA HARCAMALAR YAPILIYOR!”

Yalova Belediyesi birimlerinden olan Kültür ve Sosyal işler Müdürlüğünün bulunduğu RDKM de bazı özel işlerin yürütüldüğü,kozmik oda diye bir odanın olduğu bazı işadamlarının burada toplantılar yaptığı, ihalelerin bir kısmının buradan verildiği iddiaları Yalova Kamuoyunda konuşuluyor.

Bunun yanında bir organizasyon şirketine sponsor bulmak için Kültür Müdürlüğü’nün bizzat aracılık ettiği de iddialar arasında. Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nin tadilat nedeni ile kapatıldığı, tadilata 1 milyon gibi ödenek ayrıldığı doğru mudur?
Fütursuzca harcamaların yapıldığı, özel günlerde milyara varan havai fişeklerin atıldığı Cumhuriyet Meydanı’na bir iddiaya göre 25 bin TL bir iddiaya göre 30 bin TL tutarında rölyefin dikildiği, halkın dişinden tırnağından artırarak ödediği su faturalarının bu gibi harcamalara ödendiği doğru ise bu gerçekten rahatsız verici iddialar.

Bunun yanında Kültür ve Sosyal işler Müdürlüğü bünyesinde gereksiz personel olduğu, ihtiyaca göre değil de ideolojik personel çalıştırıldığı, bir çalışanın ise hiç bir iş yapmadan çalıştığı belediyenin haricinde bir özel şirketten de maaş aldığı , bunun bilinmesine rağmen babasının belediye meclisindeki konumundan dolayı göz yumulduğu yine iddialar arasında.

“YAZIKTIR,GÜNAHTIR! “

Bunlar sadece Yalova Belediyesi bünyesinde bulunan bir birimde konuşulan iddialar… Diğer birimlerinde ne gibi iddialar var yakında onu da göreceğiz ve kamuoyu ile paylaşacağız.
Yalova’nın varoş denilen kenar mahallerinde yaşayan vatandaşlarımız yakacak odun bulamazken, kuru ekmeğe muhtaçken bunca lüzumsuz yapıldığı iddia edilen harcamalar doğru mudur? Doğru ise yazıktır günahtır!

Biz Büyük Birlik Partisi olarak halkın sesi olmaya, halka hizmeti Hakk’a hizmet bilecek, mazlumun yanında , zalimin karşısında olmaya dün olduğu gibi, bugünde olacağız!