1058 NO’LU SANDIK

0

Bütün tantanasıyla bir seçim daha bitti. Kimi memnun, kimi değil. Bana göre sonuç sürpriz olmadı. Ama üçüncü defa aynı parti seçilince heyecan kalmadı. Alternatifi olmadığı için % 50’yi aldı diyorum ben. Çok temiz iş oldu. Ama anlamadığım şey şudur ki: Konuştuğunuz insanlar ben vermedim, sen vermedin diyor. Ee kim o zaman, şaka değil % 50 ciddi bir rakam. İki kişiden biri. Ben değilsem kardeşim, annem değilse babam, teyzem değilse eniştem. Dün bir ara paylaşım sitelerinden birinde arkadaşlarla geyik yaparken acaba ben de mi diye şüpheye bile düştüm. Tarafsız yazmaya çalışıyorum, ama arada ipin ucunu kaçırabilirim şimdiden af ola.

Aslında bu yazının konusu kazanan kaybeden değil. Bunu hiç yazmak istemiyorum. Olan oldu, bundan sonrası önemli. Ben memleketin başka bir yarası olan duruma parmak basmak istiyorum.
Seçmek, seçilmek ve en önemlisi seçilebilmek önemli bir şey. Ülke çapında müthiş bir çalışma başlıyor aylar öncesinden. Seçime bir hafta kala seçmen kağıtları da geliyor evimize çok güzel. Seçim yerleri bölge okulları olarak planlanıyor, eh mantıklı. Ancak bir sorun var ki her seçimde içler acısı tabloları ortaya çıkartıyor. Sadece Yalova için yazacağım gerisini başkaları düşünsün. Yalova nüfusunun büyük çoğunluğu yaşlılardan oluşuyor. Ve bir o kadar da bedensel engelli vatandaşımız var. Okullar malum en az üç katlı. Girişleri, içleri basamaklarla dolu. Sanırım anlaşıldı konu.
Hikayemiz şöyle : 12 Haziran sabahı annem ve babam saat 7.30’da Yalova Lisesine oy vermek üzere gidiyorlar. Babam yirmi senedir kalp hastası, bunun yanında yedi adet de raporla tespit edilmiş rahatsızlığı var. Değil merdiven çıkmak bazen düz yolu yürümek bile işkence. Sabah erken gidiyorlar 1058 nolu sandık üçüncü katta. Annem yukarı çıkıp durumu bildiriyor. Henüz seçim başlamamış. Sandık görevlileri “mümkün değil, çıkacak, oyunu burada kullanacak” diyorlar. Annem durumu bir kez daha anlatıyor, bunun üzerine “YSK daha açılmadı, oraya soralım bize bir şey bildirilmedi” diyorlar. Her nedense YSK açılmıyor, sorulamıyor ama görevliler çıkacak diye ısrar ediyor. Babam sevmez böyle şeyleri, “Hadi,” diyor “bir gayret yavaş yavaş çıkayım”. O sırada çocukları da doktor olan aile dostlarımız geliyor oy kullanmaya. Annem babamı doktor çocuğa emanet ediyor, “bari sen yanında ol müdahale edersin adama bir şey olursa” diye. O sırada başka bir sandıkta görevli olan ve babamın daha önce tedavisini yapmış olan diğer bir doktorla karşılaşıyorlar. Ona da anlatılıyor durum, ama birinci kat yarım saatte çıkılmış zaten. Doktor bey de ilgili sandık görevlileriyle konuşuyor, rica minnet ikinci katın bitmesine üç basamak kala oy pusulası, zarf ve defter getiriliyor, o katın bir kabininde babam oyunu kullanıyor. Deniliyor ki, özrü olanlar ya da rahatsızlığı olanlar önceden bildirecek, onlara belge verilecek. Ben YSK’nın sitesinde böyle bir madde göremedim. Gerçekten böyle bir şey varsa buradan sesleniyorum, bilenler bilmeyenlere anlatsın. Çok önemli bir detay. Bu arada babam Yalova Lisesinin merdivenlerini tırmanma çalışması yaparken yanından birkaç kişinin kucakladığı tekerlekli sandalyeli bir vatandaşımız da oyunu kullanmak üzere katlardan birine götürülüyor. Soruyorum, insiyatif nedir? Hangi durumda kullanılır? Kim kullanır?
Ben başka bir okula 87 yaşındaki ev sahibem ile birlikte oyumu kullanmaya gittim. Çok şükür ki ev sahibem ilk katta, ben üçüncü katta bir sandıkta kullandım oyumu. Benim gittiğim okulun içine bile 7-8 basamakla giriliyor, kaldı ki bir de kat merdivenleri var.
Şimdi iki sorum olacak: Seçim çalışmaları için onca paralar harcanırken neden bütün vatandaşlar genç ve sağlıklı gibi düşünülüyor?
Oy kullanacağı yerin kapısına kadar bir şekilde gelmiş olan vatandaşa, sağlık sebebiyle merdiven çıkamadığı için bir zahmet görevliler kolaylık sağlamıyorsa “vatandaş geldi ama biz oyunu şu sebepten dolayı kullandırmadık” diye tutanak tutulması gerekmiyor mu?
Seçim akşamı önümde iki bilgisayar istatistiklere ve seçim sonuçlarına baktım. Yalova’da açılan sandık sayısı % 98’i bulduğunda katılım % 86’ydı. Keza başka illerde de öyle, en fazla katılım oranını sayısal olarak % 90’larda gördüm. Eğer vatandaş sağlık sorunu yüzünden kapıdan çevrildiyse oranlar böyle olur. Yoksa istisnalar tabiî ki olacaktır ama katılım oranı illerde % 95’in altında olmaz diye düşünüyorum.
Memlekette eğriyi doğruyu bulup ortaya koyalım. Hepimiz özürlü ve hasta adayıyız. Bu sahneleri bir daha yaşamayalım.
NOT: Yalova’lıları vefalı oluşlarından dolayı tebrik ederim (Bu cümle ironiktir, anlayana sivri sinek saz hikayesi).


Warning: A non-numeric value encountered in /home/atawp/public_html/wp-content/themes/Newspaper/includes/wp_booster/td_block.php on line 997