BÖBREĞİN EN BÜYÜK İKİ DÜŞMANI, ŞEKER HASTALIĞI VE TANSİYON!

0
22TEM.DR.MÜJDAT

22TEM.DR.MÜJDAT

Özel Yalova Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Dr. Müjdat Batur Canöz, böbrek yetmezliğine neden olabilecekler ve korunma yolları hakkında bilgiler verdi.

Özel Yalova Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Dr. Müjdat Batur Canöz, ‘Mükemmel birer filtre olan böbrekler her gün 2000 litre kanı süzerek ortalama 1.5 litre toksik maddeleri idrarla vücuttan uzaklaştırmaktadır. 12 cm lik bir böbrekte süzme yapan damarların uzunluğu 25-30 km dir. Ancak bu muhteşem organlar zamanla yorulup işlevlerini kaybedebilir. Her 6-7 kişiden birinin böbrek hastası olduğu ülkemizde 5 yıl sonra 125 bin böbrek hastasının olacağı öngörülüyor. Oysa günlük yaşantımızda yapacağımız ufak değişiklikler ve düzenli kontroller yaşam boyu sağlıklı böbreklere sahip olmamızı sağlamaktadır. Hızla artan böbrek yetmezliği hastaları için en iyi tedavi nakildir ancak esas hedefimiz böbrek yetmezliğini önlemek olduğunu belirtmek gerekir.’ Dedi.

Dr. Müjdat Batur Canöz, çok çalışkan olan bu organların %15 kapasiteye kadar işlevlerini yerine getirdikleri için hastalığın çok geç fark edildiğini, böbreklerimizi korumak için bilmemiz ve almamız gereken bazı önlemler olduğunu belirtti ve açıklamalarına devam etti.

TUZ ASLINDA BİR ZEHİRDİR!

İnsan dışında hiçbir canlı yemeğine tuz eklemez. Bir erişkinin günde 5-6 g tuz tüketmesi gerekirken, bu konuda dünya şampiyonu ülkemizde bu rakamın 20-25 g arasında olduğunu saptanmış. Aşırı tuz tüketimi kan basıncını yükseltmektedir. Bu yükselme önce böbrekte başlamaktadır. Böbrekteki kılcal damarlarda yüksek tansiyona bağlı yapısal bozukluklar ve tıkanmalar gelişmektedir. Filtre görevi sağlıklı olarak yerine getirilemeyince idrarda protein kaçağı başlamakta yani yararlı maddeler de dışarı atılmaktadır. Sorulduğunda ise kimse yemeğine fazla tuz atmıyor oysa tuzu sadece tuzluklar vasıtasıyla almıyoruz. Salamura gıdalar, salça, turşu, peynir, zeytin gibi gıdalardaki gizli tuza dikkat etmeliyiz. Bu gıdaları kısıtlamak, yemekleri az tuzlu pişirmek, tadına bakmadan tuz ekleme alışkanlığından vazgeçmek gerekmektedir. Tuz tüketimini yavaş yavaş azaltmak 2- 3 haftada bir değişen tat duyusunu alan hücrelerin ve damağın bu yeni tada alışmasını sağlamaktadır.

SU HAYATTIR!

Erişkin birinin günde 1.5 litre,- 2 litre su içmesi gerekmektedir. Sıcaklığın çok yüksek olduğu, çok terlenen ya da ishal ve kusma gibi rahatsızlıkların yaşandığı günlerde bu miktar 3-4 litreye çıkartılmalıdır. Böbrek taşı olanlar ise günlük 2.5 litre idrar yapacak şekilde su içmelidir. Böbreğin ayrıştırdığı toksik maddeler vücuttaki su fazlası ile idrar haline getirilip atılmaktadır. Ancak yeterli su olmazsa bu işlev yerine getirilememekte ve yeterli su tüketmeyen herkesin böbreğinde mutlaka bir işlev bozukluğu gelişmektedir. Ancak sağlıklı olduğu için içilen suyun miktarını abartmak da su zehirlenmesine neden olmaktadır. Aşırı su tüketimi, vücuttaki sodyum, potasyum gibi elektrolit minerallerin seyrelmesine neden olarak beyinle ilgili fonksiyonları bozmakta ve böbreği zorlamaktadır.

BÖBREĞİN EN BÜYÜK İKİ DÜŞMANI, ŞEKER HASTALIĞI VE TANSİYON

Böbreklerin damar yumağından oluşması nedeniyle, vücutta damar sistemini etkileyen her hastalık böbrekleri de bozmaktadır. Tüm dünyada ve ülkemizde böbrek yetmezliğinin birinci nedeni şeker hastalığıdır. Doğru şekilde kontrol altına alınmadığında önce kılcal damarları, ardından ana damarların yapılarını bozmakta ve damarlardaki kireçlenme süreci hızlanmaktadır.

Hipertansiyon hastalarında ise yüksek basınçla akan kan damarlardaki yapıyı bozmakta, yırtılmalara ve tıkanmalara neden olmaktadır. Böbreklerdeki kılcal damarlar da ciddi bir hedef haline gelmektedir. Diyabet ve hipertansiyon doğru şekilde kontrol altında tutulduğunda ise böbrekler hiçbir şekilde etkilenmemektedir. Bu hastaların, yılda en az iki defa böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmeleri gerekmektedir.

BAZI SİNSİ BELİRTİLER DİKKATE ALINMALI VE TETKİK EDİMELİ!

-Kan basıncında ani değişikler (ani yükselme-düşme) . Özellikle gençlerde tansiyon yüksekliği
-Bulantı hissi, kusmalar
-İştahsızlık, halsizlik
-Yüzde ve vücutta şişlik, ödem ve idrar miktarında azalma
-Çok sık idrara gitme, geceleri artan idrar
-Köpüklü, koyu renkli ve kokulu idrar

Halsizlik veya sık idrar gibi durumlar o kadar ılımlı seyreder ki böbrek yetmezliği çok ilerlediği halde hastalar hastalanmakta olduklarını fark edemezler. Rutin anlamda her türlü nedenle bir hekime başvuran hastaya bir idrar tetkiki ve böbrek fonksiyonlarını yansıtan testler yapılmalıdır.


Warning: A non-numeric value encountered in /home/atawp/public_html/wp-content/themes/Newspaper/includes/wp_booster/td_block.php on line 997